Hangi yüzle, Allah’a yalvarabiliriz ki?

Hangi yüzle, Allah’a yalvarabiliriz ki?


Türkiye orman yangınları ile mücadele ediyor..

 

Bir yandan dua ediyoruz..

 

“Yarabbi şu hava sıcaklığını üzerimizden al” diyoruz..

 

Yüzümüz yok ama, daha fazlasını istiyoruz; “Yarabbi, biz aciz kaldık, yağmurunla şu yangınları söndür” diyoruz..

 

“O ormanlar, içindeki canlılar, bize emanetin. Biz tam anlamı ile o canlılara sahip çıkamamış olsak bile, sen yarattıklarına acı, bize yardımını gönder” diyoruz..

 

Boşverin, kabadayılık yapmayı..

 

“Süper devletler” dediğiniz.. 

 

ABD de bu işte acizliğini kabul ediyor..

 

Avustralya da..

 

Rusya da..

 

Kanada da..

 

AB ülkeleri de..

 

Kimisinde benzeri orman yangınları üç ay sürüyor, kimisinde daha uzun.

 

Bu afete karşı, başarılı olamıyorlar.

 

Acizliklerini kabul ediyorlar.

 

Ama bizdeki ABD hayranları..

 

“ABD” deyince, hazırola geçen eziklik kompleksli kişiler..

 

“Ah ah.. THK’nın uçaklarının bakımı yapılmış olsaydı. Biz bu yangınları nasıl söndürürdük” diye ortalıkta dolaşıyorlar..

 

Sanki dindar insanların kurban derilerinin gaspı ile zenginleşen THK’nın uçaklarının bakımını yaptırdığı yıllarda, bu ülkede hiç orman yangını olmamış, olanlar da birkaç saatte söndürülmüş gibi algı oluşturuyorlar.

 

Dünyanın en zengin, en güçlü devletlerinin bile, acizliklerini kabul ettikleri bir alanda..

 

Haddini bilmeyen..

 

Haddini bilmeyip, üç tane uçakla, ABD’nin yapamadığını, Avustralya’nın yapamadığını yapabileceklerini işkembeden sallama anlatımlarla söyleyen, o yangınların hepsini söndürebileceğini iddia eden ukalalarımız var.

 

Bu ukalalara ilaveten.. Bir de..

 

Allah’ın gücüne gidecek şekilde..

 

Böylesi bir dönemde..

 

Ağaçlara, ormanlardaki hayvanlara ağladığımız şu günlerde..

 

İnsana ağlamayan, insanoğluna zulmü kendisine hak gören vicdansızlar var.

 

Samimi olarak söyleyeyim.

 

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, “Göçmenlere 1 TL’lik suyu 10 TL’ye vereceğiz” açıklaması yaptığında..

 

“Fevri bir çıkış yapıyor. Konuya dikkat çekmek istiyor.. Bir sorunla karşı karşıya kalındığını söylemek istiyor. Yoksa, hangi vicdan, aynı apartmanda komşu olan iki aileden birisine 1 TL’den verdiği suyu, diğerine 10 TL’den vermeyi aklından geçirebilir?” diye düşünmüştüm..

 

Sonrasında orman yangınları gündeme gelince..

 

İnsanoğlunun acziyeti bir defa daha fiilen idrak edilip, Allah’a yakarışlar artınca..

 

“CHP’li Belediye Başkanı’nın söylemi, kanaatimce zaten fevri çıkış idi. Hemen akabinde de, şu orman yangınları başlayınca, artık böyle bir dönemde, 1 TL’lik suyun 10 TL’ye satılması fikri dillendirilmez” diye iyiniyetli bir düşünceye kapılmıştım.

 

Meğerse yanılmışım.

 

Vicdansızlık, CHP’li isimde, zirve yapmış.

 

Sadece CHP’li isimde değil..

 

Bolu Belediyesi’nin CHP’li meclis üyelerinde de, bu vicdansızlık zirve yapmış.

 

Onlara, İyi Parti’nin meclis üyeleri de katılmış.

 

Aman Allah’ım..

 

Şu sözleri sarfedenlerin her türlü hakareti hakettiğini düşünen, hatta kendisine sessiz kalırsak, toplum olarak bizlerin de cezalandırılacağımıza iman etmiş bir Müslüman olarak söylemeliyim ki bu vicdansızlık karşısında, “ah”lar arşa yükselirse, ortada ne CHP kalır, ne İyi Parti..

