Çakallara karşı kanun gerekiyorsa kanun, mücadele yapılmalı!

Çakallara karşı kanun gerekiyorsa kanun, mücadele yapılmalı!


Medyanın olayları nasıl çarpıtabileceğine meşhur örnektir..

 

Papa, yabancı ülkelerden, muhafazakarlığı ile bilinen birisine ziyarete gitmiş.

 

Havalimanında, yere iner inmez, basın mensupları, “Genelevi de ziyaret edecek misiniz” diye sormuşlar..

 

Papa, ziyarete gittiği ülkeyi muhafazakar bir yer olduğunu bildiği için şaşırmış, “Burda genelev mi var” diye sormuş..

 

Ertesi günü gazeteler, “Papa havaalanına iner inmez, ‘burda genelev var mı?” diye sordu!” başlıkları atmışlar. 

 

Anlam olarak baktığınızda yüzde yüz yalan bir haber.

 

Çarpıtma bir haber..

 

Ama şeklen baktığınızda, Papa gerçekten o cümleyi sarfetmiş..

 

Günümüzde her alanda, benzer çarpıtmalar yapılıyor.

 

Gerçek rakamlar alınıp, takla attırılıp, bambaşka bir tablo halinde size sunuluyor..

 

Dışardan baktığınızda, “rakamlar doğru” diyorsunuz.

 

Ama o rakamların içinde bulunduğu diğer rakamlar verilmediği için, bambaşka bir tablo size empoze edilmiş oluyor.

 

Özellikle de salgın sonrasındaki global değişikliklerin Türkiye’ye yansıması..

 

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrasında yaşanan gelişmelerin, Türkiye’ye etkileri sebebi ile enflasyon başta olmak üzere birçok alanda yaşadığımız sıkıntılı süreç, rakam hokkabazları sayesinde olanın çok ötesinde bir fotoğraf gibi bize sunuluyor..

 

Bu çarpıtmaları önlemek için, bir kanun çalışması yapılmış.

 

İstatistiki rakamlar yayınlamak isteyenler, hazırladıkları verileri, alt yapıları ile birlikte TÜİK’e onaylatmak zorunda olacaklar, aksi takdirde izinsiz yayınlama halinde hapis cezası sözkonusu olacak.

 

Kanundan biraz daha ayrıntı vereyim:

 

“Çevre, demografi, fiyat, işgücü, tarım ve ulusal hesaplar alanlarında TÜİK tarafından üretilen istatistiklere alternatif oluşturacak şekilde istatistiki sonuçlar içeren araştırmalar kamuoyuna açıklanmadan önce bunların kapsamı, örnekleme yöntemi, örnek hacmi, veri derleme yöntemi ve uygulama zamanını gösteren metodolojisi onaylatılmak üzere TÜİK’e başvurulacak.”

 

İstatistik yayınlayamazsınız denilmiyor..

 

“Nasıl hazırladığını da belirterek, TÜİK’e başvur” deniyor..

 

Sonrasında da..

 

Kurumun başvuruyu iki ay içinde sonuçlandıracağı, onay verildiği takdirde çalışmanın yayınlanacağı belirtiliyor..

 

Rakamları çarpıtmayanlar için, bence bir sıkıntı yok.

 

Ama yeşil erik fiyatının 650 TL’ye çıktığını, Ocak ayı fiyatı ile vererek çakallık yapmak isteyenlere de, “Yeşil erik için Türkiye’de piyasaya yaygın çıkma ve gerçek fiyatının oluşma tarihi Mayıs-Haziran aylarıdır. Ocak ayındaki fiyat, gerçek değer değildir” notunu düşmesi gerektiğinin hatırlatılmasında, ne zarar var?

 

Tam aksine, toplumun doğru bilgilendirilmesi için, bu zorunluluk bir ihtiyaç değil mi?

 

Karpuzun dilimle satıldığını, Mart ayında haberleştirenlerin, sanki eski yıllarda Mart ayında karpuz satışı varmış da, şimdi o satış dilimle yapılmak zorunda kalınmış gibi algı oluşturulmasına izin verilmemesi yanlış mıdır?

 

Her vatandaş, her ürünün mevsimini bilmek zorunda değil ki..

