Çakallığa bakın: Sıvıyağ yok ise, taksitle satış nereden çıktı?

Çakallığa bakın: Sıvıyağ yok ise, taksitle satış nereden çıktı?


Siyasi iktidarın, suni gerekçelerle devrilmesini arzulayanlar..

 

“Laiklik” dediler, olmadı..

 

“Bölünüyoruz” dediler, tutmadı..

 

“Soyuluyoruz” dediler, kimseyi inandıramadılar..

 

Şimdi, “Her şey zamlandı, gıda ürünleri bulunamıyor” algısı ile, siyasi iktidarı devirmeye kalkışıyorlar..

 

Gerçekten bir zam var..

 

Ama onların açıkladıkları oranda değil..

 

Benzine gerçekten zam var..

 

Ama sebebi Türkiye değil..

 

Benzine gelen zam, sadece Türkiye’ye özgü değil..

 

Dolar bazında petrolün varilinin 60’tan 130’a çıktığı bir süreçte..

 

Sadece Türkiye’de benzine zam geliyormuş gibi algı üretilmesinde haklılık payı olabilir mi?

 

Petrolün varili 130 dolar olduğunda, farzedelim cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu olsa, ne yapacak?

 

“Benzine zam yapmıyoruz” diyebilir mi?

 

Diyebiliyorsa, emri altındaki CHP’li belediyelere söylesin, doğalgaza, una zam geldiği halde “Halk Ekmek zamlanmayacak” açıklaması yapsınlar..

 

Ben de diyeyim ki, “Girdilerdeki fiyat yükselişine rağmen Halk Ekmek’e zam yapmamaları, petrolün fiyatı arttığında da benzine zam yapmayacaklarının göstergesidir!”

 

Ama öyle mi olmuştu?

 

Hayır..

 

Halk Ekmek hem CHP’li Mansur’un Ankara’sında, hem CHP’li Ekrem’in İstanbul’unda 1,25 TL’den 2 TL’ye çıkartılmıştı..

 

O zaman, boş lafları bırakıp, siyasi iktidarı ekonomi üzerinden devirmeye çalışanların oyunlarına dikkat kesilelim..

 

Son oyun ayçiçek yağı üzerinden hayata geçiriliyor..

 

Tarım Bakanı açıklama yapıyor: “2021 üretimimiz, bir önceki yıla göre % 17 arttı..”

 

Bu durumda, “Tarım politikamız iflas etti” diyebilir misiniz?

 

“Yetersiz, daha iyi olmalı” diyebilirsiniz.

 

“% 17 yerine, % 30 artış sağlanmalı idi” diyebilirsiniz..

 

Ama, % 17 üretimin artırıldığı bir süreçte, muhalefetin yaptığı gibi, “Tarım iflasın eşiğinde” nasıl diyebilirsiniz?

 

Kaldı ki, sosyal medya üzerinden bir algı üretiliyor..

 

Ardından halk marketlere koşuyor..

 

Üçer dörder adet, hem de 5 litrelik sıvı yağ alınıyor..

 

Giden, eli boş dönmüyor..

 

Ama algı şu şekilde:

 

“Sıvı yağda sıkıntı var!”

 

Sıkıntı var ise, isteyen, istediği kadar sıvıyağ nasıl alabiliyor?

 

Daha 2 ay önce yapılan algı operasyonunda, hatırlayacaksınız, “Satışımız, bu üründe bir adet ile sınırlıdır” afişleri eşliğinde ayçiçek yağı satılıyordu..

 

O da bir algı idi..

 

Algı olduğu, şimdi o afişlerin unutulması ile ispatlanmış oldu..

 

Şimdi ise..

 

“Yakında sıvı yağ bulunamayacak” algısı üretiliyor.

 

Bu arada da..

 

Suni zamlar ile..

 

Malı götürenler çoğalıyor..

 

Sadece bugün olanlarla ilgili değil..

 

Patatesin-soğanın, değeri 1,5 TL olduğu halde, 7 TL’ye satıldığı 4 yıl önce de hatırlatmıştık..

