Kanuni portresini bağışlayana, hangi ihale verildi?

Kanuni portresini bağışlayana, hangi ihale verildi?


“Sülün Osman” dedik, inandıramadık.

 

Şimdi Sülün Osman’ı da aratacak cinsten uygulamalarının biri tartışılırken, diğerinin müjdesi geliyor.

 

“İsraf, israf, israf” diye seçildi..

 

Gitti, Fatih’in sahibi belli olmayan portresine 10 milyon TL bayıldı..

 

Yanlış anlaşılmasın, İBB’nin parasını bayıldı..

 

Sonra “Bir müzayede daha var” dedi.

 

O müzayedede Kanuni’nin portresini alacağı iddia edildi.

 

Kanuni yerine, el yazması Kur’an sayfalarına 3,5 milyon verip, şu döviz yokluğunda, bir israf daha yaptı..

 

Ama ilginçtir..

 

Ekrem İmamoğlu tarafından reklama boğulan medya organları yazamıyor tabii.

 

Kanuni’nin portresini İBB’nin alamadığı, ismi gizli bir Türk’ün 5 milyon TL’ye aldığı yazılınca..

 

Durumu çakmıştık..

 

Dört dörtlük Sülün Osman operasyonu..

 

İBB adına hareket eden birisi, müzayedeye girdi..

 

Finanse edilen kimliği gizli kişi, Kanuni portresini satın aldı..

 

Yakın tarihte İBB’ye bağışlayacak..

 

Ekrem İmamoğlu da, “Bağış şov”u yapacak..

 

Nitekim, dün itibari ile bu operasyon tamamlandı.

 

Ekrem İmamoğlu, müjdeyi verdi:

 

“Evine Dönüyor! Mart ayında İngiltere’deki müzayedede rekor fiyata satılan Kanuni Sultan Süleyman portresi eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlanmıştır. Böylesi kıymetli bir eserin İstanbul’a bağışlanması ve İBB’ye duyulan güven gurur verici. İstanbul’a hayırlı olsun.”

 

Şimdi soru şu:

 

“16. - 17. yüzyıla ait yeni keşfedilmiş Kanuni Sultan Süleyman tablosu” diye takdim edilen 5 milyonluk yurtdışına para transferinin merkezindeki satıcı kim?

 

Bir FETÖ’cü vakıf mı?

 

Fatih portresini satan da aynı kişi mi?

 

Daha önemlisi..

 

Kanunu portresini satın alan kişi kim?

 

İBB’de hangi ihaleleri alıyor?

 

Satın alıp bağışladığı portre karşılığında, hangi ihalelerin, kendisine verilme taahhüdü yapıldı?

 

Kusura bakmayın..

 

Karşımızdaki kişi, “Şeffaflık, ihalelerin canlı yayında İstabullullara izlettirileceği” sözü vermiş ise..

 

Ben bu soruları sorarım.

 

Kimse, aklımızla alay etmesin.

 

Bu devirde, hangi aptal, avuç içinden biraz büyük bir portreye 5 milyon TL verir?

 

Hangi geri zekalı, 5 milyon TL verip aldığı portreyi, hiçbir menfaati olmaksızın, getirip İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bağış yapar?

 

Ekrem İmamoğlu’nun “Biz kazandırdık” diye şov yaptığı bir konuda, hangi şapşal, “Benim ismim gizli tutulsun. Ben hayır yapmış oldum” der..

 

Hani, üç yetimi bulur, yedirir, içirirsiniz, giydirirsiniz, ayağına ayakkabı alırsınız..

 

“Kimliğimi gizli tutun” dersiniz..

 

Ama..

 

İBB’ye bağışlanan, hayır olmadığı apaçık ortada bir bağışı, yapan manyak, niye saklar?

 

Müzayedeye katılmak bile, kara para aklama amaçlı değilse, “hava atma” operasyonundan başka bir şey değil iken..

 

Sırf “Londra’daki müzayedeye katıldım. Orda eski eserlerden birkaç parça aldım” demek için, malum sosyetenin deli divane olduğu bir konjonktürde..

 

Bu gizemin arkasında ne yatıyor?

 

Ayrıcalıklı ihaleden başka ne yatabilir?

 

Sülün Osman tanımlaması yaptığım muhteremin vukuatı bunlarla bitmiyor..

 

Bir günde bakın ikinci skandal vukuatı medyaya nasıl intikal etti..