 

Tanju Özcan’ın, vicdandan kırıntı kalmamış, hak namına milim insafı kalmamış şu ifadesine bakar mısınız:

 

“Ben sizi Bolu’ya davet etmedim. Devlet de sizi Bolu’ya zorla göndermedi. Kendi iradenizle Bolu’ya geldiniz. Nasıl Bodrum’da pahalı beache gidip 1 liralık suyu 10 liraya içmek bir tercihse Bolu’da kalmak da bir tercihtir. Kalırsanız bu tür uygulamaların muhatabı olursunuz!”

 

Bu uygulamanın kabul edilmesi için oy kullanan CHP’liler bir kenara..

 

İyi Partililere sesleniyorum..

 

Araf Suresi’nin 155. ayetinde, tam da bu durumlar için, bakın ifade ne kadar net:

 

“İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk edecek misin?” 

 

Hani insanların, küçük dağları (haşa) ben yarattım moduna girdiği dönemlerde, böyle vicdansızlıklar, böyle zulümler görülür de..

 

İnsanlığın acziyetinin tavan yaptığı bir dönemde..

 

Böylesine kibirli bir söylem ile.. Bir kişi hata etmiş olduğunda, diğerlerinin onu düzeltmesi gerekir iken..

 

Bolu Belediye Meclisi’nin, konuyu ciddiye alıp, kabul edilmesi için komisyona sevketmesi..

 

Tam da.. Hadisi şeriflerde de aktarılan, “Topluluk içinde birkaç kişinin hatası yüzünden, o hata düzeltilmesi için gerekli çaba sarfedilmediği için, toplumun tamamının cezalandırılması” ile karşı karşıya kalabileceğiz.

 

Ne demektir, “Bodrum’da 1 liralık suyu, 10 liraya içmek bir tercih ise” ifadesi?

 

Bodrum’da, “Şu etnik yapıdan kişiye su 1 TL. Bu etnik yapıdan kişiye 10 TL” mi deniliyor?

 

Var mı böyle bir örnek?

 

Bodrum’da, 1 TL’lik suyu, 10 TL’ye veren firma, gelen tüm müşterilerine o uygulamayı yapıyor..

 

Bunu bile idrakten aciz mi, hukuk fakültesi mezunu olan CHP’li Tanju Özcan?

 

Kaldı ki.

 

1 TL’lik suyu 10 TL’ye satanlar, özel firmalar.. Kamu kurumları değil..

 

Bunu da mı düşünemiyor, CHP’li Başkan?

 

O düşünse de, düşünmese de.

 

Ben CHP’yi ve onun peşine takılan İyi Parti’yi uyarıyorum..

 

Yaptığınız, Allah’ın gücüne gidecek bir vicdansızlıktır..

 

Bu yoldan dönün..

 

Dönmezseniz, tarihin çöplüğüne gidersiniz..

 

Bizler de..

 

Bu zulme sessiz kalmayarak, toplum olarak hepimize değebilecek ateşi önleme noktasında, görevimizi ifa edelim..

 

“Bu zulme, razı değiliz. Elimizden gelen her şeyi, bu zalimlere karşı hayata geçireceğiz” sözünü verelim, 

 

CHP’li de olsak..

 

İyi Partili de olsak..

 

Bu zulme karşı çıkalım..

 

Aksi takdirde..

 

Bugün göçmene bu zulmü yapanlar..

 

28 Şubat’ın bir tekrarı olmak üzere, yarın bu ülkenin vatandaşı olan insanlara da şu kıstas ile veya bu kıstas ile, benzeri zalimlikleri de yapacaklardır..

 

Bu konu, parti işi olmaktan çıkmış, toplum olarak cezalandırılmamazı gerektirecek bir boyuta ulaşmıştır..

 

Allah’tan, iyilikler anlamında, felaketlerden korunma anlamında dua etmeye yüzümüz olması için, bu zalimlikleri aklımıza bile getirmememiz lazım.

 

Aklına getirenleri de, görmezden gelmemeli, onlara bu zulmü hayata geçirme fırsatı vermemeliyiz.

 

Bu vesile ile, İyi Parti’nin içinde siyaset yapmaya çalışan milletvekillerine seslenelim..

 

Düne kadar, “CHP’li başkanın sözleri bizi bağlamaz” diyebilirdiniz.. Bağlar ama, belki kendinizce bunu söyleyebilirdiniz.

 

Ama Bolu’da, İP’li meclis üyeleri de, bu kararı desteklemişler ise..

 

Kusura bakmayın..

 

Bu saatten sonra İslam’ın “i”sini ağzınıza almayın..

Google+ WhatsApp