Kalemin serüveni

Kalemin serüveni


Okula başladığımda çantamda sadece pembe bir kalem ve bir defterim vardı. Sınıfta yirmi öğrenciydik ve başımızı eğmiş, kalem ve kâğıda aşina olmaya çalışıyorduk. Kalemi doğru tutmak ve kalemle tanışmak için gün boyu şekiller yapıyor ve akşam vakti eve yorgun vaziyette dönüyorduk. Kalem bundan sonraki hayatımızda ayrılmaz bir parçamız olacaktı ve duygularımızı, mesajlarımızı, taleplerimizi kalem aracılığıyla dile getirecektik.

 

Kalem gündelik hayatta rutin olarak kullandığımız bir araçtır, şartlar ne olursa olsun mutlaka cebimizde, çantamızda, çalışma alanımızda bir kalem bulundurur ve ihtiyaç hâsıl oluğunda kullanırız. Bir işçinin de bir ilim insanının da bir eğitimcinin de bir yazarın da kendi veçhesinden kurduğu bir bağı vardır kalemle. Ve kalemin görevi sahibinin sorumluluk bilincine göre artar ya da eksilir.

 

Kalem, sahibinin hizmetkârıdır onun gönlünden dökülenleri kâğıda aktararak görevini yerine getirir. O yüzden kalemin kimin elinde olduğu ve kime hizmet ettiği önemlidir. Eğer bir katilin eline düşmüşse, başını suçlu bir çocuk gibi eğer ve katilin kirli icraatlarını istemeden de olsa aktarır kâğıda. Kalem mahkûm olmuştur ve her harfte, her kelimede, her satırda öfke kusmaktadır.

 

Kalem habis kişilerin eline düşmüşse esaret altındadır ve çaresizliğe teslim olmuştur. Sahibinin kölesi haline gelmiştir kalem ve ne söyleniyorsa, neye karar veriliyorsa istemese de boyun eğmektedir. Kalem köleleşmiş ve suça ortak edilmiştir. Kalem bu karanlık ruhlu kimselerin elinden kurtulabilmek için çareler aramakta ve her seferinde umutsuzluğa kapılmaktadır. Kalem susturulmuş, köleleştirilmiş ve baskı ile boyun eğmeye zorlanmıştır.

 

Dava insanının mesajını kitlelere ulaştıran kalem ise özgürlüğün, umudun ve sevginin çağıldadığı bir dünyaya açılmaktadır. Burada kalem bir araç olmaktan çıkmış ve değere dönüşmüştür. Kalem kutsal bir görevi ifa etmektedir. Kalem sevgiye, adalete susayanların umudu olmuştur. Nitekim kalem iyilerin eline düşmüşse hakkı yazar, merhameti yazar, sevgiyi yazar ve erdemler şehrinin bir ferdi haline gelir.

 

Teknolojinin olmadığı çağlarda insanlar doğada buldukları araçları kaleme dönüştürerek aktarmışlardır duygularını. Zira kalem insanın duygu ve düşüncelerini, mesajını, umutlarını kâğıda aktarmasını sağlayan bir güçtür. Etkin bir araçtır kalem ve iyilerin eline düşmüşse iyiliği kötülerin eline düşmüşse kötülüğü yaymaktadır.

Google+ WhatsApp