Doster: Bunlar mutlaka Taliban’la anlaşacak!

Doster: Bunlar mutlaka Taliban’la anlaşacak!

Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Barış Doster, Çin kanalı CriTürk için yazdığı makalesinde Avrupa ve Amerika’nın, çıkarları doğrultusunda Taliban’la anlaşacaklarını vurguladı.

Doster, “ABD de AB de Taliban’la anlaşacak” başlığını taşıyan yazısında, taraflar arasındaki muhtemel ‘olumlu’ gelişmelerin nedenleri üzerinde durdu. ABD merkezli paralı asker şirketlerinin Pakistan’da, Afganistan’da ve BAE’de oynadıkları rollere değindi.

Doster, 14 ekim tarihli yazısında şu değerlendirmeyi yaptı:

Afganistan’ı yöneten Taliban; Katar’ın başkenti Doha’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) heyetiyle görüştükten sonra, görüşmenin “olumlu” geçtiğini açıkladı iki gün önce. Ardından da Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle görüşmelere başladı. Bu görüşmeler de “olumlu” geçecektir mutlaka.

Neden mi? Tartışalım…

Birincisi, Taliban; ülkeyi yönetmek, halkın gereksinimlerini karşılamak, ekonomik ve insani yardım almak, dış yatırımcı çekmek, ticaret yapmak için, dünyayla ilişki kurmak zorunda. Bu ideolojilerden bağımsız, nesnel bir durum. Tercih değil, zorunluluk.

İkincisi, ABD ve AB her ne kadar “söze değil, uygulamaya bakarız” deseler de hem Afganistan’ın yeraltı kaynaklarıyla yakından ilgileniyorlar hem de Çin’in Afganistan’la ilişkilerini geliştirmesini istemiyorlar. O nedenle dillerinden “insan hakları, kadın hakları, özgürlük, demokrasi” düşmeyen ABD ve AB; Afganistan’la ilişkilerini geliştirmeye, Taliban’la görüşmeye mecburlar.

Üçüncüsü, ABD’nin eski devlet kapasitesi, hegemonya kabiliyeti yok. Olmadığı Suriye’de görüldü, Libya’da görüldü, İran’da görüldü, Karabağ’da görüldü. AB’nin böyle bir iddiası zaten yok. 2010 yılı sonunda başlayan Arap Baharı sonrasında, Orta Doğu’ya, Müslüman ülkelere demokrasi götüreceklerini öne süren batılı emperyalist güçlerin, böyle bir niyetinin olmadığı biliniyor zaten. Eğer olsaydı, Arap ülkelerindeki otoriter rejimleri desteklemezlerdi. Eğer olsaydı, İsrail işgaline karşı haklı, meşru, onurlu bir direniş sergileyen ve kendi devletini kuran Filistin halkının yanında olurlardı.

ABD NEYİ İSTEMEZ?

Dördüncüsü, ABD emperyalist bir güçtür. Çıkarına önceler. Afganistan’a yeniden dönmenin hesabını da yapar, Afganistan’da ABD karşıtı ülkelerin etkili olmasını engellemeye de çalışır. Doğrudan veya NATO vasıtasıyla buna çabalar. Gerektiğinde de Somali’de olduğu gibi Bancroft Global Development, Irak’ta olduğu gibi Blackwater (adını Xe Services LLC olarak değiştirdi) türü özel askeri şirketleri devreye sokar. Bu şirketler kirli, kanlı, karanlık sicilleriyle bilinirler. Katliam yaparlar. Sivilleri öldürürler. Derin ilişkileri vardır. Öyle ki, geçmişte Blackwater şirketinin Pakistan’daki eleman sayısı, ABD’nin asker sayısına ulaşmıştı. Şirketin Afganistan’da kurduğu özel orduyu, ülkenin eski devlet başkanı Hamid Karzai bile bilmiyordu. ABD; Irak’tan çekildiğinde, askeri birliklerin yerini bu şirketin paralı güvenlik elemanları almıştı. Şirkete Birleşik Arap Emirlikleri’nde 35 bin kişilik ordu kurma ihalesi verilmişti.

Sonuç olarak Afganistan; Çin, Rusya, İran, Hindistan, Türk dünyası açısından çok önemli bir coğrafyada. Pakistan’la sınır komşusu. Türkiye’yle tarihsel bağları güçlü. O nedenle ABD ve AB’nin, bölgesel boyutuyla öne çıkan ve büyük güçlerin rekabetine sahne olan bu konuya uzak kalmaları beklenemez. Bu gelişmelerin dışında kalmak istemezler. Mutlaka Taliban’la anlaşırlar.

İktibas Dergisi

Google+ WhatsApp