Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri


Görüldüğü kadarıyla önceleri epey gündem konusu olmasına rağmen, Fransa seçimleri de bu sıralar Ukrayna’daki savaşın gölgesinde kaldı. O yüzden gündemdeki konular arasında çok fazla öne çıkmıyor. İlgisizlik biraz da adayların, gerek ülke halkı ve gerekse uluslararası toplum açısından ümit vadedecek bir söylem ortaya koyamamasından kaynaklanıyor olabilir. O yüzden beklentiler zaten oy kullanma oranının çok düşük olacağı yönünde. 

 

Fransa’da epeyden beri konuşulan ve bilhassa aşırı ırkçı Marine Le Pen’in artık ciddi ciddi bir şekilde başa güreşeceğinin düşünüldüğü seçimlerin birinci turu yarın yani 10 Nisan 2022 Pazar günü gerçekleştirilecek. 

 

Verilen son bilgilere göre seçimlerin birinci turunda 12 aday yarışacak. Bunların hiçbirinin salt çoğunluğu elde edememesi durumunda, en fazla oy alan iki adayın yarışacağı ikinci tur iki hafta sonra yani 24 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek. 

 

Şu anki cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bir dönem daha cumhurbaşkanlığı koltuğunda kalmak için bu seçimlerde de aday oldu. 

 

Yorumlarda Macron’un ikinci tura kalmasına neredeyse kesin gibi bakılıyor. Onunla yarışacak ikinci adayın kim olacağı konusunda önceleri muhtelif isimlerden söz ediliyordu. Ama son dönemde ağırlıklı olarak aşırı ırkçı Ulusal Cephe Partisi’nin adayı Bayan Le Pen’in isminden söz ediliyor. Çünkü anketlerde onun oy oranını epey artırdığı ve Macron’dan sonra ikinci sırada yer aldığı görülüyor. Gerçi anketler çoğu zaman kararsız kesimleri yönlendirmek amacıyla kullanılan bir propaganda malzemesidir ve her zaman teşhis amaçlı değildir. 

 

Le Pen’in öne çıkarılmasının iki amacı olabilir. Biri ırkçı söylemin artık Fransa toplumunda epey bir taraftar topladığını bir vakıa olarak gösterip bu söylemin siyasi mekanizmada tutunmanın en önemli araçları arasında sunmak, adaylara da bu söylemi tümüyle gözardı edemeyecekleri mesajı vermek. Bunda tabii İslam karşıtlığını körükleme politikalarının da önemli rolü var ve bu, planlı bir yönlendirme tarzıdır. 

 

İkinci önemli amacı da Le Pen’in ikinci tura kalması durumunda onu istemeyen kesimin Macron’a yükleneceği beklentisinden dolayı, ikinci tura kalması halinde Macron’u yenmesi ihtimali bulunan bir adayın kalması yerine karşıtlarını, Macron tarafında birleşmeye sevk edeceği beklentisinden dolayı Le Pen’in kalmasını sağlamak. 

 

Birinci amacın büyük ölçüde gerçekleştiği ve adayların ırkçı söylemi, kitlesel tabanın desteğini kazanmak için bir şekilde değerlendirmeye çalıştıkları bir vakıadır. Gerçi bu söyleme tümüyle karşı olanlar bulunmakla birlikte başa yarışanlar arasında bu söylemin önemsendiği gerçeği de gözardı edilemez. Macron’un seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte Müslümanların haklarını kısıtlayıcı ve İslamî faaliyetleri hedefe yerleştiren yasal düzenlemelerinin arka planında da bu realiteyi görmek mümkündür. 

 

Aslında böyle bir vakıanın ortaya çıkması Fransa toplumu açısından gerçekten korkutucu bir durumdur. Ama inkârı da mümkün değildir. Yakın zamana kadar Fransa’da marjinal bir siyasi oluşumun başını çektiği bilinen aşırı ırkçı Le Pen’in bugün cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başa yarışması ve ikinci tura kalacağı tahmin edilen en güçlü aday olması bu açıdan oldukça düşündürücüdür. 

 

İkinci gaye ise bir beklentiyle birlikte bir riski de içinde barındırır. Çünkü Le Pen karşıtı cephenin Macron’a yüklenmesi ve onun bileğini güçlendirmesi beklentisinin gerçekleşmemesi durumunda ırkçı söylemin devletin tepesine oturması ihtimali öne çıkacaktır ki bu da bazı önemli problemlerin kaynağı olabilir. Ama Macron’un, Le Pen karşıtlarının kendi safında birleşmeleri beklentisinin daha güçlü olması ve son turda onunla yarışmayı tercih etmesi muhtemeldir. Çünkü ikinci tura kalan adayın daha itidalli biri olması durumunda, Macron’un artık eskimiş ve tecrübe edilmiş biri olması sebebiyle toplumun kararsız kesiminin yeni bir imaj taşıyan ve farklılık arz eden adaya yönelmesi ve onu tercih etmesi bu yüzden Macron’un seçimleri kaybetmesi ihtimali var. 

Google+ WhatsApp