Dünya insanın gurbetidir

Dünya insanın gurbetidir


Mevlana ney metaforunda neyin sesine yansıyan hüzünden bahseder. Kamışlıktan koparılıp gurbete sürüklenen ney öz yurduna olan özlemini dramatik bir sesle ifade etmektedir. Ney vatanına, koparıldığı sulaklığa hasrettir o yüzden sesinde hep hüzün vardır. Tıpkı bunun gibi insan da öz vatanından dünyaya hicret etmiştir ve burada gurbet içinde gurbeti yaşamaktadır.

 

Kutsadığı ve taparcasına tutunduğu dünya aslında insanın gurbetidir ve o burada ne kalıcı bir huzura ulaşabilmekte ne de sırtındaki yükten kurtulabilmektedir. İnsan emanet bir mekânda ve emanet bir bedenle nefes alıp vermektedir…

 

İnsan gurbettedir ve gurbet hüznün diğer adıdır. Öz vatanından uzakta yaşayan bir insanın günü nasıl geçer tahmin edebilirsiniz… Ayakları toprağa bassa da ruhu özlemleri ile bütünleşmekte ve sonsuzluğu seyretmektedir insanın. Acıya değen her şey ona köklerini hatırlatmakta ve hüznünü tetiklemektedir. İnsan gurbettedir ve gurbetin diğer adı özlemdir. İnsan ölümün, ayrılığın, açlığın, hüznün olmadığı ebedi yurdunu özlemektedir. İnsan gurbete veda edip, acıdan uzaklaşmak ve kalıcı bir saadete ulaşmak istemektedir.

 

Gurbet zamanı delip geçiyor ve bütün etnik ve coğrafi farklılıkları geçersiz kılarak, insanlık âlemini hüzünde birleştiriyor. Her insan ölümlü olduğunu ve burada kendisine sunulan imkânların avucunun içinden uçup gideceğini biliyor ve hüzne tutunuyor. Bedeni toprağa ruhu ise ebediyete susayan insan nesnelerle kalıcı bir bağ kuramıyor ve yüreğinde hissettiği o sızıyı dindirebilmek için sabrı sımsıkı kuşanıyor. İnsan her ne kadar savunma mekanizmaları üretmeye devam etse de yaşadığı mekânda yükünün gittikçe ağırlaştığının farkında ve yolculuğa çıkacağı anı sabırla bekliyor.

 

Gurbet içinde gurbet yaşıyor insan, yaşadığı mekândan, sevdiği insanlardan, bağ kurduğu nesnelerden, işinden ve vatanından uzaklaştığında yüreğinde derin bir sızı hissediyor ve hüznün kıyılarında geziniyor. Koptuğu her şey ona yalnızlığını ve gurbetini hatırlatıyor.

 

Dünya ne vaaz edildiği gibi değersiz bir mekândır ne de yüceltildiği gibi bir güçtür. Dünya ahiret hayatı için bir ön hazırlık, bir imkândır. Sorumluluğunun bilincinde olan insan dünyayı bir fırsatlar diyarı olarak görür ve zamanı kazanca çevirmeye çalışır. Zira gurbet bittiğinde iyilikler kapsamında yer almayan hiçbir şey işe yaramayacaktır, bu bir gerçek…

Google+ WhatsApp