Dünyanın Paylaşılması, Güçler Çatışması-II

Dünyanın Paylaşılması, Güçler Çatışması-II


Avrupa AB’yi oluşturduktan sonra kendi içindeki savaşlara ve çatışmalara büyük ölçüde son verdi. Bir güç birliği oluşturdu. Bu gücün çekim merkezi İngiltere’dir. Her ne kadar kimi zaman memnuniyetsizleri olsa da.

 

Amerika ile İngiltere’yi ayrı düşünmemek gerekir. Bu güç birliği, dünyanın şekillenmesinde birliktedirler. Ayrıca Yahudileri de bunlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Ülkelerin ve belli güç merkezlerinin asıl gücü ekonomilerinden. Çatışmaların, çekişmelerin sonunda patlayan savaşların nedeni de büyük ölçüde budur.

 

Rusya bir güç çevresiyle var. Çin bir ayrı güç. Hindistan şimdi sessiz görünüyorsa da onu ayrı düşünmemek gerekir. Japonya bastırılmış olsa da kendi içinde kendi kendine yetiyor.

 

Almanya’nın çıkışı bastırıldı, şimdi o AB içinde gücünü koruyor. Fakat Batı’dan ayrı değil. Zaman zaman çıkışlar yapsa da sınırları bellidir ve bir yere kadardır.

 

Rusya komünizmden vazgeçince birçok ülke AB çatısı altına alındı. Rusya’nın bunları tutma gücü belki yoktu ama ayrılıklarına göz yumdu diyebiliriz. Kendisinin belirlediği sınırların da zorlamasına izin veremezdi.

 

Ukrayna-Rusya çekişmesi yeni değildir. Rusya tarafından sürekli bastırılmıştır. Güçlü ve potansiyeli olan bir bölgedir Ukrayna. Genç ve enerjik bir yapısı var.

 

Savaş sürecinde satır aralarında ilginç ayrıntılar da gelişmiyor değil. Zelenskiy’nin “Holoskot” tanımlaması İsrail’i dolayısıyla Yahudileri rahatsız etti. Çünkü “Holoskot” Yahudilerin var oluşlarının biricik dayanağı ve güç merkezi. Bunu alabildiğine kullanıyorlar. Burada bir soykırımdan söz edilmesi onların gücünün gözden kaçırılmasına neden olur.

 

Yahudiler “Holoskot” ile Batı’yı kendine mahkûm etmiştir. Avrupa da Rusya dâhil bunun bedelini ödüyor. Hem yaraları var hem de boşlukları.

İsrail, her ne kadar bunu kullanıyorsa da Batı’ya ihtiyacı var. Bir yandan Filistin’deki gücünü geliştiriyor ve koruyor bir yandan da gerekli olan takviyelerde bulunuyor. Yahudilerin büyük ideali zamana yayılmış durumda. Acelesi yok ama adım adım ilerliyor.

Rusya’nın derdi kendisi ve kendi konumu. Ukrayna’nın NATO’ya dâhil olmasına izin vermiyor. Sevimsiz görünse de Batı karşısında bu mücadeleyi vermek zorunda. İçine kadar uzayacak ve girilecek bu hamleye karşıdır yaptığı.

 

İşin ironik başka boyutları da var. Amerika Rusya’yı kıyım yapmakla suçluyor. Kendisinin başlattığı ve içinde olduğu savaşlarda sanki hiç kıyım olmuyor.

Ukrayna halkı elbette mazlum ve zor durumda. Savaşların kurbanları siviller, çocuklar ve kadınlar. Kimi savaşlarda kimi semboller ve akılda kalıcı olanlar dikkat çeker. Bir çocuğun bin kilometre yol yürümesinin sunulması gibi. Bu çocuk bu kadar yol yürüdü mü, yürümedi mi bilinmez. Gerçekleri yansıtmıyor gibi. Fakat bunun üzerinden savaşın trajik hâle getirilmesi ve dünya kamusuna sunulması da oyunun bir parçası.

 

Bu savaş geçmişten gelen kimi durumlardan ötürü bizi de fazlasıyla ilgilendiriyor. Bunu sadece ekonomi olarak görmemek gerekir. Çünkü hemen kaşımızın üzerinde duruyor bu bölge. Yukarı doğru baktığımızda Ukrayna ve Rusya’yı görüyoruz. Aramızda bir deniz olması bir engel değil.

Türkiye’nin yalnızlaştığı bir zamandaki arayışları, hem siyasal hem de ekonomik olarak. Geçmişe ait bilgileri aktarmıştık.

 

Türkiye’nin bir yere yönelmesi diğerini rahatsız eder. Türkiye’nin hem güçlenmesine izin verilmez hem de taraflara göre birinin yanında olmasına razı olunmaz.

 

Şu bir gerçektir ki güç belirleyicidir.

 

Bizi ilgilendiren tarafı kendi içimizde birbirimize karşı adil ve merhametli değiliz. İnsanlığın ise merhamete ve sevgiye ihtiyacı var. Batı insanı sadece kendi insanını sever, kendi insanına göre acı çeker. Ukrayna’da yaşananlardan bu denli rahatsız olunmasının nedeni de budur.

Google+ WhatsApp