“Hz. Ömer” ile başladılar, “Bacını..” ve “Yavşak yavşak” ile gidiyorlar!

“Hz. Ömer” ile başladılar, “Bacını..” ve “Yavşak yavşak” ile gidiyorlar!


Daha iki hafta önce, partisinin 4. kuruluş yıldönümü vesilesiyle, İyi Parti genel Başkanı Meral Akşener şu konuşmayı yapıyordu:

 

“İyi Parti ailesi olarak, 4. yaş günümüzde bizi bugün bir araya getiren Rabbime şükürler olsun.”

 

Sözlerine böyle başlayan Akşener, bugün ise “Yavşak yavşak konuşan” ifadeleri ile karşımıza çıkıyor.

 

İki hafta önce, Akşener şunları söylüyordu:

 

“Cesareti cinsiyette değil, şahsiyette arayanlara, iyilikte yarışanlara, iyilikle yaşayanlara binlerce selam olsun. Bugün çok özel bir gün. Yüreğimde Hatice’nin, Fatma’nın, Ayşe’nin, Nene Hatun’un, Zeynep’in, Halide Edip’in heyecanı var.”

 

Bugün ise “Bacını..” diye küfür eden Lütfü Türkkan’a sahip çıkıp, “Öfkesine yenildi” diyor, “Hislerinin tesirinde kaldı” diyerek bahaneler üretiyor..

 

İki hafta önce “Yüreğimde Hatice..”

 

Kuruluş yıldönümünde “Fatma..”

 

Partililerle konuşurken “Ayşe..”

 

AK Parti iktidarını İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmakla suçlarken “Nene Hatun..”

 

Dindar insanlara laf çakmaya sıra geldiğinde “Zeynep..”

 

Bu ülkenin vatansever insanlarını mandacı gibi göstermek istediğinde “Halide Edip..”

 

Ama..

 

Milletin karşısına çıkınca..

 

Bir şehit abisinin, eleştirilerini duyunca..

 

“Bacını..”

 

Partinin kuruluş yıldönümünde şöyle devam ediyordu, Meral Hanım:

 

“Hazreti Ömer’in; ‘Dicle’nin kenarında, bir koyunu kurt aşırsa, adli ilahi benden sorar diye, çok korkuyorum’ hitabına, siyaseten değil, ahlaken bağlı kalacak; Ömer’in adaletini hep hatrımızda tutacağız. Ve söz olsun İyi Parti iktidarında Ömer’in yolundan asla ayrılmayacağız!”

 

Evet bu sözlerle “Dicle kenarındaki kurdun koyunu parçalaması”nı örnek veren Meral Hanım..

 

Şimdi Bingöl’ün sokaklarında, daha önce de şehit kaymakamın babasına ahlaksızca hakaret eden Lütfü Türkkan “kurt”unun parçalamak istediği koyun konumundaki “şehit abisi”ne karşı, bir “kurt” da, kendisi oluyor..

 

Birlikte parçalıyorlar, şehit abisini..

 

Birlikte ırzına geçmeye kalkışıyorlar, “şehit bacısı”nın..

 

Evet, “Hz. Ömer” diye sahneye çıkan Meral Hanım..

 

Daha iki hafta geçmeden, Hz. Ömer’i unutup, “Ahlaksız adam” söylemlerine geçti..

 

Osman Kavala için açılan davayı, iki hafta önceki partisinin kuruluş yıldönümünde “Mahkemelerde, ısmarlama davalara izin vermeyeceğiz” sözleri ile eleştirmişti, Akşener..

 

Şimdi ise, aynı mahkemelerin kendi lehine verdiği bir kararı “ısmarlama dava” olarak değil, hakkıyla alınmış bir karar gibi gösterip, muhataplarını da “Porno yayın gezen” şeklinde, anlamsız cümlelerle tahkir ediyor..

 

İki hafta önce, “Aksi ispatlanana kadar, herkes masumdur ve suç, şahsidir temel ilkelerini kirletmeyeceğiz. Kur’an-ı Kerim’de de buyurulan ‘Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin’ adli ilahi hitabını da manevi dünyamızda hep canlı tutacak, rövanş hissine kapılmayacağız” derken..

