Hayatınız üç bileşenden ibarettir

Hayatınız üç bileşenden ibarettir


Hayatınız geçmişin, şimdinin ve geleceğin bileşiminden ibarettir. Geçmişi tecrübeye, geleceği umuda, şimdiyi kazanca çevirir ve yola devam edersiniz. Bir denge üzerine kurulmuştur hayatınız ve bu dengeyi ortadan kaldırdığınız vakit ruhsal ve bedensel bütünlüğünüzü oluşturan yapı bozulur ve kendinizi çıkmaz bir sokakta bulursunuz.

 

Gözlerinizi ufuklara çevirdiğinizde umutla karşılaşırsınız, iç dünyanıza yönlendirdiğinizde ise akıp giden zamanın farkına varır ve hayallerinizi tazelersiniz. Fakat her nedense hep arkanıza bakmakta ve geçmişin keşkeleri ile meşgul olmaktasınız. Avucunuzun içindekilere değil arkanızda bıraktıklarınıza odaklanıyor ve sarp kayalara doğru tırmanmaktasınız. Göğsünüze konan umutla değil fırlatılan taşlarla, ziyan olmuş emeklerinizle, yalnızlığınızla, acılarınızla meşgul olmaktasınız… Biriken acılarınızı karıştırdıkça derinlere iniyor ve incinmiş, hayalleri ellerinden alınmış, duyguları örselenmiş bir çocukla karşılaşıyor ve onu teskin etmek yerine acısını daha da tetikliyorsunuz.

 

 

Zaman hızla geçiyor ve siz hep arka sokaklarda geziniyor, yaşanmışlıkların içinden bir türlü çıkamıyorsunuz. Ayaklarınızda derman kalmıyor ve yolunuz o kırılgan ve umutları çalınmış çocukla kesişiyor onun yasına ortak oluyorsunuz. Elinizi attığınız her şeyde acıdan izler buluyor ve çocuğun yaralarını kanatıyorsunuz. O kadar yorucu bir yolda yürümektesiniz ki ne bir adım geri ne de ileri gitmektesiniz, acılarınızı deşmeye, pişmanlıklarınızı gün yüzüne çıkarmaya ve başınızın üzerindeki umutları savurmaya devam ediyorsunuz.

 

Hayat geçmiş, şimdi ve gelecekten ibaret ama siz sadece arka tarafı görebiliyor ve keşkelerin dehlizlerinde kayboluyorsunuz. Söyler misiniz neden başınızı ufuklara çevirip umuda kapı aralamıyorsunuz? Neden içinde bulunduğunuz zamana odaklanıp avuçlarınızın içindekileri görmekten kaçınıyorsunuz? Unutmayın yaşadığınız her şey zamanın arşivine kaldırılmış bir tecrübe, sizden sonrakilerin işine yarayacak bir deneyimdir o nedenle yaşanmışlıklarınızı ait oldukları yere kaldırın ve acıya dönüştürmeyin. İnsan düşünce ufkuna, iradesine zincir vurur mu? Siz tam da bunu yapıyorsunuz ve başınızı ne şimdiye ne de geleceğe çevirebiliyorsunuz. Geçmişin meşakkatlerle dolu sokaklarında geziniyor ve burada kalmaya rıza gösteriyorsunuz. Tek yol, tek yön ve tek seçeneğin bu olduğuna inanmışsınız ve bu kısır döngünün içinden bir türlü çıkamıyorsunuz.

Google+ WhatsApp