Eylül: Eski düzenin sonbaharı...

Eylül: Eski düzenin sonbaharı...


‘ABD çöküyor’ diye bir şey yok. Onun sesi farklı olur. Sahadan çekilebilir, mümkün, tartışılmalı. Çekilse de, çatışmadan yapmayacak. Ama dünyadan ‘azalacak’. Kesin. Fakat buna da razı değil. Durduramayacak ayrı. İş, azaldığı yeri kim, nasıl dolduracak...

Yüksek hasta/kayıp sayılarına ulaşsın-ulaşmasın, dünyanın gözleri önünde devletlerini utandıracak dramlar yaşasın-yaşamasın, büyük oyuncuların hepsi sonrasına bakıyor. Kısa vadeleri Eylül-Şubat aralığı...

***

Başından beri petrol krizini salgının mütemmim cüzü saydım ve öyle takip ettim.. Şimdi elimizde çöken petrol fiyatlarını toparlamak için bir anlaşma var. Ama bu uzlaşı, ‘üretimde kesinti’ diyerek kestirilip atılacak bir şey değil.

ABD Enerji Bakanı Dan Brouillette: “Küresel petrol krizi COVID-19’un yıkıcı etkisidir ve herhangi bir ülkenin gücünü aşar. Hepimizin hızlı ve kararlı bir tepki vermesi gerekir”. (‘Trump congratulates Putin and bin Salman for reaching a deal to stop oil war..’, 12/04, Daily Mail.)

Kesintinin işe yaradığı da şüpheli. 10 milyon varillik daralma ancak kıl kıpırdattı, sonra fiyatlar yine geriledi. Bu rakamın işe yaramayacağı da zaten biliniyordu. (‘Petrolde çöküşü önleme telaşı’, 09/04, AA, Yeni Şafak.) Yetmedi zaten ve iş, petrol fiyatlarının sürüneceği Kara Nisan senaryolarına kadar yürüdü. (‘Petrolde karamsar tahminler’, 16/04, Milliyet.) Nisan, ciddi talep düşüşlerinin-30 milyon varil bölü gün diyenler var-yaşanacağı bir ay olabilir ama nihayetinde 40 dolarlık bir hedef tutturulacağı ‘temenni’ ediliyor.

Durum bu ama bizim baktığımız yer orası değil...

Anlaşmanın kendisi, hedeflerden/tahminlerden daha değerli! ‘OPEC +’ anlaşması petrolden çok fazlası. ABD-Rusya ve Çin’i kapsayan, salgın sonrası dünya siyasetinde geniş bantlı işbirliğinin start işareti. Anlaşma o ruhu zemin yapıyor...

***

Başkan Trump, Rusya, Suudi Arabistan ve Meksika liderleriyle doğrudan görüşmeler yaptı. Petrol üzerine yapılan pazarlıklar, özellikle Rusya ve ABD’nin fedakarlıklar da yaparak yakınlaştığını gösteriyor.

Anlaşma, Rusya ve S. Arabistan’ın endişelerini rahatlatırken, (Rusya’nın bu uzlaşı ile günlük ekstra 75 milyon dolar kazanacağı kestiriliyor) Trump’ın elini de rahatlattı. Çünkü ABD’deki petrol/enerji sektöründe olası bir kriz, daha doğrusu krizin çöküşe sürüklenmesi, seçim yılında büyük fatura çıkaracak(tı)...

Trump’ın geçtiğimiz Pazar attığı tweeti anımsayalım: “OPEC +’ ile büyük petrol anlaşması yapıldı. Rusya Devlet Başkanı Putin ve S. Arabistan Kralı Salman’a teşekkür ve tebrik etmek istiyorum. Herkes için harika bir fırsat!”

***

Basit görünen bu kazan-kazan hesabının sadedi şu; anlaşmanın merkezinde, Trump ve Putin arasında bir anlayış matrisi kuruldu!

Putin, Trump’ın ayakta kalabilmesi için petrol/kaya(şeyl) petrolü endüstrisini korumasının ne kadar önemli olduğunu doğru kavradı. Sektör 10 milyondan fazla Amerikalı istihdam ediyor ve ülkenin GSYİH’sının yüzde 7’sini oluşturuyor.

Bu da Rusya’nın salgın sonrası ve başkanlık seçimleri arifesinde bir oyun planı olduğunu gösteriyor. Esasen bu her ülkenin kurması gereken acil bir plan...

Trump’ın elleri de Rusya ile ilişkilerde artık daha serbest. Soruşturma falan kalmadı. Putin bunu da anlıyor. Esasın esası da var; petrol sektörü, savunma sanayii-medya-finans dünyası-’müesses nizam’ üzerinde çok güçlü bir nüfuza sahip. Trump’ın sektörün çıkarlarını koruması-aslında Rusya düşmanı olan bu etkin kesimlerin-seslerini de kısıyor! Bunlar Trump’ı da çok seviyor değiller ama Amerikan ekonomisinin dibe vurma, durgunluğun oksijenin olmadığı derinliğe sürüklenme ihtimaline eklenecek petrol krizi herkesi sindiriyor. Her halükârda Beyaz Saray zaman ve pozisyon kazanmış görünüyor. Madalyonun diğer yüzünde ise Putin’in büyük bir jest alacağı bulunuyor. Trump-Putin arasında bir hafta içinde üç görüşme yapılmasının nedeni bu.

Nihayet anlamı şudur; bir Amerikan-Rusya detantı!..

***

Kremlin’in acelesi olduğunu da anlamamız lazım; başkanlık seçimlerinden önce bir büyük ABD-Rusya anlaşması yazmak istiyorlar. Sandıktaki bir şansızlık büyük hesapların iskambil kartları gibi yıkılmasına yol açabilir.

İşte, planların buluşma anı “virüse” denk geliyor. Eylül! Bu tarihten evvel salgının yenileceği düşünülüyor. Ardından küresel meselelerin, yani post-virüs döneminin ilk adımlarının atılacağı BM Güvenlik Konseyi zirvesi yapılacak ve daimi üyeler bir araya gelecek. Yeri belli değil. Ama Putin teklif etti ve Trump bunu coşkuyla kabul etti...

Lavrov: “Bu küresel tehdit oluşturan salgını ortak çabalarla aştıktan sonra, çok taraflı örgütlerin işleyişi ile ilgili bir çok şeyi yeniden düşünmek zorundayız”... (‘FM Sergey Lavrov’s interview with Russian and foreign media via video-conference on urgent international issues’, 14/04, MFA Russia.)

Fransa Devlet Başkanı Macron’un, “küresel ateşkes” çağrısını da yine sürecin altlığı sayabilirsiniz. Paris, ‘ben de varım’ diyor. Ve dahi Eylül masasını ilk pazarlık elidir!

***

Önünde sonunda bu cephelerin hepsinin baktığı panorama Çin’dir! Çin de bu zirveye hazırlanıyor. Zaten Rusya, Trump’a bu teklifi götürmeden evvel Pekin’e sordu. Ve onlar da kabul etti. (‘China supports for UN Security Council permanent members summit’, 13/04, CGTN.)

ABD-Rusya-Çin! Salgın sonrası dünya için yeni gerçeklere giriş sayabiliriz. Eşiğin önündeyiz. Ankara, virüse karşı alınan erken önlemler gibi, salgın sonrası dünya tahayyüllerini de erken farketti. Şimdi daha erimli, büyük oyuncuların adımlarını madde madde tesbit eden kendi planımıza ihtiyaç var...

Google+ WhatsApp