Dünya Kudüs Haftası

Dünya Kudüs Haftası


İki yıldan beri, kameri takvime göre Receb ayının son haftası Dünya Kudüs Haftası olarak değerlendiriliyor. Bu yıl da Dünya Kudüs Haftası programları 25 Şubat’ta başlatıldı ve 4 Mart tarihine kadar sürdürülecek. 

 

Dünya genelinde çeşitli sıkıntıların, çalkantıların ve savaşların gündemi büyük ölçüde meşgul etmesine rağmen bu yıl Dünya Kudüs Haftası faaliyetlerine ilginin arttığı söylenebilir. Bu yıl faaliyetler aynı zamanda organize bir şekilde yürütülüyor ve programlara destek veren sivil toplum kuruluşları birbiriyle irtibatlı. Yapılan açıklamalara göre düzenlenen etkinliklere 45 farklı ülkeden 320 sivil toplum kuruluşu destek veriyor. 

 

Dünya Kudüs Haftası olarak Receb ayının son haftasının seçilmesinin en önemli sebebi içerisinde isra ve mirac gecesi olması. Çünkü bu olay, İslam’ın ilk kıblesi ve harem mescitlerin üçüncüsü durumundaki Mescidi Aksa’yla irtibatlı. 

 

Türkiye’de de 27 Şubat Pazar akşamı yani yarın, isra ve mirac gecesi münasebetiyle programlar düzenlenecek. Bu vesileyle Kudüs ve Mescidi Aksa davasının da gündeme getirilmesi, bugün Kudüs’ün içinde bulunduğu problemlerden, Mescidi Aksa’ya yönelen tehditlerden de söz edilmesi gerekir. 

 

Ayrıca şunu ifade edelim ki, siyonist işgal rejimi “normalleşme” sürecinden dolayı Filistin halkına, Kudüs ve Mescidi Aksa’ya yönelik politikalarında hiçbir değişiklik yapmamıştır. Kudüs’teki yahudileştirme, Filistinlilerin evlerini yıkma, arsalarını hukuksuz bir şekilde gasp etme işlemleri 2022 yılında daha da arttı. Bu da siyonist işgal rejimiyle normalleşme politikalarının Filistin halkının ve Kudüs davasının yararına olmadığını, bilakis işgalci siyonistlerin daha cüretkâr, dolayısıyla daha saldırgan olmalarına sebep olduğunu göstermektedir. Bu itibarla işgal rejiminin cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog’un Türkiye’ye yapacağı ziyaretten de Filistin ve Kudüs davası yararına hiçbir şey beklenmemelidir. 

 

Bu yıl Kudüs Haftası etkinliklerinin başlatıldığı 25 Şubat tarihi aynı zamanda, 28 yıl önce El-Halil’deki Hz. İbrahim Camisi’nde sabah namazı esnasında gerçekleştirilen korkunç katliamın yıl dönümüne tekabül ediyordu. O katliamı, siyonist işgal rejiminin katliamdaki fonksiyonunu ve sonrasında Hz. İbrahim Camisi’ne yönelik olarak oynadığı oyunu unutmamalı, bundan ibret alarak Mescidi Aksa hakkında kurduğu tuzaklara karşı baştan tedbirli olmalı, burayı savunabilmek için büyük fedakârlıkta bulunan Kudüs halkının direnişinin arkasında durmalıyız. 

 

 

O zaman 15 Ramazan’a tekabül eden, 25 Şubat 1994 tarihinde sabah namazı esnasında Barush Goldstien adında bir aşırı siyonist doktor El-Halil’deki Hz. İbrahim Camisi’ni basarak tam insanların secdeye vardıkları esnada arkadan otomatik silahla üzerlerine mermi yağdırıp 25 kişinin şehit olmasına 150 kişinin de yaralanmasına sebep olmuştu. Cemaatin arasındaki iki gencin bu canavarın üzerine atlayıp onu öldürmesiyle katliam son bulmuş, ancak onu etkisiz hale getiren gençler de şehit edilmişti. 

 

Siyonist işgal rejimi bu katliamda yaralananların hastaneye ulaştırılmalarını ve dışarıdan destek verilmesini engellemek için hem caminin kapılarını tutmuş hem de yollara askerler yığmıştı. Bu da aslında o canavarın tek başına değil işgal rejiminin karanlık güçleriyle birlikte hareket ettiğini gösteriyordu. 

 

Olaydan sonra işgal rejimi soruşturma bahanesiyle Hz. İbrahim Camisi’ni altı ay süreyle kapattı ve açtığında üçte ikisini yahudi mabedine dönüştürmüştü. Bu da sinsi bir oyundu. 

 

Şimdi aynı oyunu Mescidi Aksa’da oynamak ve buranın haremini mekan veya zaman yönünden yahudilerle paylaştırmak için çalışıyor. Bu konudaki planına zemin oluşturmak için de sürekli fanatik yahudi örgütlerinden yararlanarak Mescidi Aksa’ya gruplar halinde baskınlar düzenlenmesine imkân sağlıyor. 

 

 

Tarihte yaşananlardan ibret almak ve geleceğe ışık tutmak gerekir. Bu itibarla insanlarımızın Kudüs davası konusunda bilinçlendirilmesi açısından Dünya Kudüs Haftası etkinliklerinin yaygınlaştırılmasına herkes kendi çapında katkıda bulunmalıdır.

Google+ WhatsApp