Farz edelim 6 parti iktidara geldi, o iki konuda icraatları ne olacak?

Farz edelim 6 parti iktidara geldi, o iki konuda icraatları ne olacak?


Bu ülkede, halkın direkt seçtiği ilk cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan’ı devirmek için yola çıkan 6 parti, önceki akşam yeniden bir araya geldiler..

 

AK Parti ile MHP’nin birlikte hazırladığı seçim kanunu havalarını fena almış olmalı ki, toplantılarını gündüz yapma yerine, akşam saatlerine almışlar.

 

Biliyorlar ki, toplantı uzun sürecek..

 

Toplantıyı niye akşam saatine alıyorsunuz ki?

 

Toplantı sonrasında yaptığınız açıklamanın gazetelerin baskılarına yetişmesi için, haydi taşra baskılarını dikkate almayın..

 

En azından büyükşehirlerdeki baskılarına yetişmesi için, en geç saat 24.00 gibi toplantınızın bitmesi ve açıklamanızın da basına ulaştırılması gerektiğinden habersiz misiniz?

 

Hani iktidarda olursunuz..

 

24 saatin 16 saati çalışma ile geçer..

 

“Gündüz vakit yoktu” dersiniz, anlarım.

 

Zaten aylak aylak geziyorsunuz..

 

Adı sanı duyulmamış televizyon, hatta sokak röportajcılarının sorularına saatlerce cevap vererek, vakit dolduruyorsunuz.

 

Ülkeyi yönetmeye talip olduğunuza göre..

 

Öğlen saatinde başlasanız, akşam saatlerinde toplantınız da biterdi, açıklamalarınız da, ertesi günkü gazetelerde yer alırdı..

 

Ama kavga edeceklerini bildikleri için.

 

Yeni seçim kanununun önerdiği sistemin yaşattığı şoktan henüz çıkamadıkları için..

 

“Toplantıya akşam saatinden başlayalım, geceyarısına kadar sürdürelim.. Gazeteler baskıya girdikten sonra, dağılırız. Nasıl olsa, her birimiz ayrı telden çalıyoruz. Doğru dürüst bir açıklama yapma ihtimalimiz yok. Bari gazeteler, ipe sapa gelmez açıklamamızın eleştirisi ile çıkacaklarına.. ‘Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde, henüz toplantı bitmemişti’ diye bir not düşsünler de.. Sanki ciddi bir toplantı yapmışız gibi hava oluşturalım” diye düşünmüş olmalılar.

 

Benim, pazar akşamı 6 parti liderinin yaptığı toplantıdan çıkardığım sonuç şu:

 

“Bir toplantının planlamasını bile yapamayanlar.. Kaçta başlayıp, kaçta biteceğini öngöremeyenler.. Ülkeyi yönetmeye kalkıyorlar..”

 

Geceyarısı yaptıkları açıklamaları da, bunu gösteriyor..

 

Ne var açıklamalarında?

 

Hangi mutabakatı sağlamışlar?

 

İlk paragraf, önceki toplantının özeti.

 

İkinci paragraf, mevcut toplantının yapıldığına ilişkin anlatım..

 

Üçüncü paragraf, “çalışma grubu oluşturulduğu”na ilişkin anlatım..

 

Dördüncü paragraf, geçtiğimiz ayki çalışmalara ilişkin anlatım.

 

Böyle böyle gidiyor.

 

Be mübarekler..

 

Toplandınız.. Görüştünüz.. Dağıldınız.

 

Ne konuştunuz, ülkenin hangi sorununu, hangi çözüm şekli ile gidereceğiniz hususunda mutabık kaldınız veya kalmadınız?

 

Bir anlatsanız ya..

 

“Bugün ülkemizin içinde bulunduğu derin ekonomik krizi de değerlendirdik” diyorlar.

 

Eeee.

 

Değerlendirdiniz de ne çözüm oluşturdunuz?

 

Bir mutabakat sağladınız mı, yoksa “Mutabakat sağlamamak”ta mutabık mı kaldınız?

 

Açıklamanın hemen yarısı, Rusya Ukrayna arasındaki çatışmalara ayrılmış..

 

Ama siyasi iktidarın dış politikada bir yanlışı var mı, o yanlış yerine ne öneriliyor, tek kelime yok..

 

Muhalefet partileri güya..

