Emperyalistlerin emellerinin içimizdeki bekçileri

Emperyalistlerin emellerinin içimizdeki bekçileri


İslâm coğrafyasının işgal ve istilâsı içten başlamıştır. İçten başlayan mürted dalga, dışardaki müstevli harbiye davetiye çıkartmıştır. Diniyle idare olunmaktan uzak düştüğü günden bu yana dinmedi, dinmiyor bu milletin gözyaşları. Dinozorlar kaplamış, kapılmış köşe başları!

 

Feryadlar yükseliyor binlerin toplandığı meydanlardan. Binlerin sözü, fazla geçer olmuş milyonlardan. İslâm topraklarında İslâm’ın dediği değil, İslâm düşmanlarının dedikleri oluyor. Emperyalistlerin emrine hazırız, demokratız diyenler. Acaba bu topraklarda emperyalistlere bir tas su bile içirtmemek için şehadeti göze alan Müslüman atalarının karşısına, hangi yüzle gidecekler!

 

Emperyalistlerin emri; Müslümanların topraklarında ezilip horlanacak dini değerler. Dinini, dininden kaynaklanan değerleri unutmayan Müslümanlar bize hesap verecekler. Kimine yobaz, kimine mürteci, kimine softa, kimine siyasi mevta, kimine terörist diyeceğiz ve böylece hayat sahnesinden silinecekler! 

 

İslâm topraklarında emperyalistlerin kanunlarını, sistemlerini Müslümanlara amir kılıp bununla iftihar edenler, emperyalistlerin içimizdeki işbirlikçileridir. Emperyalistler, işgal ettikleri İslâm topraklarında bekçiler dikmeden çekip gitmediler. Emperyalistlerin en büyük hedefleri, Müslümanları dinden ve imandan etmektir. Rabbimiz uyarıyor:

 

“Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.” (Al-i İmran Sûresi/ 100)

 

Müslümanları dinlerinden ve imanlarından döndürerek değişime ve dönüşüme tabi tutarak köleleştirmek, emperyalist Yahudilerin ve Hıristiyanların müşterek emelleridir. Emperyalistler, kendi yumurtalarını pişirmek için dünyayı ateşe vermekten çekinmezler. Emperyalist devletler, hiçbir zaman Müslüman ülkelere barış, sulh ve salah ihraç etmediler. Aksine hep kan, gözyaşı ve sömürü ihraç ettiler. Müslümanların kendilerindeki kavgayı devam ettirmeleri ve birbirlerini öldürmeleri için kendilerine silah tedarik ettiler. Ölen Müslüman, öldüren Müslüman, kan, gözyaşı ve sömürü üzerinden para kazanan hep emperyalist devlet oluyor. 

 

“Kan, gözyaşı, sömürü

Budur emperyalizmin çamuru

Ne kadar yoğurursan yoğur

Hep aynı çıkar hamuru...”

 

Celladına âşık edilmişler tarafından idare olunmak, düşmana köle olmaktır. Emperyalistlerin bu topraklardan İslâm’ın izlerinin silinmesine göz yumarsak, bu topraklardan bizi sürmelerinin önünü açmış oluruz. Emperyalistlerin emellerinin içimizdeki bekçilerini, işbirlikçilerini, mali ve politik rantiyerlerin maskesini indirmek ve oyunlarını bozmak, yarınlarımız için sulhu salah olacaktır. Bu nedenle diyoruz ki; bu memlekette iktidar olmak için bırakın vatanı satmayı, annelerini bile satmayı göze almış haramzadelerin iktidar olmaması gerekir. Asırlar ve nesiller değişse de her mekânda, her zamanda vardır mürtedlere karşı savaşan bir Ebu Bekir! 

 

İslâm topraklarında emperyalist devletlerin başı Amerika’nın ekmek kapıları her gün biraz daha darılıyor. Amerika, İslâm topraklarındaki ekmek kapılarını genişletmek ve çoğaltmak amacıyla içimizdeki bekçilerini, işçilerini seferber etmiş bulunmaktadır. Halkı Müslüman ülkeleri kendine muhtaç ettirmek için Amerika’nın yapacağı çılgınlık yoktur. Amerika’nın İslâm topraklarına girişine sevinen, gidişine de üzülenler, emperyalistlerin emellerinin içimizdeki bekçileridir. Emperyalistlerin emellerinin içimizdeki bu bekçileri, daima fitne ve fesad peşindedirler. 

 

Enternasyonal Küfür Mafyası’nın emri ve işari üzere sosyal ve siyasal fay hatlarının tümünü harekete geçirerek Eylül-Ekim aylarında Türkiye’yi karıştıracaklar. Şeytanla yeniden barış anlaşması yapacaklar. Müslümana dininin mahkûmiyetini yeniden Müslümana alkışlatacaklar. Uyanık olalım. Amerikan ve yandaşlarının menfaatleri tehlikeye girmesin diye ülkesini bölmeyi, insanları birbirine düşman etmeyi vazife bilenler, emperyalistlerin emelleri için çalışanlardır. Emperyalizm uzunca süredir bir dünya sistemi haline gelmiş bulunmaktadır. Emperyalist egemenlik sistemi, diğer tüm ilişkileri kendisine bağlamakta, onları kendi hizmetine almaktadır. Kapitalist ilişkileri kendisine kılavuz edinen ideoloji, politika, kültür, sanat, spor vb. tüm etkinlikler sonuçta gelip emperyalizme ve onun çıkarlarına bağlanmakta, emperyalist dev tekellere hizmet etmek üzere şekillendirilmektedir. Amerika’nın genelde İslâm coğrafyasında, özelde ise ülkemizde elini güçlendiren, plan ve projelerine işlerlik kazandıran sosyal ve siyasal oluşumlar, emperyalizmin emellerine bekçilik eden oluşumlardır.

 

Emperyalistlerin emellerine bekçilik edenin okuduğu dört mevsim kötülükler kitabı. Sabah akşam ağzında enaniyet hitabı. Medar-ı iftiharı yüzündeki riya süsü. Bir de peşinde giden uysal koyun mezhebine mensup bukalemunlar sürüsü! 

 

Emperyalistlerin emellerinin içimizdeki bekçilerinin varlığına şahidlik eden memleketin ahvali yürek yarası; vicdanlar seçilmiyor katran karası. Helal uzaklaştırılmış herkesin cüzdanında haram parası. Her şeyin olur ama hayatın asla olmaz provası!

 

Emperyalist demokrasi, emperyalist çıkarların hizmetindedir ve boyun eğdirilmesi gereken ülkenin Türkiye, Venezuela, Suriye, İran ya da başka bir ülke olması onlar açısından sadece ayrıntıdır. Ülkelerin yakılıp yıkılması, yüz binlerce ölü vb. emperyalist demokrasinin vicdanını yaralamaz. Ama İslâm ümmeti, küresel sömürü düzeninin ölüm kusan karanlığını yırtacak adalet, huzur ve barış medeniyetinin temsilcisi olup İslâm topraklarına emperyalist emellerin gerçeklemesine geçit vermez. 

Google+ WhatsApp