İnançlı insan güçlüdür

İnançlı insan güçlüdür


Bilim insanları maneviyatın insanı ruhen güçlendirdiğini ve depresyona karşı dirençli kıldığını ifade ediyorlar. Zira maneviyat kişinin ruh ve beden bütünlüğünü koruyor ve onu yaratıcısına yakınlaştırarak güven veriyor. Allah’ın rahmeti ile kuşatıldığının bilincinde olan insan neyden korkabilir ki? İnanan insan bütün korkuları siliyor ve duaya tutunup yoluna devam ediyor.

 

Depresyon durumunda kişi neşesini kaybetmiştir, hayatla bağ kurmakta zorlanmakta ve daha evvel severek yaptığı şeylerden keyif alamamaktadır. Kişi kendini hiç olmadığı kadar zayıf hissetmekte ve her şeyden elini eteğini çekmektedir. Kişi, bağ kurduğu bütün nesnelerden kopmuş ve yalnızlaşmıştır. Yaşadığı sorunları tekrar tekrar zihninden geçirerek kendisinin dünyanın en bahtsız insanı olduğuna inanmaktadır. Kişi, kendini derin bir kuyuya hapsolmuş hissetmekte ve buradan nasıl çıkacağını bilememektedir. Çaresizliğe teslim olmakta ve hayatında yolunda giden hiçbir şeyin olmadığına inanmaktadır.

 

Zaman durmuş, gök kubbenin altında ne varsa susmuş ve şey değerini kaybetmiştir. Kişinin gözünde büyüttüğü dünya küçüldükçe küçülmüştür. Ve artık o, ruh ve duygu dünyasında yıkılan sarayları yeniden inşa etmek ve bütünüyle özgürleşmek istemektedir. Peki, ama nasıl olacak? İman özgürleştirir, teslimiyet özgürleştirir, sabır özgürleştirir, dua özgürleştirir… Kişi, bu değerlere tutunarak ayaklarındaki zincirleri kırmakta ve özgürlüğe doğru koşmaktadır. Kişi, artık acının da neşenin de bir kazanca dönüşebileceğinin farkındadır. Kişi, özgürlüğün ne olduğunu şimdi kavramıştır.

 

SORULAR VE KAPILAR

 

Depresyon durumunda kişi, vaktin çoğunu zihninde beliren sorulara cevap aramakla geçirir. İnançlı kimse ise hayatına dokunan acıyı dışlamaz, acıya nasıl bir anlam vereceğini bilir ve kendisiyle çelişkiye düşmez. Kişi, dünya ile kurduğu ünsiyeti yeniden gözden geçirir ve kendini ruhen güçlü hisseder. Kişi, omuzlarına binen o ağır yükün bir imtihan olduğunun bilincindedir ve halinden şikâyet etmez. Zira Rabbimiz sıkıntıların ebedi alemde mükafata dönüşeceğini haber vermiş ve biz kulları teskin etmiştir ki, buna göre Müslüman’ın kaybedeceği hiçbir şey yoktur.

 

Depresyon durumunda kişi kendini değersiz hisseder ve sevilmeye layık olmayan biri olduğunu düşünür. Olayları sağlıklı şekilde anlamlandıramaz, karamsardır, ölüm duygusu ağır basar. Kişi, ruhunda yaşadığı ağırlığı taşımakta güçlük çeker ve insanlardan, olaylardan ve kendinden koparak çıkmaz bir sokağa sürüklenir. İslam kişinin zihninde beliren sorulara makul cevaplar verir ve onu ikna eder. İslam kişiye hayatın bir denge üzerine kurulduğunu ve acının da bu dengenin bir unsuru olduğunu öğretir. İslam kendini değersiz hisseden kişiye hak ettiği yeri gösterir ve onun motive güçlerini harekete geçirir. İslam kişiye ne olduğunu, kim olduğunu hatırlatır ve sabrı, azmi bir anahtar olarak sunar.  İslam insanı hem rehabilite eder hem de ona bir yol haritası sunar ve yön gösterir.

Google+ WhatsApp