Dünyanın kenarları keskindir…

Dünyanın kenarları keskindir…


‘Erken seçim, hemen seçim’ diye diye ve ekonomik sıkıntılanmaları hem besleyip hem onlardan beslenerek ülkenin gündemini toptan ‘iç çekişmelere kilitlemenin’, üstelik bu bayağı manevraya medyanın da güle oynaya yuvarlanmasının sonucu; sürekli öne bakıp uzağı netlemekte zorlanmanızdır. İstedikleri de zaten budur…

 

Başı dik tutmakta sorunumuz yok şükür ve çoğu ülkeyi ‘çatlatacak’ kadar, örneğin arada ‘Afrika Zirvesi’ düzenleyip, yüzün üzerinde bakan, devlet başkanını bir seferde ağırlayıp, tokalaşabiliyoruz. Hele pazartesi akşamı gibi döviz ezikleyen gelişmeler elbette moral oluyor…

 

Yine de, işte bu siyasi safralar ve vasat medya akılları yüzünden, küresel dönüm noktalarına yaklaşıldığını, bir ‘Küba Krizi’ kadar dünyanın kenarında durulduğunu, savaş olsun-olmasın bir dünya savaşı kadar dönüştürücü ‘yapı bozum’ anında olduğumuzu kestiremiyoruz…

 

Mesela, ABD’nin düzenlediği ‘Dünya Demokrasi Zirvesi’ne çağrılanlar ayrı bahis ama çağrılmayanlar aslında ‘demokrasisi zayıf’ değil, bundan sonra ‘rakip hatta düşman’ sayılacak ülkeler…

 

Bu anlamıyla Dedeağaç’ta yaşananlar da aynı. Batı’nın bittiği yer Zirve’ye çağrılmayanlar da, sınırın karşı tarafı…

 

Hele Ukrayna; televizyonlardan mahalli gerginlikler, sokak çatışmaları zaviyesinden izlenen stres alanları, dünya düzeninin ‘kıvrıldığı’ coğrafyalar aslında…

 

***

 

Batı’nın Doğu’ya yürüdüğü Avrupa ve Pasifik faylarından birincisi için Rusya iki belge açıkladı…

 

Mealen dedi ki…

 

Bir, Rusya ve ABD üçüncü ülkelerin topraklarını diğerine karşı kullanmayacak. İki, ABD, şu an NATO üyesi olmayan Sovyet sonrası ülkelerde üs açmayacak, askeri işbirliği geliştirmeyecek. Üç, taraflar kısa-orta menzilli füzeleri, bu silahların diğerinin topraklarındaki hedeflere ulaşabileceği alanlara konuşlandırmayacak. Dört, Taraflar yurtdışında nükleer silah konuşlandıramaz ve hâlihazırda konuşlandırılmış olanlar çekilmelidir. Beş, her iki taraf toprakları dışında nükleer silahların konuşlandırılması için her türlü mevcut altyapıyı ortadan kaldıracaktır…

 

Vay, vay, vay…

 

ABD, bu maddeleri kabul eder-etmez ayrı tartışacağız. Ama maddelerin şekli de niteliği de, Rusya-ABD arasında yapılan/yapılacak bir anlaşmanın taslağıdır. Bu gerçekleşirse, işte ‘yeni Avrupa mimarisi’ hatta ‘yeni Dünya’ denilen ‘metamorfoz’ başlamış olacak.

