Erdoğan’ın sözlerini çarpıtan doktorlara!

Erdoğan’ın sözlerini çarpıtan doktorlara!


“Son zamanlarda bir şey daha çıktı hastanelerde şöyle böyle oluyor diye. Bakın hatalarımız olabilir.”

 

Uygulamada yaşanabilen hataları peşinen kabul eden bir cumhurbaşkanı..

 

Ama suçlamalar ne?

 

“Tek adam diktatoryası”.

 

Konuşma sürüyor:

 

“Bu devasa şehir hastanelerini yapanlar kim? Doktorlar az para aldığı için ayrılıyorlar, değerli kardeşlerim samimi konuşuyorum dost acı söyler ama gerçeği söyler bu hastaneleri inşa eden biziz.”

 

Teknik altyapısı olmayan hastaneler yerine, modern binalar, modern cihazlarla donatılmış hastaneler yapılmış..

 

Ama birileri, bu konuşma sonrasında dahi, “Binalar değil, doktorlar şifa verir” söylemi ile Erdoğan’ın karşısına çıktılar..

 

Depreme dayanaksız, çatısı akan, cihazları arıza yapan.. Devamını siz getirin..

 

O binalarda doktorları düşünün..

 

Gittiniz, tedavi olmak istiyorsunuz.

 

Farz edelim, doktor “Kan tahlili istiyorum” dedi.. Farz edelim, kan tahlili, biraz teferruatlı tahlil.

 

O hastanede yok.. Ne yapacaksınız?

 

Hastane hastane dolaşacaksınız..

 

Eskiden olan bu idi.

 

Ne yapıyordu doktor?

 

“Canım bizim hastanede o tahlil yok ise, sen gel, ben muayene ile senin o tahlilde çıkacak neticeleri bulurum” mu diyordu?

 

“Tahlil nerede yapılıyorsa, git orada yaptır” diyordu..

 

Düne kadar, böyle idi..

 

Şimdi, şehir hastanelerinde, en ince ayrıntılarına kadar, hemen tüm tahliller yapılıyor..

 

Şimdi tek başına bina da diyemeyiz. Tek başına doktor da diyemeyiz..

 

Hepsi bir arada olduğu takdirde, Allah’ın da izni ile şifa imkanı doğacak..

 

Ama, eşi başörtülü Ahmet Davutoğlu bile.. Kalktı, “şifa binalardan değil, doktorların elinde” dedi.. Diyebildi..

 

Şifa; ne binalarda, ne de doktorların elinde..

 

Onların hepsi vesile..

 

Şifa Allah’tandır; bilmiyorsan öğren Ahmet bey. Biliyorsan, Erdoğan düşmanlığı ve gözünü kör eden hırsınla hareket edip, ahiretini tehlikeye atma, deyip geçiyorum..

 

Erdoğan’ın konuşmasının devamını aktarıyorum:

 

“Bu doktorları okutan yetiştiren bu devlet değil mi? E? Bu devlet sizi okuttu yetiştirdi en çok maliyeti yüksek olan da sağlıktır. Ama şimdi az para veriyormuş. Sordum en az alan ne alıyordur? 8 bin 9 bin, en yüksek alan 25 bin civarında. Buna rağmen özel sektör çok daha yüksek verdiği için oralara kaçıp gidiyorlar mı.”

 

“Kaçıp gitmek”ten ne ile bağlantılı bahsediliyor?

 

Maaş ile ilgili..

 

Küçücük bir tereddüt var mı?

 

Devamen, nereden kaçıp, nereye gidiyorlarmış?

 

Devlet hastanesinden kaçıp, özel hastanelere gidiyorlarmış..

 

Cümledeki kastın bu olduğunda, küçücük bir tereddüt olabilir mi?

 

Mümkün değil.

 

Ama bir haftadır., Türk Tabipleri Birliği  başta olmak üzere.

 

Hatta muhafazakar doktorlar bile..

 

“Gitmeyeceğiz, burda kalacağız. Gidecek olan sizsiniz” diyerek, algı oluşturuyorlar.

 

Sanki Erdoğan, “Maaşı beğenmeyen, defolsun yurtdışına gitsin” demiş gibi, algı oluşturuyorlar..

 

Algı oluşturuyorlar diyorum.

