Dans et Aytun, dans et!

Dans et Aytun, dans et!


Girip çıktığı partinin sayısını sorsam, kendisi de bilemeyecek olan Aytun Çıray, 28 Şubat darbecilerinin mahkumiyeti üzerinden yorumlarda bulunmuş.

 

Kini, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın üzerine saçmış..

 

“Özel Kalem Müdürü amirin her şeyidir. İsmail Hakkı Karadayı 28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı olarak yargılandı” diye girmiş söze, “Özel Kalem Müdürü’nün Hulusi Akar olduğunu biliyor musunuz?” diye devam etmiş.

 

Hulusi Akar’a, İ. Hakkı Karadayı’nın özel kalemi olması sebebi ile bir eleştiri getirmek için..

 

Önce, Hakkı Karadayı’ya bir eleştiri getirmeniz lazım.

 

Darbecileri, aynen yarı kararında olduğu gibi, sizin de dilinizle mahkum etmeniz lazım..

 

Hakkı Karadayı’yı, diğer darbecileri aklayan Aytun Çıray, sıra Hulusi Akar’a gelince..

 

Nerede ise, “Bütün suç onda” diyecek..

 

Hulusi Akar’ın, 312 general ile birlikte Akit’e dava açtığında, onun da isminin o listede yer aldığını söyleyerek, belki bizim eleştiri hakkımız olabilir..

 

Ama Emin Çölaşan ve benzeri dindar karşıtı gazetecilerin alkışlar eşliğinde açtırdığı 312 general davasında, bugün o çevrelerin hedef tahtasına koyduğu Hulusi Akar’ın da isminin olması..

 

Aslında..

 

O tarihte 312 general davasının, nasıl bir baskı ortamında açıldığının da bir ispat delili..

 

Dolayısı ile, biz Hulusi Akar paşaya, itiraz getirmez iken..

 

312 general davasına, Hulusi Akar’ın da vekaletini alanlar, şimdi ona hakaret ediyorlarsa.. Sadece Milli Savunma Bakanlığı sebebi ile değil.

 

28 Şubat sürecindeki konumu sebebi ile de hakaret ediyorlarsa..

 

Burda sorun, Hulusi Akar’ın kendisinde değil, o darbeci zihniyetin kendisinde olduğu açıktır..

 

O tarihte Genelkurmay Başkanı’nın özel kalem müdürü olduğu için, Genelkurmay Başkanı’na tek olumsuz söz sarfetmeden, özel kalemini hedef tahtasına koyan Aytun Çıray, gerçekleri de şöyle tahrif ediyor..

 

“ 85 yaşındaki generallerin neden tutuklandığını anlatacağım.”

 

Dakika bir, gol bir..

 

Bak Aytun efendi..

 

Generaller, tutuklanmadı.

 

Cezaları kesinleşti..

 

Ve mahkum oldular..

 

Mahkum oldukları için de, cezaevine konuldular..

 

Sanki henüz yargılanıyorlarmış, dava devam ederken tutuklanmışlar gibi algı üretiyorsun ama..

 

Yaptığın çarpıtma, eline ayağına dolanıyor..

 

Şöyle diyor Aytun efendi:

 

“Çiller ve danışmanları 28 Şubat sürecini kullanarak merhum Erbakan’ı görevini bırakmazsa darbe olacağına inandırdılar!”

 

Yani, “Gerekirse silah kullanırız” manşetini Çiller attırmış..

 

Yani, “Boncuk boncuk terledi” manşetini Çiller’in yakınları attırmış.. 

 

CHP’ye yakın gazetelerde “Muhtıra gibi tavsiye” başlığını görünce, darbeci generaller “Biz böyle bir muhtıra vermedik” diyerek, sanki haberi tekzip etmişler..

 

Bu noktada, kimse kusura bakmasın..

 

Bizim aklımızla alay eden açıklamalara, saygılı eleştiriler, bunların zulmünü artıracağı için..

 

İfadelerimi bilerek sertleştireceğim.

 

Aytun Çıray’da da miligramlık vicdan varsa, cevabını versin..

 

O tarihteki Cumhuriyet gazetesinde manşet:

 

“Ordudan 4 uyarı”

 

Birazcık ahlakın varsa, birazcık dürüstlüğün varsa, çık cevap ver, Aytun Çıray..

 

Ben atmadım o manşeti. 

