Çeşmeler

Çeşmeler


Bu hafta bir arkadaşım aradı ve vefat eden babası adına bir çeşme yaptırdığından bahsetti. Bu ifade kentli insanın pek aşina olmadığı bir durum olabilir ancak kırsal kesimde yaşayanlar su kaynaklarının hayrat olarak inşa edilerek hizmete sunulduğunu bilirler. İnsanlar suyun bulunduğu alana bir çeşme inşa eder ve vefat eden yakınlarının isimlerini verirler. Dağların eteklerine kurulan çeşmeler, vefat eden kişinin adıyla bütünleşir ve bütün canlıların toplandığı bir mekâna dönüşür.

 

Çocukluğuma ait hatıralarım arasında gezinirken yolum mutlaka bir çeşmeye düşer ve kendimi dağların eteğinde kurulmuş bir çeşmenin önünde bulurum. Dedemin hayatında önemli bir yere sahip olan Kızıl Belen’de medeniyetin tek belirtisiydi çeşmeler. Boylu boyunca uzanan Kızıl Belen içinde barındırdığı bitki türleri, yaban meyveleri ve ada çayları ile zengin bir ambarı andırır ve göçebe halkın geçim kaynağına dönüşürdü. Halk kayaların doruklarına kadar ulaşır ve şifa kaynağı ürünlerden toplayıp evlerine dönerlerdi. Dağlarda yol uzadıkça uzardı ve çeşmeye geldiğinizde derin bir nefes alır ve ayaklarınızı uzatıp yorgunluğunuzu atmaya çalışırdınız.

 

Dağ yollarında misafir bekleyen bir hayırsever gibidir çeşmeler. Boylu boyunca akan sular sadece insanlar için değil tüm canlıların buluştuğu bir noktadır. Toprağın derinliklerinden yeryüzüne ulaşan su, ahenkli bir sesle akar ve geçtiği yolları nefti yeşil bir bahçeye dönüştürür. Kızıl Belen’de medeniyetin tek göstergesi olan çeşmelerin eteklerinde yetişen dağ reyhanları ve su tereleri göçebe halkın kullandığı bir şifa kaynağıdır. Kadınlar sularını doldurduktan sonra bir tutam da tere toplar ve evlerinin yolunu tutarlar. Sabahın ilk ışıkları ile çeşmeye ulaşan kuşlar akan suyun başına geçer ve günlük konserlerini verirler. Doğanın kucağına konmuş küçük bir medeniyet ölçütü gibidir çeşmeler. Yorgunluğunuzu atabilmek için çeşmeye ulaşır, bir avuç soğuk su içer ve suyun ruhunuza işleyen sesini dinleyerek rahatlamaya çalışırsınız.

 

Akşam vakti kadınlar ellerindeki bakır güğümlerle gelirler çeşmeye ve suyu doldurduktan sonra sohbete dalar hemhal olurlar. Gün boy dağlarda hayvan otlatan çobanlar öğle vakti çeşmeye ulaşır ve torbalarındaki yiyecekleri çıkarıp doğal bir musiki eşliğinde doyururlar karınlarını. Çeşmeler kırsal alanda yaşayan insanların bir araya geldikleri ve sosyalize oldukları özel yapılardır ve itina ile korunur. Teknolojinin etkin olmadığı beldelerde insanlar ilişkilerini doğal seyrinde sürdürür ve acıyı da neşeyi de paylaşırlar.

 

İslam medeniyetinde suya büyük önem verilmiş ve canlıların su ihtiyacını karşılamanın bir mükâfata tabi olacağı haber verilmiştir. Resulullah, sadakanın en faziletlisinin ne olduğu sorulduğunda suyun temini olduğunu ifade etmiştir. Atalarımız çeşme ve sebiller yaptırarak suyun bütün canlılara ulaşmasına vesile olmuşlardır. Su medeniyetlerin oluşmasında da büyük etken olmuş ve akarsular, nehirler, ulaşım ve ticaret yollarının kurulmasını ve ticari ilişkilerin gelişmesini sağlamıştır. Analistler, gelecekte suya ulaşımın zorlaşacağını ve su savaşlarının olabileceğini ileri sürüyorlar. Ancak biz şuna inanıyoruz ki, Rabbimiz, tüm canlıların yaşam kaynağı olan suyu koruyacaktır… Ve su bittiğinde hayat da bitmiş olacaktır…

Google+ WhatsApp