 

Yanında bir tane adam yok ki, Akşener’in “Osman Kavala’yı kurtarayım” derken yaptığı gafı kendisine hatırlatmıyor: “Murat Karayılan da şu an itibari ile mahkeme önünde suçu ispatlanmamış birisi. Onu da masum mu ilan ediyorsun?”

 

Evet, Murat Karayılan da şu an, hakkında açılıp, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı için..

 

Kanun nezdinde “masum.”

 

Tıpkı Meral Akşener’in serbest bıraktırmak istediği Osman Kavala gibi, masum..

 

Ama millet vicdanında..

 

Murat Karayılan’ın yeri de malum..

 

Kimse hatırlatmıyor, Meral Hanım’a..

 

“Kanundaki kelimelere takılma..” diye..

 

“Masum olmak başka.. Serbest olmak başka” demiyorlar..

 

“Tutuklu yargılanmak başka, mahkumiyet başka” demiyorlar..

 

İçişleri Bakanlığı yapmış ama..

 

Aradaki farkı da ayırdedemiyor..

 

“TRT’ye çıkardınız, Osman Öcalan’ı” diyor..

 

Bilmiyor ki..

 

Osman Öcalan da, Osman Kavala için söylediği gibi, kanun nezdinde şu an “masum.”

 

Bana göre masum değil.

 

Ama, Meral Akşener’in, Osman Kavala’yı serbest bıraktırmak için istismar ettiği kanunlara bakarsanız..

 

Şu an “Osman Öcalan bir masum!”

 

O zaman, bir masumun TRT’ye çıkarılması üzerinden..

 

Hem de..

 

“Silahı bırakın” diye tavsiyede bulunduğu sözleri üzerinden..

 

Niye saldırıya geçiyorsunuz?

 

Kuruluş yıldönümünde yine konuşmasını sürdürüyor, meral hanım:

 

“Devlet malına, yetimin hakkına emanetçi olup, Ömer’in yolunda emin ve güvenilir siyasetçiler olmaya söz veriyor musunuz? Bir mazlum için, bin zalime karşı durmaya söz veriyor musunuz?”

 

İyi Partililer, o gün söz vermişlerdi, genel başkanlarına.

 

Ama iki hafta geçti geçmedi..

 

Sözlerini çiğnediler..

 

Tek tük istifa dışında..

 

İyi partililerin ağır toplarından hiç kimse.. 

 

“İki hafta önce size söz vermiştik..

 

Ömer’in yolunda yürüyecektik. 

 

Emin ve güvenilir siyasetçiler olacaktık.

 

En önemlisi bir mazlum uğruna, bin zalime karşı duracaktık. İşte şimdi o gün, bugündür” diyemediler.

 

“Lütfü Türkkan zalimine, karşı duruyoruz işte. Tüm şehit aileleri görsün.. Bir mazlum için, yanımızda da olsalar, bin zalime eyvallah etmez, karşı dururuz” diyemediler..

 

Lütfü Türkkan’ın zulmüne bir de sahip çıktılar..

 

Ona mazeret ürettiler.

 

Bahaneler uydurdular..

 

“İyi ki zulmetmişsin. Hakkındır, zulmet, parçala koyunları. Irzına geç, bu vatan uğruna şehit olanların bacılarının.. Hakkındır” dediler..

 

Çok değil, iki hafta önce, Meral Hanım şöyle bağlıyor, sözlerini:

 

 “İnsanlarımıza aşk ile, sevgi ile, muhabbet ile bakıp tüm farklılıklarıyla onlara kucak açmaya söz veriyor musunuz? Milletimizin kutsalı, onuru, özgürlüğü ve mutluluğu yolunda gerekirse cefa çekmeye söz veriyor musunuz?”

 

Ne cefası?

 

Ne kucak açması?..

 

Ne aşkı, ne sevgisi, ne muhabbeti?

 

Ne kutsalı, ne onuru?

 

“Ahlaksız adam. Yavşak yavşak..”

 

Bu sözleri sarfederken, savundukları adamın sözü ise, “Bacını..”

 

Allah bunlara fırsat vermesin..

 

Allah, “kuzu” postundaki bu “kurt”lardan bizi korusun..

 

“Hz. Ömer” diye söze başlayıp, “Ebu Cehil”liğe soyunanlardan bizleri esirgesin..

 

Amin..

Google+ WhatsApp