İç sesinize kulak verin

İç sesinize kulak verin


İslam, insanın tabiatıyla uyumlu olan iyiliğin yayılmasını tavsiye eder, doğanın ve bireyin fıtratını bozan kötülükleri ise arızi bir durum olarak değerlendirir ve haram kılar. Haram, insanın hem bedenini hem de ruhsal bütünlüğünü bozan bir virüs, bulaşıcı bir hastalık gibidir. Zerre miktarı kötülük hızla yayılarak koskoca bir toplumu etki altına alır ve büyük hasarların ortaya çıkmasına neden olur. Üstad Bediüzzaman, “Her günahın içinde küfrün izlerini taşıyan tohumlar saklıdır” der ve haramda ısrar eden kişide günaha karşı bir ülfet peyda olacağını ve kötülüğün alışkanlığa dönüşebileceğini belirtir. Haram bir fiilin alışkanlığa dönüşmesi ve sıradanlaşması en büyük tehlikedir o nedende kalplerimizi kirletecek her zerreyi dikkate alıp tövbe ile temizlemek zorundayız.

 

Hepimiz bu hayatın yolcularıyız ve bütün renklerin önümüze boylu boyunca serildiği bir meydandan geçiyoruz. Hepimiz yol yorgunuyuz ve isteyerek ya da istemeyerek hataya düşmüş olabiliriz böyle durumlarda vicdanımızda hissettiğimiz küçük bir sızıyı dahi dikkate alıp geri adım atmak zorundayız. Nitekim Rabbimiz bizi öylesine büyük zırhlarla koruma altına almış ki, kire bulaştığımızda ilk tepkiyi vicdanımız veriyor, sonra aklımız harekete geçiyor ve irademizi yönlendiriyor bütün bu süreçlerden geçerken olgunlaşıyor ve daha isabetli kararlar verebilecek duruma geliyoruz. Allah içeride ve dışarıda oluşturduğu siperlerle bizi muhafaza ediyor ve helal eksenine çekiyor. Ancak insan kendisine bahşedilen iradi özgürlüğü kullanıp, kalbini, vicdanını, iradesini devre dışı bırakıyor “bir kereden bir şey olmaz” deyip haramı alışkanlığa dönüştürebiliyor ne garip!

 

Kire bulaştığınızı fark ettiğiniz halde vicdanınızın sesine kulak verip geri adım atmamışsanız kötülük sizi kendine doğru çekmeye başlar ve bir anda kendinizi bataklıkta bulursunuz. Eğer vicdanınızın ilk sinyallerine kulak asmazsanız, kaynar suya bırakılıp ağır ağır haşlanan ve feci bir şekilde can veren kurbağanın durumuna düşersiniz. Hatırlarsınız kurbağa üzerinden yapılan meşhur deneyde sıcak suya bırakılan hayvan, fırlayıp ortamdan hemen uzaklaşmıştı. Deneyi yapan kişiler kurbağayı soğuk bir suya bırakıp, suyun altını yavaş yavaş ısıtmaya başlamışlar ve bu şekilde kurbağayı deneyin içine çekmişlerdi. Söz konusu deneyde ısı azar azar yükseltilmiş ve hayvan haşlandığının farkına varamayıp feci bir şekilde ölmüştü. Tıpkı bunun gibi kalbimize bulaşan haramlar irade ile ayıklanıp temizlenmemişse alışkanlığa dönüşür ve hayatımızın dengesi bütünüyle alt üst olur. Ve farkında olmadan daha evvel şiddetle kaçındığımız şeyleri meşru gösterecek gerekçeler üretir ve uçuruma doğru yol almaya başlarız…

Google+ WhatsApp