İran’la yeni “Doğu Cephesi” ve Arap İttifakı’nın çöküşü. S. Arabistan Türkiye’ye muhtaç!

İran’la yeni “Doğu Cephesi” ve Arap İttifakı’nın çöküşü. S. Arabistan Türkiye’ye muhtaç!


Bir önceki yazıda, Papa’nın Irak ziyaretini, bunun sembollerini, Sistani ile görüşmesini tartışmış, özellikle Karabağ savaşından sonra İran’ın korkularını da provoke ederek, Türkiye’ye karşı bu sefer İran’la “Yeni Doğu Cephesi mi kuruluyor” diye sormuştum.

Buradaki sorgum; yeni ABD yönetiminin İran’la ilişkileri yumuşatma ve Yemen savaşında Suudi Arabistan’a desteği kesme kararı, hemen ardından S. Arabistan’a yönelik Husiler’in balistik füze ve İHA saldırılarının anormal ölçüde tırmanması, daha önce kurulan Türkiye karşıtı “Arap Cephesi”nde kafa karışıklığının başlaması, bunun sonucu olarak Mısır-Türkiye ilişkilerinde yumuşama sinyalleri, BAE ve S. Arabistan’ın Türkiye karşıtı tavırlarının zayıflaması sonrası arayışlarla bağlantılıydı.

“Terörle çevreleme”den sonra “devletlerle kuşatma” dönemi.

Çünkü ABD ve Avrupa’nın, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terör örgütleri üzerinden, Akdeniz’de İsrail, BAE, Mısır, S. Arabistan, Fransa ve Yunanistan üzerinden “Türkiye’yi çevreleme”ye dönük çok büyük bir proje uyguladığı artık çok açık, net bir bölgesel uzun vadeli hesap olduğunu biliyoruz.

Bunu yaşadık, yaşıyoruz. Son yıllarda en büyük mücadeleyi bu alanda veriyor, bu kuşatmayı yarmaya çalışıyoruz. Türkiye’yi “terörle çevreleme”den sonra “devletlerle çevreleme” aşamasına geldiğini görüyoruz. Suriye ve Irak’ın kuzeyinde yardık, Doğu Akdeniz ve Ege’de boğuşuyoruz. Şimdi bir de Doğu Kapısı’ndan çevreleme gibi yeni bir durumla karşı karşıyayız.

Batı; Araplara da İran’a da ‘Türkiye korkusu’ pazarlıyor.

Türkiye çok dinamikdiri, güçlü, hedefleri olan, kendi yolunu çizmiş, içeride ve dışarıda bunun sancıları ile yüzleşen 21. yüzyılın yükselen gücüdür. Dostları da düşmanları da şimdi bu gerçeğe göre pozisyon almaktadır.

Batı; S. Arabistan, BAE ve Körfez ülkelerine de, İran’a da, “Türkiye korkusu” pazarlayarak yeni güç denklemleri şekillendirmeye, yeni ittifaklar oluşturmaya, yeni bölgesel cepheler kurmaya çalışıyor.

Önce Irak’tan, sonra Suriye’den kuşatma... Hatay bile gidecekti.

Bunun için şu ana kadar ne yaptılar?

Önce Irak’ın kuzeyinde terör örgütlerini besleyip Türkiye ile savaşa soktular. Irak’a açılan bütün kapıları kapatmak istediler. Terör kuşağının ilk adımını attılar.

Sonra Suriye savaşı ile, Türkiye’nin en uzun sınırına bir terör kalkanı oluşturdular. Dünya tarihinde ilk kez bir devlet (ABD) bir terör örgütü ile (PKK-YPGresmen ortaklık kurdu.

Suriye’den çevreleme de tamamlanınca İran sınırındanAkdeniz’e kadar çevreleme haritası tamamlanacaktı. Tabii bu arada Hatay da bu kuşağın içinde kalacaktı. Türkiye bu kuşağa müdahale edip “uygulanamaz hale” getirmeseydi, Hatay krizi patlayacaktı.

Arapları neden Akdeniz kuşatmasına kattılar?

Ardından çevrelemeyi Doğu Akdeniz’e kaydırdılar. İsrail, Fransa, Yunanistan’la birlikte bazı Arap ülkelerini de D. Akdeniz cephesine kattılar. Doğalgaz kaynakları üzerinden bir jeopolitik harita uygulanıyordu ve bu haritanın Akdeniz ayağı başlatılıyordu.

“Batı Türkiye’yi Akdeniz’den kuşatıyor” algısının bölgesel reaksiyona yol açacağını bildikleri için bir “Arap Cephesi”kurdular. BAE, S. Arabistan, Körfez ülkeleri ve Mısır öncülüğünde oluşturulan bu cephe, “Akdeniz’den kuşatma” planının merkezine alındı.

