İran, “nükleer” konusunda masaya oturdu

İran, “nükleer” konusunda masaya oturdu


Gazetemizin 13 Şubat 2021 tarihli sayısında yayınlanan “İran’da yeniden ‘nükleer’ pazarlığı” başlıklı yazımızın sonunda şu tespitlere yer vermiştik: 

 

“Şimdi ABD’de başkanlığa yeniden Demokrat Partili birinin seçilmesiyle birlikte, İran’la nükleer teknoloji konusunda anlaşmaya geri dönülmesi ve bu ülkeye uygulanan ambargonun kaldırılması konusu tartışılıyor.

 

Görüldüğü kadarıyla yeni başkan Biden anlaşmanın tekrar başlatılmasına meyilli. Fakat 2015’te imzalanmış anlaşmanın aynen geçerli sayılmasını değil yeniden masaya oturularak, pazarlık yapılmasını ve yeni bir anlaşma imzalanmasını istiyor. Bunun için de İran’ı yeni birtakım tavizler vermeye zorlamayı amaçlıyor. İran ise yeni tavizler vermeye niyetinin olmadığı, eski anlaşmanın aynen geçerli olmasında ısrarlı davranacağı mesajları vermeye çalışıyor. Kendisinin zaten anlaşmaya bağlı kaldığını, çekilen tarafın ABD olduğunu dolayısıyla yeniden şartlara uyması gereken tarafın da ABD olduğunu dile getirmeye çalışıyor.

 

Bununla birlikte gidişat Biden yönetiminin İran’ı bazı şeylere zorlamak için yeniden masaya oturmaya zorlamakta ısrarlı davranacağını gösteriyor.”

 

Geçtiğimiz Salı günü yani 6 Nisan’da Avusturya’nın başkenti Viyana’da AB aracılığıyla, BM’nin Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine ek olarak Almanya’nın dahil olduğu ve P5+1 diye adlandırılan grubun İran’la 14 Temmuz 2015’te imzaladığı, nükleer teknolojinin kullanılmasının sınırlandırılması ve murakabenin kabul edilmesi karşılığında İran’a yaptırımın kaldırılmasıyla ilgili anlaşmadan çekilen ABD’nin yeniden dönmesi için görüşmeler başlatıldı. Böylece Biden, meselenin tekrar ele alınması konusundaki ısrarından netice almış ve İran’ı görüşme masasına oturmaya razı etmiş oldu. Dört gün süren görüşmelerde, bizim bu yazıyı hazırladığımızda son aşamaya gelinmiş ancak sonuçla ilgili açıklama yapılmamıştı. 

 

İran’ın, aşamalı değil bir kerede yaptırımların kaldırılması karşılığında kendisinin de anlaşmanın şartlarına döneceğini söylemesine binaen, eski anlaşmanın aynen hayata geçirilmesi talebiyle masaya oturması normal karşılanabilir. Ama başta yeniden pazarlığa gerek olmadığını, çekilen tarafın ABD olduğunu, onun dönmesiyle meselenin çözüleceğini söylüyordu. Dolayısıyla masaya oturması yeniden pazarlığa razı olması demektir. 

 

Bununla birlikte İran Dış İşleri Bakanı’nın Siyasi Danışmanı Abbas Arakçi görüşmeler süresince yaptığı açıklamalarda, ABD’nin yaptırımları tamamen ve bir kerede kaldırması durumunda kendilerinin de anlaşmanın bütün şartlarına uyacaklarını vurgulayarak, masaya oturmalarının amacının yeni bir pazarlığa razı olmak değil eski anlaşmayı aynen geçerli kılmak olduğu mesajı vermeye çalıştı. 

 

Diğer taraftan ABD Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise işi öyle beklentilere bırakamayacaklarını, yaptırımların kaldırılması için İran’ın anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmesi gerektiğini, dolayısıyla onun bu konudaki tavrının görülmesiyle yaptırımların aşamalı bir şekilde kaldırılmasında ısrarlı olduklarını dile getirdi. 

 

Bu arada ilginç bir gelişme ise ABD’nin bir başka kanaldan yürüttüğü irtibatlarla, İran’daki  Amerikalı tutukluların serbest bırakılmasını istediğine dikkat çekildi. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki de ABD’li tutukluların serbest bırakılması için İran’la irtibatların sürdüğünü açıkladı. 

 

ABD söz konusu tutuklularla ilgili bir süreden beri çalışmalar yürütüyor. Şimdi Viyana’da nükleer teknolojiyle ilgili görüşmelerin sürdürülmesiyle eş zamanlı olarak bu konunun gündeme getirilmesi ABD’nin İran’dan bazı ek taleplerinin olduğu kanaati uyandırıyor. 

 

Bu arada Biden yönetiminin yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması şartını İran’a kabul ettirmesi durumunda, anlaşma Trump’ın dondurduğu noktadan değil sıfır noktasından başlatılmış ve İran başlangıç noktasına geri dönmüş olacak. Bu da aynı şartlarla uygulamaya konsa bile, anlaşmanın ilk uygulamaya geçirilmesinden sonra elde edilmiş kazanımlardan vazgeçilmesi anlamına gelir.

Google+ WhatsApp