CHP+İP’e ezik Mithat, AK Parti’ye kükrüyor!

CHP+İP’e ezik Mithat, AK Parti’ye kükrüyor!


“Ezilenlerin partisi” söylemi ile ünlenen, ama “Millet İttifakı içinde var mı yok mu” tartışması ile ezik üç-beş yöneticinin elindeki HDP, İstanbul kongresi yapmış.

 

Evet, 5 milyon oy alan parti, ne yaptığını bilmeyen üç-beş ezik yöneticinin elinde, birilerinin maşası haline getirilmek isteniyor..

 

Millet İttifakı içinde yer alıyorlar mı, almıyorlar mı, kendileri de bilmiyor.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüyorlar.

 

Görüşme sonrasında birlikte basın mensuplarının karşısına çıkacaklar..

 

Bir bakmışsınız, Kılıçdaroğlu, arka kapıdan başka salona geçivermiş..

 

 

HDP’nin, kafası karışık eşbaşkanı, kendi kendisine basın mensuplarının karşısına geçiyor..

 

Durumu kurtarmaya çalışıyor..

 

Bir yandan “Hesap soracağız” diyor..

 

1980’lerden bu yana, ezilen insanlardan bahsediyor..

 

Diğer taraftan..

 

Tam da 1980’lerde, 1990’larda gerçekten güneydoğuda astığı astık, kestiği kestik despotların şimdi içinde bulunduğu İyi Parti ile ittifak yapıyorlar..

 

Güneydoğuda en çok faili meçhul cinayet hangi yıllarda yaşandı?

 

1991-1995 arasındaki DYP-SHP (CHP) koalisyonunda..

 

HDP’nin şimdiki ittifakı kimlerle..

 

O tarihde koalisyon ortağı CHP ile..

 

O tarihdeki DYP’nin bugünkü devamı konumundaki (DYP adına 1997’de içişleri bakanlığı yapan Meral Akşener’in genel başkanlığındaki)  İyi Parti..

 

Nasıl bir çelişki bu?

 

Kendi katiline aşık olmak, böyle bir şey olsa gerek.

 

HDP yönetimi, Kandil’den gelen talimat gereği, İstanbul’da CHP’yi destekledi..

 

Şimdi, İçişleri Bakanı, İBB’ye alınan terör iltisakı olan isimleri açıklayınca..

 

Ekrem İmamoğlu, elindeki bilgi notunu bile okuyamayacak kadar saçmalayarak, “İftira” dedi..

 

Ama gerçek ortada..

 

Bakanın açıklaması ortada..

 

Bir yandan CHP ile HDP işbirliği yapıyorlar.

 

Bir yandan da kamuoyundan gizlemeye çalışıyorlar..

 

Ve bu konjonktürde, Anayasa Hukuku Profesörü unvanlı Mithat Sancar, bakın İstanbul Kongresi’nde ne diyor:

 

“Emekçiler, ezilenler, gençler, direngen kadınlar hepiniz hoş geldiniz.”

 

Mithat bey, “ezilenler” diyor ama..

 

Sorsam; o salondaki “ezilen” olarak tanımladığı kişilerin hiçbirisinin, devlet tarafından son 5 yıl içinde ezildiği tek bir somut örnek olay gösteremez..

 

Ha, “Öğrenci andı”ndaki zikzakları söyleyebilir..

 

Ama öğrenci andı, HDP’nin ittifak yaptığı CHP ve İyi Parti’nin ısrarlı taleplerine rağmen, bugün dahi okullarda okutulmuyor..

 

Burda Mithat bey cevaplamalı:

 

Öğrenci andı merkezinde ezen kim, ezilen kim, ezmek isteyen kim, ezilmek istenen kim?

 

Hem ezilmekten şikayetçi olacaksınız.

 

Hem de ezmek isteyenlerle kol kola olup, bu ülkenin insanlarının hiçbirisini ezmemek için ölümüne mücadele veren siyasetçileri devirmeye çalışacaksınız.

 

Nasıl bir ilkesizlik bu?

 

Mithat bey, konuşmasına devam ediyor:

 

“Annelerimiz, barışın, mücadelenin onurunu bir saniye bile asla yere düşürmeyen anneler, barış anneleri, sizler başımızın üstüne geldiniz. Başımızın gözümüzün üstündesiniz her zaman.”