Arap Cephesi’ni aynı zamanda hem Libya’da hem Kuzey ve Orta Afrika’da Türkiye’nin karşısına sürdüler. Türkiye Güney’den hem karadan hem denizden hareket edemez hale getiriliyor, bunun bir İslam, medeniyet çatışması algısı oluşturmaması için de koalisyona Müslüman ülkeler dahil ediliyordu.

“Çevreleme haritası” Ege’ye ve Doğu Avrupa’ya genişliyor.

Bu formatın aynısını içeride uyguladılar. Kimliksiz bir muhalefet bloku inşa ettiler. Bunu bir “iç cephe” olarak dizayn ettiler.

Çevreleme haritasını Doğu Akdeniz’den sonra Ege’ye, Adalar çevresine daha sonra da Doğu Avrupa’ya doğru genişletmeye başladılar. Bu sefer Ege’den ve BulgaristanRomanya’ya uzanan bir Batı cephesi oluşturmaya, Batı Kapısı’nı kapatmaya yönelik askeri hareketlilikler başlattılar.

Ege ve Yunanistan’daki askeri yığınağın da Türkiye’yi sınırlama, durdurma amaçlı olduğu gerçeğini artık bütün netliği ile görmek lazım.

Suudi Arabistan Yemen savaşını kaybeder. Yıkımın eşiğine gelir.

ABD ve İsrail; İran korkusu ile Arapları, Türkiye korkusu ile Arapları, Türkiye korkusu ile İran’ı yeni oluşumlara zorluyor. Bu korkular üzerinden bir üst hesap yürütüyor. O hesap da, bölgesel derin bir kamplaşma, çatışma ve coğrafyanın mahvoluşudur.

“Arap Cephesi”nin öncü ülkesi S. Arabistan Türkiye korkusuna yenildi. ABD ve İsrail’in kendini güvende tutacağını düşündü. Ama şimdi Yemen’de yalnız bırakıldı. Yemen savaşı bu ülkeyi imhanın eşiğine getirebilir, dağıtabilir, çökertebilir.

Son günlerde ardı ardına balistik füze saldırıları, İHA saldırıları Suudi petrol tesislerini ve şehirlerini hedef alıyor. Bunun zamanlaması önemli ve tehlike S. Arabistan için çok büyük. Bu savaşı kuvvetle muhtemel kaybedecek ve çok yara alacak.

Arap Cephesi çöktü. Türkiye ne yapabilir?

Arap Cephesi ve S. Arabistan için tehdit Türkiye değil. Tehdit görünürde İran, ama asıl ABD ve İsrail’in yeni coğrafya dizaynıdır. Riyad, Türkiye korkusu, zaafı yüzünden köşeye sıkıştı. Bugünkü tablo bile, ilk büyük fırtınanın S. Arabistan’ı hedef alacağının göstergesidir.

Bence Arap cephesi çöktü. Türkiye’yi hedef almaya devam etmeleri kendilerini bir yıkıma, yalnızlığa, saldırılara daha açık hale getirecek. Riyad yönetimi, asıl tehdidin Batı’dan geldiğini algıladığında, Türkiye’nin desteğinin önemini hazin bir şekilde fark edecektir.

Şu an bile, Türkiye S. Arabistan’ı bu bataklıktan kurtaracak tek ülkedir.

İran’la ya da Şii bloku ile mezhep eksenli yeni bir Doğu Cephesi kurma hesabı da aynı şekilde hüsranla sonuçlanacaktır. Umarız İran ve çevresi, Arap Cephesi’nin yaşadığı çıkmazlardan ders alır ve bu maceraya girişmez. Bunun nasıl bir üst, bölgesel hesap olduğunu erken görür.

Türkiye’ye karşı kurulan her ittifak başarısız oldu.

Türkiye Irak ve Suriye’nin kuzeyinde, Kafkasya’da kuşatmayı yardığı gibi, D. Akdeniz ve Ege’de de yarmayı bilecektir.

Çünkü; Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör kalkanı çöktü, Kafkasya’da Türkiye ve Rusya’yı devreden çıkarıp Batı cephesi kurma planı çöktü, Türkiye’yi bütün bölgede durdurmak için kurulan Arap cephesi çöktü.

“Türkiye’yi durdurma”ya dönük büyük hesap için sahaya sürülen her örgüt, her ülke kaybediyor. Terör kalkanı da olsa, ülke kalkanı da olsa, bu çevreleme için sahaya sürülenlerin tamamı kaybedecek.

Şu an Yunanistan’ın kaybedişini izliyoruz…

Google+ WhatsApp