 

Çünkü aksi ihtimal.. 

 

Onlar için çok daha vahim.

 

Eğer bu kadar açık cümleleri, yanlış anladılar ise..

 

Bunlardan şifa için vesile olmalarını bile bekleyemeyiz..

 

Devletteki maaşı beğenmeyip, özele gidenler” için söylenilen sözü, Türkiye’de çalışmak istemeyen, yurtdışına gidiyorsa gitsin” diye anladılarsa..

 

Onun için de.

 

“Bir yere gitmiyoruz” diyorlarsa..

 

Bu doktor geçinen adamlara tedavi için gittiğinizde, “başım ağrıyor” deseniz..

 

Allah korusun, bunlar “Ayak tedavisine başlar”lar..

 

Anlamaları bu kadar çarpık.

 

Bu kadar ilgisiz..

 

Erdoğan’ın sözlerini vermeye devam ediyorum:

 

“Açık konuşuyorum, açık konuşmayı severim. Varsın gidiyorlarsa gitsinler. Bizler de üniversiteleri yeni, bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam ederiz buralarda onlarla devam ederiz.”

 

Bu kadar net bir cümleye, “Gidecek olan var ise, biz değil, sizsiniz” diye cevap yetiştirmeye kalkışan TTB’nin de yönetimini ele geçirmiş üç hokkabaza hatırlatayım:

 

“Sizin fakülte diplomanızdan bile şüphe içindeyim”

 

 Nasıl olmayayım..

 

Erdoğan, “Doktorlar giderlerse gitsinler“ demiyor..

 

“Devletin verdiği maaşı beğenmeyip, özele geçmek isteyen varsa, geçsin” diyor..

 

Devam ediyor.

 

“Yeni mezun doktorlarla yolumuza devam ederiz” diyor.

 

“Doktorlar yerine, nalbantlarla yola devam ederiz” demiyor.

 

“Doktorlar gidiyorsa, biz de AK Parti il başkanlarını oraya atar, yolumuza devam ederiz” demiyor..

 

“Yine doktorlarla.. Ama yeni mezun doktorlarla yürümeye devam ederiz” diyor..

 

Ardından da, gerekirse, yurtdışından da doktor davet edebileceklerini hatırlatıyor..

 

Bu durumda..

 

Sanki doktorlar gitsin, biz doktorsuz yolumuza devam ederiz” denilmiş gibi algı üreten kim var ise.

 

Ya aklından zoru vardır.

 

Ya da ahlakında bir sorun vardır..

 

Hele hele..

 

“Biz değil, siz gideceksiniz” diyenlere sorsak.. 

 

Erdoğan, yüksek maaş isteyenler yerine, genç mezunlarla yine doktorlarla yol yürüyeceğini söylediğine göre..

 

“Siz gideceksiniz” diyen TTB Yönetimi, Erdoğan yerine, ülkeyi kimle yönetmeyi düşünüyor?

 

Siyasetçiler gidecek, biz teröristlerle yöneteceğiz” mi diyor?

 

Ki.. Erdoğan’ın şahsında, genelleme yaparak, “Siz gideceksiniz” diyor..

 

“Sizin yerinize, sol partileri getireceğiz” demeye bile tenezzül etmeden..

 

Toptan siyasetçileri tasfiye edeceklermiş gibi bir söylem geliştiriyorlar..

 

Ve.

 

Tüm bu tartışmalardan sonra..

 

AK Parti öncesindeki onlarca yıl sorun haline gelen, doktorların aldıkları tüm ücretin bordrolarına yansıması ve haliyle emekli maaşlarına yansıması, dün yapılan açıklama ile hayata geçirildi..

 

Sanmayın ki, tartışma sonrasında oldu..

 

50 yılın tartışmasıdır bu.. Yapılamayan, ama olması gereken bir icraattır..  AK Parti, yıllardır bunun üzerinde çalışıyordu..

 

AK Parti’den önce, diğer iktidarlar söz verdiler, yapmadan gittiler..

 

Şimdi tekrar onlar iktidara getirilmek isteniyor.

 

“Gideceksin” denilen ise, onlarca hükümetin bu ülkede yapamadığını yapmış oluyor..

 

Nokta.

Google+ WhatsApp