 

Tabii biz, “ne oluyo yahu” demeden, satır aralarının İncirlik’teki nükleer silahları kapsayıp kapsamadığını tartışmaya açar!! Bu açıdan da Küba Krizi’ne atıf yapılabilir ama asıl, uzmanlar ‘Yalta’ göndermesini tercih ediyorlar ki.. ‘Her şey baştan’ demek…

 

***

 

Geçelim ikinci kısma…

 

Daha çok NATO, daha doğrusu üyelerine yapılan bir anlaşma teklifi gibi. İkisi aynı değil; NATO eşittir ABD ama üyeleri her zaman eşittir ABD değil…

 

A) NATO daha doğuya yayılmayacak, Ukrayna’yı üye yapmayacak. B)NATO, Ukrayna’da, Doğu Avrupa’da, Güney Kafkasya’da veya Orta Asya’da herhangi bir askeri faaliyette bulunmayacak. C) Rusya ve NATO, birbirlerinin bölgelerinin menzili içinde kısa-orta menzilli füzeler konuşlandırmayacaklar.

 

D) Taraflar birbirini düşman olarak görmeyecek, tehdit oluşturmayacak, güç kullanmaktan kaçınacak, uluslararası anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözecektir!

 

Çatıyı biliyorduk; NATO/ABD, Doğu’ya ilerlemeyecek artı Rusya için reaksiyon süresi bulunmayan Ukrayna ve Gürcistan gibi sınır boylarına-füze konuşlandırmayacak. Hele nükleer falan, Allah korusun. Ama ‘D’ maddesi.. Bir anlaşma arıyor!..

 

***

 

Gelelim, Batı/ABD ne diyecek?..

 

İlk çıkışlar sert reddedişler içerebilir. Ama çöpe atmayacaklar! Muhtemelen zamana da oynayarak, eriterek, parçalayarak müzakere edecekler. Rusya da bunu biliyor ve o yüzden ilk şartları yüksek tutuyor. Ama bunlarla başlanması Moskova’ya avantaj…

 

Buna karşın açmaz şu; böylesi anlaşma ABD’nin boğazına takılabilir. Hem içeride hem dışarıda. Fakat zaruri ihtiyaç. Çin için. Önce Rusya’nın stratejik kapasitesini zayıflatmak, ardından Çin’in yükselişine cephesini dönmek için…

 

Bir de, ABD’nin on yıllardır sürdürdüğü, Rusya’ya karşı küresel dengeyi Batı lehine çevirmek için uzun vadeli ABD stratejisi ne olacak? Bundan vazgeçebilecek mi? Askerler ne diyecek?

 

O halde bir ‘kıvam’ lazım ABD’ye. Çünkü; Bugün Rusya için NATO ve ABD’nin gelip dayandığı yer kapısı. Tahammül edilemez bir durum var…

 

Moskova’nın yayınladığı bu belgeler, ABD/Batı’nın ne yapmak istediğini tam olarak anladığı gösteriyor.

 

Bir de Pekin’in ne yapacağı var? Önceki yazılarda anlattık; anlık değişimleri takip lazım ama ABD, Rusya ile hesaplaşmasında Çin’in işe karışmayacağını düşünüyor ise bugün için yazıyorum, yanılıyor. Okudunuz hep, Putin-Jinping görüşmesi Rusya’ya destekti…

 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü; “Bir süredir belirli ülkeler ideolojik çizgiler çiziyor, yeni askeri bloklar inşa ediyor, bölgesel gerilimleri körüklüyor. Tümü küresel stratejik istikrara ciddi tehditler, meydan okumalar getiriyor. Çin ve Rusya bunu reddediyor”…

 

Sonuç; küresel güçte dalgalanmalar var. Uluslararası kriz gelişiyor. Taraflar daha sert oynamak zorunda kalacaklar.

 

NATO Genel Sekreterliği, Rusya’nın NATO’nun nasıl hareket edeceğine karışamayacağını, genişleme planları üzerinde söz hakkı bulunmadığını söyledi…

 

Ama görünenle yürüyeni karıştırmayalım. Rusya bu maddeleri Amerika’da karşılığı olduğunu görmeden yayınlamaz. ABD de bu haliyle kabul etmez. İş, uzlaşıya giderse dünya değişir! Gitmezse de sınırlar değişir!..

 

Peki, Türkiye ne yapar? Bize iyi mi kötü mü?..

Google+ WhatsApp