Her şey çok ayıp oluyor

Her şey çok ayıp oluyor


Adını telaffuz etmeyeceğim. Hangi ilin milletvekili olduğunu da. Eyvallah mesele herkesçe malum ama olsun, ilkesel bir duruş sergilenmeli. Eşi ve çocukları göz ardı edilmemeli.

 

CHP'li bir milletvekilinin 'çok ayıp' işleri saçıldı ortalığa. Çok fazla detay bilmiyorum, bilmek de istemiyorum lakin 'çok ayıp' işler! Kemal Bey tüm olup bitenden haberdar, detayları da o biliyor. Bu yüzden de duyar duymaz 'derhal istifa etsin' talimatı vermiş. Önemsiz gibi dursa da 'bu vekil' Kemal Bey'in prenslerindenmiş.

 

Hal böyle olunca çok üzülmüş.

 

Hafta sonu Kemal Bey kurmaylarını toplamış ve 'üzerimize sıçratmadan bu işi başımızdan savmalıyız' demiş.

 

Zor!

 

Bir değil iki değil! Gün be gün artıyor CHP'deki bu türden 'ayıp işler'! Pandemiyle yarışıyor adeta.

 

Şimdi ikinci prensibimizi koyalım ortaya. Nedir o? Suçun şahsiliği.

 

Ama bu prensip söz konusu CHP olunca maalesef geçerli olmuyor.

 

Niye mi?

 

İzah edeyim.

 

CHP'de taciz, tecavüz işleri durdurulamıyor bir türlü. Mağdurlar tehdit ediliyor, aşağılanıyor. Zanlılar korunup kollanıyor. Dahası belediyelerde işbaşı yaptırılıp adeta ödüllendiriliyor.

 

Bitmedi!

 

'Ayıp' işleri sumen altı etmeye cüret eden yöneticiler baş tacı ediliyor. Dilim varmıyor ama ayıplı işler CHP'de kurumsallaşmış! Maalesef!

 

CHP'ye gönül veren, iktidar olması için gecesini gündüzüne katan milyonlarca partiliyi tenzih ederim. Zira bu görüntü onları da ziyadesiyle rahatsız ediyor.

 

Gelelim madalyonun öbür yüzüne. Ensar Vakfı'nda bir aşağılık yaratık tarafından gerçekleştirilen rezilliği koskoca vakfa mal etmek ne büyük bir vahşetti. CHP ve avenesi aylarca üzerinde tepindi durdu hatta hâlâ tepinenler var. Aşağılık bir sapığın yaptığını koskoca bir camianın sırtına yüklemeye kalkışmak alçaklık değil de nedir?

 

Sanki Ensar Vakfı yöneticileri o sapığa sahip çıktı. Sanki arkasında durdu. Sanki korudu kolladı.

 

Yok öyle bir şey! Adalete teslim etti, lanetledi, beddua etti.

 

Sanırım CHP'yi Ensar Vakfı'nın ahı vurdu.

 

CHP'deki bu ayıplı işlerin devamı varmış! Benim iddiam değil. CHP'li yurtsever dostum söyledi. Kemal Bey de biliyormuş.

 

Sanırım kamuoyu uzunca bir süre CHP'nin ayıplı işlerini konuşacak. Bu arada yeri gelmişken hatırlamakta fayda var; Kemal Bey Genel Başkanlık koltuğuna Deniz Baykal'a yönelik bir kaset kumpası sayesinde oturdu.

 

Şimdi bu söz konusu milletvekilinin de ayıplı kasetinin olduğu söyleniyor.

 

Şantaj amaçlı çekilmiş.

 

Yok hükmünde sayılmalı. Bu kez bir kaset üzerinden birileri haksız 'makam' elde edememeli.

 

Ve son bir not.

 

Adım adım Kemal Bey'in düşüşünü izliyoruz. Aylar önce yazmıştım 2021'in ortalarında Kemal Bey'i devirecekler diye. CHP'li yurtsever dostum söylemişti. Ne dediyse çıktı.

 

'Kasetle gelen kasetle gider' denirdi de inanmazdım.

Google+ WhatsApp