CHP’li başkanlarda utanma da kalmamış..

CHP’li başkanlarda utanma da kalmamış..


Türkiye, İstanbul’daki İBB’nin tedbir almaması sonucu yaşanan kar sebepli hayatın durmasını konuşuyor..

 

CHP’li belediye başkanları toplanıp, “ekonomik krizin kaynağı yönetimsel yanlışlıktır” tespiti yapıp, Cenevre tatil merkezindeki Ergun Göknel’i (Bugünkü versiyonu Murat Ongun) gözlerimizden kaçırmaya çalışıyorlar.

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir günde söylediği 36 yalanı örtbas etmek için, “döviz kurlarındaki artış” üzerinden muhabbet geliştiriyorlar..

 

Hiç laga luga etmeye gerek yok..

 

Çevrimiçi düzenlenen toplantıda, Muhittin Böcek (Antalya), Ekrem İmamoğlu (İstanbul), Mansur Yavaş (Ankara), Tunç Soyer (İzmir), Zeydan Karalar (Adana), Yılmaz Büyükerşen (Eskişehir), Özlem Çerçioğlu (Aydın), Osman Gürün (Muğla), Vahap Seçer (Mersin), Kadir Albayrak (Tekirdağ) ve Lütfi Savaş (Hatay) bir araya gelmişler ve toplantı sonucunda,”Türkiye nüfusunun yarıya yakınını barındıran 11 kentin yöneticileri olarak, geçtiğimiz 2021 yılının Kasım ayında, bütçelerimizi belediye meclislerinde oylamaya sunduk. Meclisten onaylanarak geçen bütçelerimiz, döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmalardan kaynaklı yaşanan ekonomik belirsizlik ortamında ‘geçersiz bütçeye’ dönüşmüştür.” Başlangıç maddeli bir metin yayınlamışlar ya..

 

Hemen soralım başkanlara:

 

“Döviz kurlarındaki artış sebebiyle mi, İBB’nin başkanı, kar küreme araçlarını halkın mahsur kaldığı alanlara yollayamadı?”

 

“Döviz kurlarındaki oynaklık sebebi ile mi, 11 başkanın en yüksek nüfusa sahip olanı, kişi başı 5-6 bin TL ödeme ile çıkılan balık restorantına gitti?”

 

“Döviz kurlarındaki oynaklık sebebi ile mi, bırakın başkanınızı, onun ne zaman nereye gittiği bile bilen yok. Bir saat diyor, 3 saat çıkıyor. Çok eskiden gidilmişti diyor, tam da İstanbulluların mahsur kaldığı günde balıkçıya gittiği ortaya çıkıyor.. En nihayetinde de, kendisinin ayak üstü söylediği onlarca yalanın aksi ispatlanmak için kamera kayıtları verilince de, ‘O kayıtları verenlerin takipçisi olacağım’ tehdidi savuruyor.. Ama döviz kurlarındaki oynaklık, İBB basın sözcüsüne hiç dokunmadı mı ki, Avrupa’nın en lüks kayak merkezlerinden birisine tatil yapmaya gidebiliyor?”

 

Gerçekten de.

 

Aklı olan, mantığı olan biri izah etsin.

 

Dövizin tepetaklak olduğu bir dönemde, İBB basın sözcüsü kimdir, ayda kaç lira maaş almaktadır ki, Cenevre’de tatile gidebilmektedir?

 

Başkanlar, “Basın sözcülerimizin üzerindeki baskı” diye başlayan cümlelerle bildiri yayınlayacaklarmış ama.

 

Cesaret edememiş olmalılar..

 

“Döviz kurları” diyorlar..

 

Ama kendi hayatlarındaki rahatlık, kendi söylemlerini yalanlıyor..

 

Döviz kurları, basın sözcüsüne hiç dokunmadı mı: 

 

Yoksa o, dövizle mi maaş alıyor?

 

Veya bir başka soru?

 

Tatilin parasını, gerçekten Murat Ongun kendisi mi ödüyor?

 

Veya bir başka soru daha:

 

“İBB Sözcüsü Murat Ongun, tatile kimle birlikte gitti?”

 

Ben bekliyorum ki, 11 belediye başkanı, “3 sene önceki seçimde, seçmene verdiğimiz sözle işbaşına geldik. Seçmene verdiğimiz sözün gereği olarak, şimdi açıklıyoruz” girişi ile Murat Ongun’un  Cenevre tatilindeki sır perdesini de, Ekrem İmamoğlu’nun balıkçıdaki İngiliz elçisi ile yemeğinin ayrıntılarını da izah etsinler..

 

Nerde?

 

Onlar, Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş ile Tunç Soyer ile Zeydan Karalar ile  Vahap Seçer ile..

