Devrim komitesinin yeni bildirisi

Devrim komitesinin yeni bildirisi


Bir hikâye arıyorlar.

 

'Romantik devrim' hayallerine ulaştıracak bir hikâye. Öyle ya sandıkla olmuyor. Daha doğrusu sandık onlara istediğini vermiyor.

 

Bekledikleri büyük deprem, yangın, sel gibi felaketler bir türlü gerçekleşmiyor. Ordumuz ağır kayıplar verecek bir yenilgi almıyor. Terörün beli kırıldı, cami avlularında şehit cenazeleri üzerinden siyaseti dizayn etme fırsatları da yok artık.

 

Gezi'de olmadı, 17/25 Aralık'ta olmadı, 15 Temmuz'da olmadı. Anlaşılan o ki kurdukları kirli ittifakların da fayda sağlayacağına kendileri de inanmıyor.

 

Karamsarlık çukurunda çaresizlik içerisinde debelenirken binlerce kilometre uzaktan umutlarını yeşerten bir gelişmeyle yeniden heyecanlandılar.

 

Neydi o? Biden'ın seçilmesi.

 

Başkanlık seçimlerini kazanması halinde Türkiye'deki muhalif dostlarına 'Erdoğan'ı -birlikte devirme' sözü vermişti.

 

Malum seçildi.

 

Biden daha önce 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında yer aldı. Tamam başaramamıştı. Ama bu kez farklı yöntemler uygulayacak! Kendisinin başkan seçilmesinde büyük etkisi/katkısı olan bir yöntem. Yani sosyal medya üzerinden hunharca saldırılar.

 

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin arkasına gizlenerek murat ettikleri de bu beklentinin bir tezahürü.

 

FETÖ ne kadar heyecanlı görmüyor musunuz?

 

Ya PKK? Aynı heyecan onlarda da var!

 

Diktatör devrilecek, zulüm bitecek ve kurtulacaklar!

 

Peki bu nasıl olacak?

 

Bütün terör unsurlarıyla birlikte ele ele ülkeyi yangın yerine çevirecekler ve 'diktatörü' korkutup kaçıracaklar!

 

Kendilerini hayal ettikleri romantik devrimlerine götürecek hikâye bu!

 

Yeter artık!

 

Vallahi bıktırdınız, bezdirdiniz!

 

Düşün milletin yakasından, bir huzur verin yahu.

 

İşi çok bu ülkenin.

 

Yükü ağır.

 

Yolu uzun.

 

Düşmanları gani, hem içeride hem dışarıda.

 

Üç beş ağacı bahane edip, ülkeyi yangın yerine çeviren Gezi Vandalları müstemleke valisi edasıyla okudukları bildiriyle gerçek niyetlerini ortaya koymuşlardı. Sanırım hatırlamakta fayda var.

 

Köprü yapmayacaksın.

 

Havaalanı açmayacaksın.

 

Enerji santrallerinin yapımını derhal durduracaksın.

 

Kanal İstanbul'dan vazgeçeceksin.

 

Yetmez!

 

Bir de istifa edeceksin.

 

Türkiye'ye bir müstemleke valisi atansaydı, ülkenin geleceğini karartma adına daha fazla ne talep edebilirdi ki?

 

Gezi başarılı olsaydı ne halde olurdu bu ülke?

 

Bu kez bir rektör atamasını bahane ediyorlar ama yine politik taleplerle öne çıkıyorlar.

 

Birinci sıradaki talepleri KHK ile görevlerinden alınanların iadesi.

 

Bak sen!

 

FETÖ'nün talebi bu! 'KHK' diye maskeleyip meşru hale getirmeye çalışıyorlar.

 

Yersen!

 

Rektöre niçin 'kayyum' diyorlar peki? Aynı amaçla.

 

Zira 'kayyum' diye itibarsızlaştırmalarının arkasında yatan gerçek aynı zamanda teröre verdikleri destek nedeniyle görevden alınan belediye başkanlarını hatırlatmak.

 

Öyle ya onların yerine de kayyum atanmıştı!

 

Ve son bir not.

 

Başaramayacaklarını biliyorlar. Lakin bu tür eylemlerle temelden bir tuğla daha çektiklerine inanıyorlar ve inandırıyorlar.

 

Fark etmez!

 

Yine başaramayacaklar.

Google+ WhatsApp