 

Mahalli seçimler öncesinde çıkarılan bir yaygara ile..

 

İstanbul, Adalar ilçesindeki faytonlarda kullanılan atların zalimce çalıştırıldığı iddia edilmişti..

 

Böyle bir fırsatı, hiç kaçırır mı, Sülün Osman?

 

Hemen açıklama yapmış, çözüm bulacağını taahhüt etmişti..

 

Seçimleri, Adalar’da da, İstanbul’da da, CHP kazandı..

 

Sonrasında çözümü beklemeye başladık.

 

Bir alavere.. Bir dalavere..

 

Her şeyin şeffaf olacağını iddia eden Ekrem İmamoğlu’nun bir geceyarısı mı, yoksa bir sabahın alacakaranlığında mı, atların bir kısmını sahiplendirdiğini, bir kısmını Anadolu’daki belediyelere kakaladığını, bir kısmını ise, sabahtan akşama kadar küfrettiği Tarım Bakanlığı’nın il müdürlüklerine “canlı bomba” olarak takdim ettiğini çok sonra öğrendik..

 

Nasıl öğrendik?

 

Dörtyol Belediyesi’ne yollanan atların büyük kısmının ortalıktan toz olması ile..

 

Biz Dörtyol ile sınırlı sanıyorduk, “sucuk mu oldu, yoksa vahşice öldürülüp, gömüldü mü” sorunu..

 

Oysa daha yüzlerce at varmış, benzer durumda..

 

Dün İBB açıklama yaptı..

 

Aynen aktarıyorum:

 

“İBB Meclisi’nin 12 Mart 2020 tarihli ve 403 numaralı kararı doğrultusunda atların sahiplendirilmesi işlemleri tamamlanarak, toplam 860 at sahiplendirilmiştir.”

 

Beyefendi Belediye Başkanı değil..

 

Ata sahiplendirme kurumu başkanı, sanki..

 

Hani utanmasa..

 

“Apartman dairesinde oturan insanlara atların sahiplendirildiğini, o atlara o kişilerin apartman dairesinde çok güzel baktıklarını” söyleyecek de..

 

Birazcık utanıyor olmalı..

 

Sadece..

 

Sayıları verip, “Sahiplendirdik” diyor..

 

1960’lardaki Sülün Osman, köprüyü satacak iken, “O kadar param yok” diyen müşteriye, “O zaman sana kiralayayım” demiş..

 

Yeni Sülün Osman da, yeni tanımlarla karşımıza çıkıyor: “At sahiplendiriyor..”

 

E hani, o sorunu çözme vaadinin içinde, akibeti belli olmayacak şekilde atları birilerine dağıtmak mı vardı?

 

Atları başından def etmek için, “sahiplendirme” numarası çek..

 

Sonra da, “Belediyecelik yapıyoruz” de..

 

İBB açıklamasının devamında şu ifadeler de var:

 

“Atların 665’i kamu kurum ve kuruluşlarına, 42’si sivil toplum örgütlerine, 148’si şahıslara, 5’i de muhtarlara sahiplendirilmiştir.”

 

İyi güzel de..

 

Kamu kurumları bu atları alıyor da..

 

İBB niye başından def ediyor?

 

Bir de itiraf etmiyor mu:

 

“Atların Adalar’daki bakımı sürecinde çeşitli sebeplerle toplam 224 at ölmüştür.”

 

El insaf.. El vicdan..

 

224 at ölmüş..

 

Türkiye’nin haberi yok..

 

Bir değil, iki değil, üç değil.. Tam 224 at ölüyor..

 

Adam öyle bir profesyonel şovmen ki..

 

Köşeye sıkışınca, bir çırpıda, onlarca rakamı verirken, önemsiz bir konu imiş gibi, “224 at da sizlere ömür” diyor..

 

Türkiye, Sülün Osman’ın yeni versiyonu ile, bakalım daha ne kadar yürüyecek..

 

Günde iki vukuatla adından söz ettiren Ekrem İmamoğlu, bakalım zirveye kaç vukuatla çıkacak..

 

Portreyi şaibeli şekilde al.. Kendine bağışlattır..

 

Atları piyasaya dağıt, “Koşun, koşun.. İyi atlar var burada” deyip, bedava at dağıt..

 

Sonra da, hayvanseverlikten bahset..

 

Ah Ah.. Sülün Osman..

 

İstanbullu daha neler görecek senin elinden?

Google+ WhatsApp