 

Çiller’in gazetesi atmadı.

 

Çiller’e yakın bir gazete atmadı.

 

Bugün dahi seni yere göğe sığdıramayan..

 

Senin kafandaki adamların gazetesi olan Cumhuriyet attı.

 

Sadece “Ordudan 4 uyarı” değil..

 

Hemen altında da..

 

“Sincan’da tanklı protesto” başlığı var..

 

Ahlakın varsa..

 

İlke diye bir derdin varsa, çık açıkla, “Milletin, düşmana karşı kullanmak üzere askere teslim ettiği tank ile, kime protesto yapılmış?”

 

Cumhuriyet gazetesinin Sincan’da tankların yürütüldüğü gün birinci sayfasına koyduğu bir diğer başlık da şu:

 

“Hükümeti düşürme çağrısı!”

 

Milleti aptal yerine koyan, hipokrat yeminli Aytun, bugünkü genel başkanı Meral Akşener’in, o günkü açıklamalarına da zıt görüşler serdettiğinin farkına varıp, biraz durumu düzeltmeye çalışıyor:

 

“Böylece Erbakan’ın protokoldeki başbakanlık süreci bitmeden görevi Çiller’e devretmeye ikna ettiler. Oyun içinde oyun. Şahidiyim; bu süreçte demokratik haklar mücadelesinde [email protected]_aksener yalnız kaldı.”

 

Hani çarpıtma olur da..

 

Tilkilik olur da..

 

Bu kadarı az bulunur.

 

Bir yandan darbecileri savunuyor.

 

Bir yandan genel başkanı Meral Akşener’i yağlı kazığa oturtma tehdidi yapanları savunuyor.

 

Bir yandan da, genel başkanını darıltmamaya çalışıyor..

 

Dans et Aytun.

 

Dans et.

 

Ama istediğin kadar kıvır. İstediğin kadar herkesi idare etmeye çalış..

 

Bu yolun sonu rezillik çukurundan başka bir yer değil..

 

Rezil oluyorsun..

 

Konuştukça daha beter rezil oluyorsun..

 

Hani şunları söylediğin noktada..

 

Benim bir yetkim olsa..

 

Çevik Bir’i çıkartır, seni cezaevine koyarım.

 

Nedir o cümle?

 

Şu:

 

“28 Şubat’a nasıl gelindiği ayrı bir bahis.

 

Ama bu beyan bir fikir verebilir:

 

‘Türk Medeni Kanunu İncil’e göredir!’, ‘Ben Hizbullah’ım ve Hizbullah olmaktan da şeref duyuyorum!’, ‘Asker kalkmış diyor ki: ‘PKK’lı olmanıza müsaade ederiz ama şeriatçı olmanıza asla!’ diyor. Çözüm mü istiyorsunuz? Şeriatçılıktır.’

 

Nitekim AKP’nin çözüm süreci denemesi böyledir.”

 

Seni gidi darbeci seni..

 

“Ah ah” ediyorsun değil mi?

 

“15 Temmuz’da darbe başarılı olmalı idi” diye hayıflanıyorsun, değil mi?

 

“28 Şubat’ta darbeciler başardı, 15 Temmuz’da başaramadılar” diye üzülüyorsun değil mi?

 

Bir yandan “28 Şubat darbe değil” diyorsun.. Bir yandan da..

 

“28 Şubat’a nasıl gelindi” diyerek, zımnen darbe olduğunu kabul ediyorsun..

 

Milletin aklı ile, zekası ile alay ediyorsun..

 

Bir siyasetçi, “Türk Medeni Kanunu İncil’e göredir!” derse, askere darbe yapma hakkı doğar, öyle mi?

 

Siz bu ülkenin seçilmiş insanlarına, en rezil küfürleri edin..

 

Sizinki “düşünce özgürlüğü” olsun..

 

Ama “boşanma kurallarının katılığı”nı eleştiren bir siyasetçi, gerçekten de İncil’den esinlenen o Medeni Kanun için..

 

Bir düşünce açıkladı diye..

 

“28 Şubat’a nasıl gelindi” diye darbeye mazeret üret, öyle mi?

 

Sözümüz olsun..

 

Sadece darbeci generaller değil..

 

Darbeci generallere alkış tutan bu milli irade karşıtları da mahkum olana kadar, mücadelemizi sürdüreceğiz.

Google+ WhatsApp