Değişime kendinizden başlayın

Değişime kendinizden başlayın


Müslümanların içinde bulundukları durumu kritik eden ve sorunların çözümü için formüller üreten bir dava insanıydı Cevdet Said. Dava insanlarının maruz kaldığı çile, yalnızlık, hücre, sürgün ve gurbet onun hayatına da uğramış fakat azmine, kararlılığına ve gösterdiği çabaya zerre kadar zarar getirememişti. Bilirsiniz davam haktır diyen şahsiyetlerin direncini kırmak için ellerine imkânlar sunulur ve yalnızlığa çekilmeleri istenir. Cevdet Said bu tür vaatlere hiç itibar etmemiş ve esarete karşı özgürlüğü seçip davasını anlatmaya devam etmiştir.

 

Cevdet Said, eserlerinde ve verdiği konferanslarında iki husus üzerinde titizlikle durmuş ve İslam toplumlarının ciddi bir değişime ihtiyaçlarının olduğunu yüksek sesle dillendirmekten kaçınmamıştır. Değişime bireylerin kendilerinden başlayıp bunu bütün topluma yaymaları gerektiğini belirtmiş ve Rabbimizin, “Bir toplum kendi nefsinde olanı değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirmez” ayetini hatırlatarak her Müslüman’ın bu ayet üzerinde düşünmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bilirsiniz insanlar hep ötekilerin kusurlarını görür ve ötekini değiştirmeye çalışırlar oysa değişim içeriden dışarıya, bireyden topluma doğru yayılarak etkin, kalıcı ve tesirli hale gelir.

 

Peki, kibrin ve duyarsızlaşmanın tavan yaptığı bir dönemde şahıslar içsel bir muhasebeye nasıl yönelecekler? Bu kişiler değişimin zaruretini nasıl kavrayabilecekler? Bu sorular zihnimizi ister istemez meşgul ediyor ancak değişime yönelmedikçe özgürleşme şansımız olmayacaktır.

 

Bireylerin değişimin aynı zamanda bir gelişim olduğunu kabul edip, iç dünyalarına yönelmeleri ve içinde bulundukları durumla ilgili farkındalık kazanıp Yüce Yaratıcı’ya, kendilerine ve topluma karşı sorumluluklarını ne kadar yerine getirebildiklerini kritik etmeleri gerekir. Her birey kendi iç dünyasındaki kirleri temizler ve insanlaşmak için çaba gösterirse şahısların hayatında yeşeren erdemler bütün topluma yayılacak ve iyilik galip gelecektir bu bir gerçek!

 

Cevdet Said, İslam toplumlarının en büyük sorununun mezhepsel çatışmaya düşerek birbirlerinden ayrışmaları ve şiddete yönelmeleri olduğunu belirtmiş ve Müslümanların kullandıkları üslubu değiştirip, kucaklayıcı, barışçıl, şefkat eksenli bir dil kullanmaları gerektiğini vurgulamıştır. Şiddetin yıkıcı etkilerine değinen Cevdet Said, başarının zorbalıkla gerçekleşemeyeceğini ve kullandığımız bu yöntemle gençlere ulaşmanın mümkün olmayacağını açıklamıştır. İnsanın kendisini derinden keşfetmeye ve anlamaya başladığında şiddetin ne kadar yararsız ve anlamsız olduğunun farkına varacağını ifade etmiş ve Resulullahın Veda Haccı’nda sarf ettiği, “Cahiliyede olduğu gibi benden sonra birbirinizin boynunu vurmaya başlamayın” ifadelerini hatırlatmıştır.

 

Çalışmalarında bütün insanlığa ışık tutacak değerlerden bahseden Cevdet Said, dünya entelektüellerinin, sosyologların ve İslam dünyasının tanıdığı bir dava insanı olarak görülmüştür. ABD, Belçika, Fransa ve Rusya’da birçok konferanslar vermiş ve kucaklayıcı üslubu ile her kesime ulaşarak davasını anlatmıştır. Çalışmalarını sürdürürken ağır baskılara maruz kalmış ve çağın kirlerinden uzaklaşmak için bir dönem köyünde yaşamaya başlamış ve burada arıcılıkla ve toprakla meşgul olmuştur. Bu dönem Cezayirli ünlü mütefekkir Malik Nebi ile tanışmış ve onunla fikir alışverişinde bulunma imkânı bulmuştur.

 

Cevdet Said, dünyada Allah’tan başka güç yoktur düsturuyla hareket etmeyen toplumların köleleşmeye mahkûm olduğunu ifade etmiş ve Müslümanların uyanışa geçmeleri ve içinde bulundukları kör esaretten kurtulmaları gerektiğini kuvvetle vurgulamıştır.

 

Kullandığı kucaklayıcı üslubu ile bütün dünyada dikkatleri üzerine çeken ve itibar edilen bir âlimdi Cevdet Said. Fakat övülmeyi sevmez böyle durumlarda başını eğer ve tevazu gösterirdi. Davam haktır diyen ve hayatını buna adayan kişinin kulların övgüsüne ne ihtiyacı olabilirdi ki.

 

Cevdet Said, üç yıl önce Türk vatandaşlığı almıştı ve İstanbul’da ikamet etmekteydi. Burada konferanslar veriyor ve çalışmalarına devam ediyordu ve geçtiğimiz ay Kovid-19 tedavisi gördüğü hastanede hayata veda etti. Mekânı cennet olsun…

Google+ WhatsApp