 

Hepsi suçüstü olduklarının bilinci içinde..

 

Dikkatleri başka yerlere çekmeye çalışıyorlar: “Belirsizlik ve öngörülemezlik ortamından, Büyükşehir Belediyelerimiz kadar, bütün yerel yönetimler ve hatta kamu kurumları ciddi anlamda olumsuz etkilenmektedir.”

 

Hani, balıkçıda yemek yiyen başkanınız da.. Cenevre’de tatil yapan sözcünüz de.. Durumdan hiç etkilenmemişler..

 

Yoksa..

 

O yemeklerin, o tatillerin parası, ihale sahiplerinden çıkıyor da..

 

Siz bu bildiriyi, ihale verilen patronlar lehine mi yapıyorsunuz?

 

Açık söyleyin, başkanlar..

 

Dolambaçlı sözlere, bu halkın kafası çalışmaz..

 

“Bu kapsamda hem belediyelerimizin hem de diğer kamu kurumlarının ‘yeni bütçe’ yapmaya ihtiyaç duydukları, önümüzde duran bir gerçektir” diyorsunuz da.

 

Soralım Murat Ongun’a, hayatında kaç defa Cenevre’de tatil yapmıştır ki, İBB ve diğer belediyelerin yeni bütçe yapmak ihtiyacı hissettiği bir olağanüstü dönemde, Türkiye’deki kayak merkezleri de yetmiyor, Cenevre’ye gidebiliyor?

 

Diyor ki başkanlar:

 

“Belediyelerimiz, vatandaşa sundukları hizmetleri aksatmama konusunda, çok ciddi mücadeleler vermektedir.”

 

Hiç mi utanmıyorsunuz, sayın başkanlar..

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, balık yemeye gideceği caddenin kar küreme araçları ile özel tahsisli çalıştığının görüntülerinin ortaya çıktı bir günde..

 

İstanbulluların ise, 24 saate, hatta bazı noktalarda 30 saate yakın süre arabalarının içinde mahsur kaldıkları bir süreçte..

 

“Vatandaşa sunulan hizmet”in adını, nasıl ağzınıza alabiliyorsunuz?

 

Belediyenin imkanlarını, kendi özel  hayatınıza tahsis ettirmişsiniz..

 

Bu gerçek ispat edilmiş..

 

Eğer izahı mümkün ise bu yönde bir açıklama yapacağınıza, “kamera kayıtlarını deşifre edenlerin peşine düşme sözü veren” başkanı aklayıp, kimi kandıracaksınız siz?

 

Başkanların bildirisindeki, “Mazot, elektrik, doğalgaz, un vesaire gibi maliyetlerin etkisiyle, tüm Türkiye’deki belediyeler, hizmetleri devam ettirme noktasında oldukça zorlanmaktadır” sözlerine güldüm.

 

Yemek yediği balıkçının bile önünü temizleten İBB’nin de başkanının bulunduğu CHP’li 11 başkan mı söylüyor bunu?

 

Cenevre’ye tatile giden basın sözcüsünün başkanının da içinde bulunduğu 11 CHP’li mi söylüyor bunları?

 

Siz halkla alay mı ediyorsunuz?

 

Ve en nihayetinde dertlerini açığa çıkarıyorlar..

 

Halk adına değil, bir avuç ihale mafyası için bir araya geldiklerini itiraf ediyorlar:

 

“Kentlerimiz için hayati öneme sahip hizmetlerle ilgili ihaleler dahi yapılamayacak noktaya gelmiştir. Bu durum, ihalelere katılan firmaları da zora düşürmektedir.”

 

Buraya mı geldik, başkanlar..

 

İhaleye katılan işadamlarının avukatı mısınız sizler?

 

Binlerce, on binlerce işçiyi kapının önüne koyduğunuz bir dönemde, şimdi ihale kazanan ama taahhütlerini yerine getirmek istemeyen müteahhitlerin avukatlığına mı soyundunuz?

 

Ve 11 CHP’li başkanın son sözleri:  “Biz, 11 büyükşehirin yöneticileri, her zaman olduğu gibi, yaşanan bütün sıkıntılara, zorluklara ve engellemelere rağmen, bu kara kışta da vatandaşlarımızın yanında olacağız.”

 

Gördük başkanlar, gördük.

 

İstanbulluların önünden bile geçemedikleri balık restoranında İngiliz elçisi ile üç saat yemek yiyen başkanı gördük..

 

Halkın çoğunluğu bile demeyelim.

 

Türkiye’nin % 99’unun gidemediği Cenevre kayak merkezinde tatil yapan sözcünüzü gördük.

 

Daha fazla konuşmayın da.. Milletin sabrını da taşırmayın diyeyim..

Google+ WhatsApp