Erdoğan bize ne anlattı? Batı hegemonyası biterken Türkiye ne yapmak istiyor?

Erdoğan bize ne anlattı? Batı hegemonyası biterken Türkiye ne yapmak istiyor?


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın: “Batı’nın üstünlüğü anlayışının sonuna geldik. Yeni bir uluslararası sistem oluşuyor. Batı hegemonyası bitmiştir” cümlesi, bu topraklardan yükselen ve dünyaya yönelen en güçlü sözdür.

 

Çünkü; yüzyılların özeti, geçmişin ve geleceğin bütün şifreleri bu tespitte ve bunu söyleyebilecek güç ve cesarette yatıyor.

 

Tarih yapan, coğrafya inşa eden akıl, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde bu güçlü çıkışı yapabiliyorsa, büyük hedeflere yönelmiş demektir.

 

İmparatorluklar aklı boş konuşmaz. Büyük güçler asla hamaset yapmaz.

Bu cümlelerin; tam da bu dönemde, tam da ülkelerin ve ulusların yeni kararlar verme aşamasında, tam da dünyanın güç ağırlığının yer değiştirdiği ve yeniden oluştuğu dönemde Türkiye’den yükselmesi, büyük çıkışların, çok büyük değişimlerin habercisidir.

 

ABD’nin içine kapandığı ve dünyanın birçok bölgesinden çekilmeye başladığı, Avrupa’nın “Birlik” ruhunu kaybettiği ve kendi iç sorunlarına yoğunlaştığı, yüzyıllardır dünya düzenini şekillendiren Batı’nın gücünün eridiği ve “merkez” olma rolünü “ahlâken” kaybettiği bir dönemde “Türkiye Yükselişi” bir rastlantı değildir.

 

İmparatorluklar aklı böyle bir zamanda hamaset yapmaz.

 

Dünya tarihini şekillendiren güçler ve milletler böyle dönemlerde boş konuşmaz.

 

21. yüzyıla yeniden dönen, en önemlisi de küresel bir bakışa sahip olan milletlerin ve güçlerin her sözü, her düşüncesi, her hareketi her dokunuşu, dünyanın büyük değişiklikler yaşadığı dönemlerde çok kritiktir.

 

Batı hegemonyadan ‘savunma’ya geçiyor.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında olandan çok daha derin bir kırılma yaşanıyor. Çünkü o savaşlar aslında “Batı iç savaşı”ydı.

 

Bu sefer, savaş bile olmadan Batı’nın elindeki güç kararlı bir şekilde başka alanlara, başka ülkelere kayıyor. Bu, aslında yirmi yıldır devam ediyor ve hızlanıyor.

 

Sadece Türkiye değil, imparatorluk geleneği, büyük güç geleneği, tarih ve coğrafya aklı olan, buna göre siyasi aklı biçimlenen ülkeler ve milletlerin hepsi bugün benzer cümleler kuruyor.

 

İngiltere’nin AB’den ayrılması, ABD’nin Afganistan/Orta Asya’dan çekilmesi, Ortadoğu’da birçok yerde gücünü azaltmaya başlaması, ABD ve İngiltere’nin Avrupa ve Pasifik’te Fransa’yı dışlaması, Avrupa için bölünmenin derinleşmesi, Rusya ve Çin ile ABD ve İngiltere arasındaki gerilimin tırmanması, ABD’nin gücünü Pasifik’te toplama telâşı, Batı’nın genel anlamda hegemonyadan savunmaya geçme arayışı bize çok şey anlatıyor.

 

Erdoğan bize ne diyor? Ne anlatmaya çalışıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözü, “Coğrafi Keşifler” adı altında başlatılan “sömürgecilik tarihi”, “modern kolonyalizm tarihi”, iki Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni sonrasını haber veriyor.

 

Dünyaya “Türkiye döndü” diyor. Libya’dan Suriye’ye, Karabağ’dan terörle mücadeleye, Batı’nın içerideki iktidar/vesayet alanlarını sona erdirmeye dönük bütün “müdahaleler” aslında Türkiye’nin bu yeni dönemini haber veriyordu.

 

Peki, neydi bu haber, Türkiye ne yapmaya çalışıyor? Erdoğan neyi anlatmak istiyor?

 

“Büyük güçler kapısı” açıldı “Coğrafya ile yükselme” devri.

