Hep geç mi kalacağız?

Hep geç mi kalacağız?


Hem savunma, hem taarruz, hem tebliğ, hem davet için düşmanın kullandığı araçları kullanmaya ihtiyaç var.

 

Gençlere ulaşabilmek için onlar en çok ne ile meşgul iseler oraya ulaşmaya ve oradan, onların kullandığı iletişim diliyle kendimizi anlatmaya, karışan kafalara ayar vermeye ihtiyacımız var.

 

Geçen Pazar yazımda bundan yarım asır önce sinema dilini ve san’atını kullanmaya olan zarureti idrak eden ve bunun için olanca güçlerini sarf eden birkaç gençten söz etmiştim. Bunların kahramanı, İstanbul İmam Hatip’ten öğrencim, sonra dostum olan Ali Osman Emirosmanoğlu idi. Benim yazım üzerine o da aynı konuda kısa bir yazı kaleme aldı. Ben de onunla yazışarak teşebbüsün nasıl sonuçlandığını ve sonra tek başına bir kurum gibi çalışarak neler yaptığını sordum.

 

“Bu yazıda önce Peygamberimiz (s.a.)’in, kendi çağında çok revaçta olan şiir sanatını davası için nasıl kullandığı hakkında TDV İslam Ansiklopedisi’nden birkaç paragraf aktaracağım, sonra Emirosmanoğlu’nun yazısını vereceğim. Muhtemelen bir sonraki yazıda da onun mücadelesini kendi dilinden aktaracağım.

 

Hassân b. Sâbit’in (v.60/680) İslâmiyet’i kabul etmesiyle Müslümanlar, şöhreti Hicaz bölgesini aşıp diğer Arap topraklarına yayılmış olan güçlü bir şair kazanmışlardır. Hassân’ın bundan sonraki hayatı tamamıyla Resûl-i Ekrem’in yanında geçmiş, en güzel şiirlerini onun için söylemiş, artık fahriyyelerinde Allah’ın Resulü›nü savunmakla övünmüştür.

 

Resûl-i Ekrem’le birlikte Müslümanlar, ilk dönemlerden itibaren Kureyşliler’in ve onları destekleyenlerin hem fiilî hem de sözlü saldırılarına mâruz kalmakta, müşrik şairlerin hicretten sonra da devam eden hicivleri onları üzmekteydi. Bu hicivlere aynı yöntemle karşılık vermenin gerekli olduğu kanaatine varan Resûl-i Ekrem Müslümanlardan bu konuda kendisine yardım etmelerini istemişti. Bu isteği Hassân b. Sâbit, Kâ’b b. Mâlik ve Abdullah b. Revâha yerine getirmekle beraber özellikle Hassân’ın hasımlarına yönelttiği, Câhiliye devrinin kokuşmuş değer yargılarını ve soy saplantılarını dile getiren hicivleri son derece etkili oluyordu.

 

Böylece şiirleriyle İslâmiyet’e büyük hizmetlerde bulunan Hassân hakkında Hz. Peygamber, “Hassân’ın fıtrî kabiliyetini ve ilhamını Rûhulkudüs teyit ediyor” demiş, ayrıca onun için “Allahım, Hassân’ı Rûhulkudüs ile teyit et!” şeklinde dua etmiştir (Buhârî, “‘İlim”, 68, “Bed’ü’l-halk”, 6, “Megazî”, 30, “Edeb”, 91).

 

Bu sayede müşrikleri hicveden şiirleri Resûlullah’ın, “Bu hicivler onlara karşı oktan daha etkili olacaktır” şeklindeki iltifatına mazhar olmuştur (Müslim, “Fezâ’ilü’s-sahâbe”, 157).

 

Resûl-i Ekrem Hassân’ın şahsına ve sanatına çok değer verirdi; hatta şiirlerini okuması için ona Mescid-i Nebevî’de bir minber tahsis etmişti…”

 

Emirosmanoğlu’nun yazısı:

 

EĞİTİM, ÇARE, METAVERSE, BİLGİSAYAR OYUNLARI, FİLM ve DİZİLER, TV PROGRAMLARI, OKUNACAK KİTAPLAR, DİNİ BİLGİLER, REHBERLİK

 

Uzun bir başlık belki. Açıklayacağım.

 

Her yaştan insanların her zaman nasihate, tavsiyeye ihtiyacı vardır. “Din nasihattir.”

 

Peki, düşünen, bilen, konusunda uzman kişilerin insanlara en iyiyi, en güzeli, en doğruyu seçip sunması görevi değil midir?

 

Öyle ise geç kalmadan harekete geçmeli ve gerekenler yapılmalıdır.

 

Biraz açalım;

 

Ailelerin en büyük sıkıntısı çocuklarının oynadığı oyunlar ve seyrettikleri şeylerdir. İşte yapılacaklardan biri her yaş için ayrı ayrı oynayacaklarının ve seyredeceklerinin listesi olacaktır. Dini bilgiler hep tartışılmakta ancak herkes tatmin olmayıp şüphe içinde kalmaktadır. TDV İslam Ansiklopedisi gibi mükemmel bir kaynağımız ise kimsenin aklına gelmemektedir. TV kanal bolluğundan insanlar ne seyredeceğini şaşırmaktadır. Özenle seçilecek programların tavsiyesi de önemlidir. Mesela evdeki hanımların çok büyük kısmı cuma hutbesi ve namazının ülkemizde iki ayrı yerden ve kanaldan naklen yayınlandığını bilmemektedir. Netflix, Prime gibi dizi, film siteleri dünyayı kasıp kavurmaktadır. Metaverse/sanal-dijital dünya kurulmaktadır. Bizler de şu diziler, şu filmler seyredilmeli gibi alternatif bir tavsiye listesi sunmamız ve dijital dünyaya karşı alternatif göstermemiz gerekmektedir. Her yaşta okunacak kitaplar vardır. Okul sıralarında bize samimi hocalarımız şunları okuyun diye liste verirlerdi. Biz de okuduk, bilgilendik. İşte bu teşebbüsün yapacağı tavsiyelerden biri de yetkili bir heyetin bu kitapları tavsiyesi olacaktır.

 

Bu misaller çoğaltılabilir.

 

Eğer bu önemli hizmetin yapılmasının gerektiğine inanılıyorsa öncelikle, altyapısı güçlü bir platform kurulmalıdır. Bu platforma girenler ihtiyaçları olan her türlü tavsiyeyi doyurucu bir biçimde elde etmelidirler.

 

Kısaca sunduğum bu projenin çok detayı vardır. Hazırlık, altyapı, heyetler, sunum gibi konularda çok emek vermek gerekir. Hizmet aşkı ile ihtiyaç olan bir şeyi sunduğunuzda mutlaka bir karşılığı olacaktır.

 

Bu kurumun uzun ömürlü olması için mutlaka özel kişiler tarafından kurulması lazımdır. Artık duyarlı zenginlerimizin de var olduğunu görüyoruz.

 

Netice olarak, geç kalmadan (sadece alternatif değil), eğitici, yönlendirici bir platform kurulmasının vazifemiz/mesuliyetimiz olduğunu ve ancak bu şekilde gençlerimizle bağımızı güçlendireceğimizi düşünüyorum.

 

30-01-2022 Ali Osman E.

Google+ WhatsApp