CHP'nin sanatçıları

CHP'nin sanatçıları


Zombi gibiler!

 

Gözleri dönmüş, beyinleri sulanmış, zihinleri çürümüş alayının...

 

Son olarak Şükriye Tutkun'u gözlerine kestirdiler. Gündüz gözüyle hunharca bir linç kampanyası başlattılar.

 

Aşağıladılar, yalaka ilan ettiler, küfrettiler...!

 

Her türden iğrençliğe imza attılar.

 

Peki niye?

 

'Erdoğan keşke benim babam olsa' dedi diye.

 

Erdoğan'a olan sevgisini açık etti diye.

 

Erdoğan'ın iftarına katıldı diye.

 

Ruh hastası bunlar!

 

İftar davetine icabet eden ne kadar sanatçı varsa alayına hücum ettiler. Hakan Ural'ın Erdoğan'a hayran hayran bakışına kafayı taktılar. Bunu bahane edip yürüdüler! Ajda Pekkan'ından İbrahim Tatlıses'ine Bülent Ersoy'una varıncaya kadar iftara katılan herkes nasibini aldı bu zombilerden.

 

'Sarayın sanatçısı' olmakla suçladılar iftara katılanları.

 

'Halkın sanatçısı olun' çağrısı yaptılar pişkince.

 

Peki nasıl olunuyormuş halkın sanatçısı? İşte kriterleri!

 

PKK'yı lanetlemiyorsan halkın; lanetliyorsan Saray'ın sanatçısı olursun.

 

PKK'lıya 'savaşçı' diyorsan halkın; terörist diyorsan Saray'ın sanatçısı olursun. PKK ormanları yakarken devleti suçluyorsan halkın; teröristleri suçluyorsan Saray'ın sanatçısı olursun. İçinden çıktığın toplumun örfüne, âdetine, değer yargılarına, inancına, kültürüne saygı duymuyorsan halkın; duyuyorsan Saray'ın sanatçısı olursun.

 

Dine, dindara mesafeliysen halkın sanatçısı olursun değilsen Saray'ın!

 

 

***

İmamoğlu bir akşam yemeğine 603 bin lira öder!

 

Rakı-balığa 48 bin!

 

Gala yemeğine 350 bin!

 

Tirbuşona 3 bin!

 

Danışmanlarına 6 milyar!

 

İmamoğlu müsrif olmaz!

 

Savcı Sayan 30 liralık sahur tabağı yüzünden lince uğrar!

 

 

***

Gezi'de üç ağaç taşınırken kıyamet koparılır; İmamoğlu 150'ye yakın tarihi çınar ağacını keser gıkları çıkmaz. Koltuğunun altına alçıdan bir kaz koyup gelen olmaz.

 

 

***

İki şarkı okuyacak Ekrem Başkan'ından 750 bin lira alacak ama başkaları Saray'ın sanatçısı olacak.

 

Pehhh!

 

Sanıyorlar ki millet tüm bu olup biteni görmüyor. Görüyor, dahasını da görüyor.

 

Mesela bulmuşlar başörtülü bir genç arkadaşı çıkarmışlar kürsüye konuşturuyorlar.

 

Ömründe yasak görmemiş bu arkadaş 'başörtüsü yasağını kaldırdığınız için size çok teşekkür ederim' diyor Kılıçdaroğlu'na!

 

Şaka gibi!

 

Genç arkadaşımız sahnede tiyatrosuna devam ediyor;

 

'mademki CHP başörtüsü yasağını kaldırdı o vakit ben de bu partiye üye oluyorum' diyor.

 

Kılıçdaroğlu da alkışlıyor, inanılır gibi değil!

 

Tamam hanımefendi layık olduğu partiyi bulmuş da yazık değil mi onlarca yıl başörtüsü mücadelesi veren ablalarının emeğine.

 

Kemal Bey bu tür numaralarla muhafazakar seçmenden oy alabileceğini düşünüyor.

 

Yanılıyor!

 

Benzer bir hatayı geçtiğimiz günlerde Temel Karamollaoğlu yaptı; 'Erbakan yaşasaydı Kılıçdaroğlu ile yürürdü' anlamında son derece talihsiz sözler sarf etti.

 

Aklınca Kılıçdaroğlu'nu Saadet tabanına şirin gösterecekti!

 

Kendi teşkilatlarından bile çok sert tepki gördü.

 

Bu tür çıkışlar muhatabını sinir eder, gıcık eder! Faydası olmaz zarar verir!

 

Sanırım Karamollaoğlu bir daha Erbakan ve Kılıçdaroğlu ismini aynı cümlede bile kullanmaz.

Google+ WhatsApp