Türkiye; yüzyıllar sonra Batı düzeninin çöküşünü gördü. Bunu çok iyi okudu. Yeni yükselişleri, yeni güç dağılımlarını, kendisine açılan alanları, kimlerin gerilediğini, kimlere alan açıldığını gördü.

 

Tarihin, kendisi gibi bazı ülkelere yeniden “büyük güçler kapısı”nı açtığını okudu. Selçuklu’dan Osmanlı’dan, Cumhuriyet’ten devamla “coğrafya ile yükselme” yolunu açtı.

 

Sadece Anadolu’da terörle mücadele değil, güvenlik ve nüfuz etkisini çok geniş alanlara yaydı. Buna siyasi aklı ve gücünün yettiğini, olağanüstü “güç inşası”nın mümkün olduğunu biliyordu. Birileri güç kaybederken o gücün başka ülkelere kayacağı mutlaktı. Ve Türkiye bunu toplamaya başladı.

 

“Dünyanın eksenini sarsar” derken bunu kastediyorum.

Önceden sadece PKK ile, terör örgütleriyle uğraşırken elini uzattığı her yerde karşısına dünyanın merkez ülkeleri çıktı. Sömürge ülkeleri çıktı. Bütün Batı ülkeleri çıktı.

 

Ve Türkiye, bu alanların tamamından elini güçlendirerek çıktı. Sadece Doğu Akdeniz’de, sadece Afrika’da Fransa ile girdiği ve kazandığı güç hesaplaşması bile neleri başardığını anlatmaya yetecektir.

 

Türkiye’nin Ortadoğu’da, Afrika’da, Orta Asya’da kurduğu ilişkiler, yakınlıklar, ortaklıklar yeryüzünün ana eksenini sarsacaktır. Ve şimdiden sarsıyor da.

 

Dünya, Doğu ve Batı diye ikiye bölünürken Türkiye, yeryüzünün ana ekseninde çok güçlü bir “üçüncü güç” yükselişinin mümkün olduğunu gösterdi.

 

Bütün ezberleri bozan, şok edici dalga geliyor. Batı, ‘intikam cephesi’ni bu yüzden içeride kurdu.

İşte bütün ezberleri bozan, şok edici dalga bu oldu. Bunu beklemiyorlardı. Özellikle Batı, çok büyük bir sürprizle karşılaştı. Bu öfke ile, intikam cephesini “içeride” kurdu. Kendi ülkemizde siyasi partiler ve terör örgütleri üzerinden “Türkiye’yi durdurma cephesi” inşa etti. Bu yetecek mi? Dışarıda durduramayanlar içeriden durdurabilecek mi?

 

Hiç sanmıyorum. Çünkü bu cepheyi kuranlar zaten kaybediyor. “Hegemonya, kolonyalizm, vesayet” bu büyük yükseliş ve akıl karşısında tutunamayacak.

 

Çünkü bu bir iç politik mesele, siyasi parti meselesi değil. Bu, bir ülkenin 20. yüzyılda ara verdiği yürüyüşünü yeniden başlatmasıdır.

 

Dikkat edin, eskinin kibirli, kanlı sömürgeci güçlerinin kaleleri birer birer devriliyor. Onlar geleceği kendi kibirleri yüzünden kaybetti. Uluslara yaşattıkları kanlı siyasi tarih yüzünden kaybetti. Güç, ellerinden kaymaya başladığı anda her millet harekete geçti.

 

Yüzyılların mesajı: Bir imparatorluğu daha içeriden yıkmalarına izin vermeyelim.

İşte Türkiye bunun öncüsü oldu. Yeni Türkiye’nin Yolu, bu yüzden bütün coğrafyanın yoludur. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye’nin hem coğrafyanın gücünü keşfetti ve harekete geçirdi. Bu, küresel ölçekte sarsıntılara, derin değişikliklere yol açacak bir devrimdir.

 

Ona öfkelerinin tek sebebi de budur.

 

Ama Erdoğan, bütün dünyanın izlediği bir gerçeği açıkça ilân etti. “Batı’nın üstünlüğü anlayışının sonuna geldik. Yeni bir uluslararası sistem oluşuyor. Batı hegemonyası bitmiştir.” Batı için küresel liderlik tarihinin sonuna geldik.

 

Yüzyılların mesajı bu! Bu söz, tarih değiştirecek. Hep birlikte göreceğiz. Yeter ki; bir imparatorluğu daha içeriden yıkmalarına izin vermeyelim.

Google+ WhatsApp