 

Maalesef savcılarımızdan yeterli ilgi görmedi..

 

Dolayısı ile, tekrar tekrar aynı tiyatro, sahneleniyor..

 

Türk Ceza Kanunu’nda iki ayrı yerde, “fiyat” kelimesi geçiyor..

 

Birisi, “Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar” bölümünün “İhaleye fesat karıştırma” ile ilgili 235. maddesinde..

 

Diğeri de, aynı bölümün “Fiyatları etkileme” başlıklı 237. maddesinde..

 

İhale konusu özel bir durum.. O da çok önemli ama..

 

Çok daha yaygın uygulaması olması gereken 237. madde.

 

Maddenin başlığı, “Fiyatları etkileme” şeklinde..

 

Madde metni ise şöyle:

 

“Madde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

 

(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında artırılır.

 

(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca sekizde bir oranında artırılır.”

 

Demek ki, işkembeden konuşmuyoruz..

 

Böyle bir ihtimal var..

 

Toplum hayatında, bu şekilde kötü niyetli kişiler var..

 

Ve kanun da, bu fiili suç olarak düzenleyip, çekindirmeyi amaçlıyor..

 

Ama tatbikata bakıyorsunuz..

 

Cezalar caydırıcı olmaktan uzak ama..

 

Bu hali ile bile, hemen hemen uygulamada yok gibi..

 

Oysa.. 300-500 TL’ye internet sitesi kurup..

 

“5 litre sıvı yağ 330 TL” listelemesi yapanların kulaklarından tutup, hakimin önüne çıkartmak çok mu zor?

 

Kimden emir bekliyor, savcılar?

 

Önlerindeki bilgisayarın klavyesine dokunsunlar..

 

Tarım Kooperatifleri tarafından 92 TL’ye satılan.

 

Haydi diğer özel şirketlerin 110 veya 120 TL’ye sattığı 5 litrelik sıvı yağın fiyatını yükseltmek için, “330 TL”’ etiketi ile internette algı oluşturan kim var ise..

 

Getir faturanı..

 

“Kaça almışsın? Kaça satıyorsun” deyip, sadece dava açmakla yetinmeyip, bu ahlaksızlığı yapanları afişe etmek, çok mu zor?

 

Operasyon o kadar açık ki..

 

Bir yandan “Sıvı yağ yeterince yok” yalanını pompalıyorlar..

 

Diğer taraftan da, işbirlikçi bazı e-ticaret sitelerinden “Taksitle sıvı yağ satışı” organize ediyorlar..

 

“Ekmezseniz, üretiminiz az olur. İhtiyacı karşılayamazsınız. Ekonominin birinci kuralı, arz-talep ilişkisidir. Talep kadar ürününüz yok ise, fiyat yükselir. Bir de  döviz pahalanır ise, ithal etmek zorunda kaldığınız ürünün fiyatı katlanır.. Bu doğal bir sonuç” diyerek, akıl vermeye kalkanlar..

 

Çıkıp da iki kelime etmiyorlar:

 

“Piyasada talebi karşılamayacak miktarda olan bir ürünü, hangi akılsız taksitle satar?”

 

Evet..

 

Sıvıyağ taksitle satılıyor ise..

 

Aslında bu taksitli satış, piyasaya operasyon çekildiğinin suçüstü tablosudur.

 

Önce taksitle satış yaptırıp, piyasadaki ürünü azaltıyorlar..

 

Ardından, evlerde stoklanan ürünleri gözardı edip, “Yeterince sıvıyağ yok” yalanını uyduruyorlar..

 

Ardında da fiyatları anormal seviyelere çekiyorlar..

 

Maksat mı? Halkta bıkkınlık oluşturmak..

 

“Olmuyor.. Olmuyor.. Olmuyor..” havası oluşturmak..

 

“Serbest ekonomi” eyvallah..

 

Ama “serbest ekonomi” adı altında, çakallık yapmak isteyenlerin dişlerini sökmek de..

 

Savcıların görevi..

 

Kanun da orada.. Madde de orada..

Google+ WhatsApp