Garo Paylan tabii ki yalnız değildir

Garo Paylan tabii ki yalnız değildir


Malum 1914 olayları onlarca yıldır başta ABD ve Fransa olmak üzere birçok ülkenin Türkiye'yi 'yola getirmek' için kullandığı bir sopa!

 

Bu arada 'yola getirmek' nedir en baştan kısaca ifade edelim ki sağa sola çekiştirilmesin!

 

Mesela muktedirler Suriye'nin kuzeyinde bir terör devleti kurmak istiyor ve siz de buna müsaade etmiyorsanız yoldan çıkmışsınız demektir.

 

İşte o vakit bir önceki yıl 'trajedi' dediklerine canlarını sıktığınız için bu yıl 'soykırım' diyebilirler.

 

İşlerine nasıl gelirse artık.

 

Seneye 'bu meseleyi tarihçilere bırakalım' da diyebilirler...

 

Konjonktür neye icbar ediyorsa artık!

 

Şayet ülkelerinde seçim yoksa Ermeni kökenlilerin oylarına da ihtiyaç yok demektir. Bu durumda konu hiç gündemlerinde olmayabilir.

 

Köşeye sıkışırlarsa da 'insanlık suçu' ilan ediverirler.

 

Ama bir gün açık açık resmen 'toprak' talep edecekler.

 

Ağrı'yı, Van'ı, Bitlis'i, Muş'u isteyecekler!

 

HDP onlar adına açık açık istiyor ama duyan yok maalesef!

 

Şimdi son olarak HDP Milletvekili Garo Paylan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir önerge vererek 'Ermeni soykırımı tanınsın' dedi!

 

Garo Paylan'dan başka ne bekleyebilirsiniz?

 

Sanki Selahattin Demirtaş demedi mi?

 

Bu sütunda defalarca gündeme getirdim Selahattin Demirtaş'ın söylemlerini.

 

Demirtaş da 'soykırım' diyor!

 

Ermenilere toprak vaat ediyor.

 

Demirtaş güzellemesi yapanlar duymuyor mu?

 

Kahvaltı randevusu verenler görmüyor mu?

 

Elbette hem duyuyorlar hem de görüyorlar!

 

İtiraz etmek bir yana 'Selahattin Demirtaş serbest bırakılsın' kampanyaları tertipliyorlar.

 

Daha da vahim olanı Meral Akşener HDP'yi Kürtlerin temsilcisi ilan ediyor.

 

Yazık!

 

Bir diğer eş Başkan Sezai Temelli yerel seçimler sürecinde Mardin mitinginde 'buralar vaat edilmiş topraklar' demedi mi?

 

Vah ki vah!

 

Neyse şimdi biz gelelim asıl meseleye.

 

Sosyal medyada 'Garo Paylan yalnız değildir' etiketi açıp altına üşüşmüşler!

 

Garo Paylan'ın yalnız olmadığını elbette biliyoruz!

 

Kimler yok ki o etiketin altında.

 

Fonlanmış yazarlar, çizerler, şarkıcılar, tiyatrocular, gazeteciler...

 

Ormanlarımızı yakan, evlatlarımızı katleden PKK'ya tek laf edemeyenler.

 

İstanbul'un kadim çınar ağaçları kesilirken umursamayanlar...

 

CHP'nin söylemlerinin HDP'den farkı var mı peki?

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partinin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da Garo gibi düşünüyor maalesef!

 

İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da!

 

Başkaca isimler de!

 

Ama biz neyle meşgulüz?

 

Kemal Bey'in elektrik tiyatrosuyla!

Google+ WhatsApp