 

Ve nihayetinde de, son paragrafları da şöyle:

 

“İktidarın ayrıştırma ve kutuplaştırma politikalarının tam tersine, birlik ve uzlaşı ile çalışmalarımıza devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”

 

Tam bu noktada, ben sorayım, 6 partinin liderlerine:

 

‘Tayyip Erdoğan, sizin içinizden SP lideri ile görüştü.. Peki siz, 6+1 ittifakınızın dışından kim ile görüşebiliyorsunuz?”

 

Mesela, SP, Yeniden Refah Partisi ile görüşebiliyor mu?

 

Yan yana gelebiliyor mu?

 

Veya CHP lideri, Memleket Partisi ile bir araya gelebiliyor mu?

 

Siyasi iktidarı suçluyorsunuz da..

 

“Kutuplaştırıyor” diyorsunuz da.

 

“İstişareye önem vermiyor” diyorsunuz da..

 

Sizin yaptığınız ne?

 

CHP, muhalefette olduğu halde, TBMM’de en fazla milletvekili istifası yaşayan parti değil mi?

 

İstişareye önem veriyor olsanız, böyle bir kopuş trafiği ile karşılaşır mıydınız?

 

Ve benim esas önemsediğim, aktüel konularla ilgili, 6 partinin tek kelime etmeden, toplanıp, dağılmış olmaları..

 

Nedir o aktüel konular?

 

Geçen haftanın, en çok tartışılan iki konusu:

 

Bursa’da bir ortaokul müdürünün, kızlar ve erkeklerin aynı sıraya zorla oturtulmalarına son verilmesine yönelik uygulaması.

 

Buna ilişkin CHP Genel Başkan Yardımcısının anında “O müdürü görevden alın” açıklaması yapması..

 

Ve CHP’nin, İstanbul Sözleşmesi’nden geri çıkmamızın yıldönümü sebebi ile defalarca “İktidara geldiğimiz hafta, İstanbul Sözleşmesi’ne tekrar imza atacağız” açıklaması..

 

Ben beklerdim ki..

 

Saadet Partisi bu iki konuda ne düşünüyor, toplantıda görüşünü açıklasın.

 

Ve toplantı sonrasındaki bildiride, bu konuda mutabakat sağlanıp sağlanmadığı, kamuoyuna duyurulsun..

 

Evet merak ediyorum..

 

Dün akşam saatlerinde, müdür bey, görevine iade edildi ama.

 

Saadet Partisi’nin yayın organı Milli Gazete de, bu yönde yayın yapmıştı ama.

 

SP lideri, CHP’nin olduğu ortamda, o okul müdürüne yapılan haksızlığı dillendirdi mi, dillendirmedi mi?

 

Birlikte iktidar olurlarsa, bu tür konularda, kimin borusu ötecek?

 

CHP’nin mi, SP’nin mi?

 

Şimdiden oturup, çözüm geliştirsinler..

 

Ahmet Davutoğlu, ağzına biber sürülmüş gibi, bu konuya hiç girmedi..

 

Tek kelime etmedi, “haremlik-selamlık” suçlamaları ile ilgili.

 

Ali Babacan da, aynı şekilde, tek cümle kuramadı!

 

Tabanlarından korkmuş olmalılar ki..

 

İyi Partililer de, o konuya girmediler..

 

Tek açıklama yapan, CHP’liler oldu.

 

Onlar da okul müdürü aleyhine konuştular..

 

Şimdi 6 partinin ortak görüşünü, CHP’nin görüşü olarak alırsak, yanlış mı yapmış oluruz?

 

Temel bey açıklasın, Babacan açıklasın, Davutoğlu açıklasın, Akşener açıklasın..

 

Geçtiğimiz haftanın ikinci aktüel konusu da İstanbul Sözleşmesi idi.

 

CHP açık ve net olarak, iktidarlarının ilk haftasında, sözleşmeyi yeniden imzalayacaklarını açıklamasına rağmen..

 

Haydi Babacan, Davutoğlu ve Akşener’in önceki açıklamaları, gay-lezbiyen destekçisi sözleşmeden yana idi, tekrar görüş açıklamalarına gerek yok diyelim..

 

Ama..

 

Yıllarca AK Parti’yi, “Türk ailesini İstanbul Sözleşmesi ile mahvettiniz” diyen SP; 6 partinin toplantısında, o sözleşmeye geri dönme taahhütü hakkında, niye bir kelime edemedi? 

 

Açıklayabilirlerse, sevinirim..

Google+ WhatsApp