‘Çekilin’, ‘Savaşa hazırız, Peki siz hazır mısınız’ demektir...

‘Çekilin’, ‘Savaşa hazırız, Peki siz hazır mısınız’ demektir...


‘Biz Suriye’de rejimin, Rusya olmadan havada, İran olmadan karadatek bir çakıl taşını dahi yerinden oynatacak gücünün bulunmadığını bilmiyor muyuz? Rejim denilen kuklanın kendi ülkesinde karşılığı yokken, suni solunumla yaşatıldığının farkında olmadığımız mı düşünülüyor”?...

 

TBMM grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İdlib krizi hakkında yaptığı konuşma, ana aktör Rusya kadar İran uzantılarının da Türk birliklerine yapılan saldırıda payı olduğunu ima ediyor...

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın İdlib özelinde yaptığı açıklama da, “Sahada kalıcı istikrar ve güvenlik sağlamak için Türk ve İranlı dostlarımızla yakın koordinasyon sağlayacağız” vurgusu da not edilmeli.

 

Genel bir gönderme değil bu. 5 Şubat’ta Rusya Devlet Başkanı Putin de, İran’ın Rusya Büyükelçisini kabul ederken, “Rusya ve İran terörizmle mücadelede ‘kilit oyuncular’. Rusya’nın Astana çerçevesinde İran’la işbirliği Suriye çatışmasının çözümünde etkili bir rol oynuyor” dedi...

 

İdlib krizinin tam anlaşılamaması ve kötü yönetilmesi tatsız sonuçlar üretebilir. Bu yüzden İdlib’de iş Türkiye’ye saldırmak gibi bir deliliğe tırmanmışsa, İran varlığının önemini anlamak bizi yine Kasım Süleymani suikastına götürüyor. Çünkü Rusya bir hesap hatası yaptıysa atladığı nokta orada...

Google+ WhatsApp