 

Nasıl bir ahlaksızlık bu?

 

“Barış anneleri” diyorlar.

 

Kim bunlar?

 

Mithat Sancar’ın büyük bir pişkinlikle, şimdi ittifak yaptığı CHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde öldürülen insanların anneleri..

 

1999’da o ismi vermişler, kendilerine.

 

Yani, AK Parti daha kurulmadan önce oluşmuş..

 

Ama şimdi..

 

O annelere selam verilip, AK Parti’yi devirmek için..

 

Barış annelerinin çocuklarını öldüren, öldürenleri soruşturmayanlarla kol kola giriliyor..

 

Nasıl bir vicdansızlık bu.

 

Nasıl bir ahlaksızlık?

 

Nasıl bir üçkağıtçılık?

 

Dahası var..

 

“Barış anneleri” diyor, Mithat bey..

 

Anneler üzerinden istismara soyunuyor..

 

Ama Diyarbakır annelerinden tek kelime ile bahsetmiyor..

 

Bahsedemiyor.

 

Çünkü o yürek yok, onda..

 

Diyarbakır anneleri” ifadesini kullandığı an..

 

Kapının önüne konulacağını çok iyi biliyor.

 

Onun için, “anne”ler değil..

 

İstismar edeceği anneler önemli..

 

PKK’nın kaçırdığı çocukların “anne”lerini, ağzına alamaz..

 

Aldığında, altındaki koltuğun kayıp gideceğini çok iyi bilir.

 

Devam ediyor Mithat bey:

 

“Haramilerin saltanatını yıkmaya geliyoruz. İşte HDP işte halkların ortak iradesi. Buradayız, geldik. Evet bekle bizi İstanbul, Amed, Hakkari, Mardin, İzmir, Artvin, geldik geliyoruz. Haramilerin, zalimlerin, hırsızların, yalancıların saltanatını yıkıyoruz, mutlaka yıkacağız.”

 

Mithat bey, bu sıfatları kime yakıştırıyor söylemiyor.

 

Ama ben sorayım kendisine..

 

AK Parti kurulmadan önce oluşmuş Barış Anneleri üzerinden AK Parti’ye çamur sıçratmak, haramilik değil de, nedir Mithat bey?

 

Oğlu/eşi CHP iktidarında öldürülen insanlara selam çakıp, CHP ile ittifak kurmak haramilik değil de nedir, Mithat bey?

 

Mithat bey, “İstanbul bizi bekle” diyor..

 

Mahalli seçimlerde aday bile çıkarmadın, unuttun mu Mithat bey..

 

Haramilik yaptın..

 

Kirli pazarlıklara giriştin..

 

Halkın önünde yüksek sesle dillendirmediğin ittifakı..

 

İttifak yaptığın partiler senden utandığı halde..

 

Sen onların birlikte belirledikleri adaya oy verdirdin..

 

Şimdi, “İstanbul bizi bekle” diyorsun..

 

İstanbul Belediye Başkanı, senin partinin oylarıyla seçimi kazanmadı mı?

 

Niye gizliyorsun?

 

Neyi gizliyorsun?

 

“Bu ülkenin halklarının büyük barışa, güçlü demokrasiye ihtiyacı var” diyen Mithat beye, şu çağrı ile bitirelim:

 

“Büyük barış için, bir de PKK’ya çağrı yapsan.. Son bir hafta içinde 4 askerimizi şehid eden PKK’lılara, ‘silahı bırakın’ desen..”

 

Evet..

 

Mithat bey, PKK’ya tek kelime ile “silah bırak” çağrısı yapmadan..

 

Sürekli, devlet yöneticilerini suçlayarak, PKK’lılara operasyon düzenlenmemesini istiyor..

 

Bunu da “barış” adı altında formüle ediyor..

 

PKK silah bırakmadan, “barış” nasıl olacak, bir de onu anlatsan ya, Mithat bey..

 

Terörün sebepleri (daha doğru tanımlama ile bahanesi) arasında gösterdiğin “öğrenci andını” tekrar okutmak için seçmenlere söz veren CHP ve İyi Parti ile ittifakınız altında, “barış” nasıl olacak, anlatsan ya, Mithat bey..

Google+ WhatsApp