İlgi dilenciliği

İlgi dilenciliği


Her insan etrafından az ya da çok ilgi görmek, takdir edilmek, beğenilmek, sevilmek ister. Belli sınırlar içinde kaldığı sürece bunda bir acayiplik yok. Sıkıntı o sınırların aşılıp bu arayışın günlük bir mesaiye dönüşmesinde ortaya çıkıyor. Yakın zamanlara kadar sosyal hayatın sınırlarına tâbi hayatlar yaşıyorduk ve ilgiyi, takdiri üzerimizde toplama noktasındaki zorlamalar o sınırlara takılıyordu. Şimdi o sınırların büyük ölçüde devre dışı kaldığı tekno-atmosferde yaşıyoruz. Bu dünyanın sosyalleşme mecralarında herkesin kendini dışa vurmasına uygun imkanlar en baştan beri emrimize amade vaziyette hazır tutuluyor. Görünür bir maliyet olmadan (görünür olmayan bir maliyeti elbette var) herkes kendini dünyaya -tabiri caizse- en kıyı köşe halleri de dahil olmak teşhir ve ilan edebiliyor. Tabiatı gereği bu ortamlar ölçü tutmuyor, aksine sistem o ölçülerin berhava edilmesi mantığı üzerine kurulmuş, kurgulanmış durumda. Bir kere bu mecralara dahil olunca, geçmişte dikkat gösterdiğiniz sınırları aşma konusunda zaten bir önkarara ulaşmış, sizin için düne kadar bağlayıcı olan ölçülerin iplerini gevşetmeye rıza göstermiş oluyorsunuz. Geriye içinizi rahatlatmak için her gerektiğinde el atabileceğiniz boş bahaneleri üretmek kalıyor: Hepsi birer araç, yararlı kullanırsan yararlı olur, zararlı kullanırsan zararlı olur ve saire... Temel kuruluş mantığı ve dayanağı hayatın yerleşik ölçülerini kaldırıp yerine daha gevşek ve insanın zayıflıklarını ticarete açan yeni bir zihniyet zemini oluşturmak olan bir sistemin içinde iç kaygılarını gidermek için ıslık çaladuran kullanışlı kullanıcılar... Yeni dünya düzeni diyorlar ya, o düzenin asıl topu, tüfeği, cephanesi tam da burada!

“Bugün de internet ‘modern öznenin arzulayan özne olarak, deneyim özlemi çeken, şeylerin veya yaşam biçimlerinin hayalini kuran ve bunları hayali ve sanal bir ortamda deneyimleyen bir özne olarak’ konumlanmasına katkıda bulunmaktadır. Modern benlik arzularını ve duygularını giderek daha hayali yollardan, metalar ve medya imgeleri üzerinden algılamaktadır. Hayal gücü her şeyden önce tüketim malları piyasası ve kitle kültürü tarafından belirlenmektedir” diyor ‘Eros’un Istırabı’ kitabında Byung-Chul Han.

Kaybolan ölçülerden söz açıldığında mesele daha çok toplumsal ölçüler gibi anlaşılıyor. Elbette toplumsal ölçülerde insan aleyhine bir değişim oluyor. Ama bundan daha önemlisi insanın kendi içinde yaşattığı, yaşatması gereken ölçüler... Asıl sıkıntı, bu iç ölçülerin cephelerinin teker teker düşüyor olması... Meşhur sosyal medya mecralarında sıradan insanların kendilerine reva gördüğü ‘ilgi dilenciliği’ hallerine bakalım mesela, çok iç acıtıcı, insanın izzetine dokunan insanlık manzaraları değil mi bunlar? Ne için giriyoruz bu acıklı kılıklara peki? Somut bir karşılığı var mı? Herkesin kendi sıradanlığını abartılı biçimde pazarlamaya çalıştığı bu cangılda kim beklediği görünürlüğü elde edebilir? Diyelim elde etti; bu yola girenlerin kahir ekseriyetinin hiçbir kayda değer güzellik ve özellik üretmeden, çoğunlukla sadece dikkat çekecek acayiplikler yaparak beğenilmeyi umduğu böyle bir ortamda bir tıklık canı olan lütfedilmiş beğeniler kimi nasıl tatmin eder, edebilir?

“Anlamlı içerik üretmek büyük çaba gerektirir ve ancak bu çabanın karşılığında insanların ilgisini kazanırsınız; sosyal medya ise insanlara çaba göstermeden ilgi toplama imkanı sunuyor. Yani sosyal medya kapitalizmi bu en temel mübadele ilişkisini bertaraf edip yerine kolektivist alternatifini koymuş oldu: “Sen benim sözüme ilgi gösterirsen ben de senin sözüne ilgi gösteririm” diye yazmış Cal Newport, ‘Pürdikkat’ kitabında.

...

Bir küçük not: Çeşitli mecralarda burada yayınlanan yazılardan alıntılar yapılırken düşülen önemli bir yanlış var. Daha önce de değinmiştim, bir kere daha değinme ihtiyacı hissediyorum. Madem alıntı yapılıyor, benim yaptığım alıntılara da lütfen dikkat edilsin. Bu alıntıların bir kısmı altına bendenizin ismi yazılarak paylaşılıyor ve o şekilde yayılıyor. Bu bir hak ihlalidir ve doğrusu bundan büyük rahatsızlık duyuyorum. İlgililere duyurmak isterim.

Google+ WhatsApp