 

Sonuçta siyasi iktidarların belki de değişmesini gerektirecek kadar büyük tartışmalara sebebiyet veren bu rakamların açıklanmasında bir disiplinin sağlanması, gerçekten çok önemli..

 

Sadece enflasyon değil, tartıştığımız konu..

 

Her alanda, aynı çarpıtmalar sözkonusu.

 

Bir bakıyorsunuz, iktidara yürüme iddiasındaki İyi Parti’nin en tepe isimlerinden birisi olan Müsavat Dervişoğlu, İstanbul’dan İzmir’e kadar yapılmış olan otoyolun tüm harcamasını öne sürüp, o yolun bir kısmı olan Osmangazi Köprüsü’nün masrafı gibi gösterebiliyor..

 

Arada 1’e 10 fark var..

 

Sorsak, o da bir araştırma şirketinin, dandik bir raporunu belki önümüze koyacak..

 

“Benim dayanağım da oydu” diyecek.

 

Bu çarpıtmaları önlemek için, bu tür bilgileri açıklayacak olan, araştırma sonrasında istatistiki rakamları ilan edecek olanların disipline edilmesi zorunlu..

 

Kanun henüz çıkmadı.

 

Ne şekilde tamamlanabilir, bilemiyorum.

 

Ama kapsamı öylesine geniş olmalı ki..

 

Resmi rakamları aktarırken, aynı çarpıtmaları yapanlar da, kapsam içine alınmalı.

 

Mesela.

 

Mesela, iki gün önce yayınlanan üç aylık bütçe rakamları vardı..

 

O bütçe rakamları içinden istediğinizi aldığınızda AK Parti iktidarını uçurursunuz.

 

İstediğiniz başka rakamları aldığınızda, AK Parti’yi yerin dibine sokarsınız..

 

Dönemsel olarak bazı rakamlar yükselmiş. 

 

Dönemsel olarak bazı rakamlar inmiş..

 

Biraz daha ayrıntıya gireyim:

 

Haberlerin çoğu, şöyle başlıyor:

 

“Hazine ve Maliye Bakanlığı, mart ayı bütçe gerçekleşmeleri raporunu açıkladı. Buna göre, martta bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15.6 artarak 155 milyar 967 milyon lira, bütçe giderleri yüzde 102.3 artışla 224 milyar 939 milyon lira olarak kaydedildi.”

 

Bu kısmını aldığınızda, AK Parti’yi yerin dibine sokabilirsiniz..

 

 Hatta devamında “Bütçe, martta 68 milyar 972 milyon lira açık verdi” rakamı da, resmi açıklamadan aktarılan bir cümle..

 

Ama daha sıhhatli ve doğru bir bilgilendirme için ne yapılması gerekir?

 

2022 yılının ilk üç ayını birlikte değerlendirmek gerekir..

 

Öyle ya..

 

Bütçeden bahsediyoruz.

 

Bütçenin başı ne zaman?

 

2022 Ocak ayı..

 

Mart ayını yine verin. Ama 2022 Ocak ve Şubat ayları da geçtiğine göre, ilk üç aylık rakamları bir bütün halinde de ayrıca vermemiz gerekmez mi?

 

Buyrun onu da verelim, bakın gerçek nasıl bambaşka şekilde karşımıza çıkıyor:

 

“Yılın ilk çeyreğinde bütçe giderleri yüzde 77.9 artarak 571.7 milyar liraya, bütçe gelirleri de yüzde 75.1 artarak 602.5 milyar liraya çıktı.”

 

Bütçe giderleri artmış.

 

Bütçe gelirleri de artmış..

 

Ama önemli olan şu..

 

30 milyar TL civarında bütçe fazlası verilmiş..

 

Hep bütçe açığı veren Türkiye..

 

Hele hele faiz ile ilgili büyük tartışmalar sonrasında, önemli miktarlarda faize yönelik ödemeler sözkonusu olduğu halde..

 

Bütçenin ilk üç aylık süreçte 30 milyar fazla verilmiş olması Türkiye için umut verici bir gelişmedir..

 

Ama bakıyorsunuz.

 

Medya organları, siyasi görüşlerine göre, işlerine gelirse Mart ayını, işlerine gelirse iki aylık dönemi, işlerine geliyorsa bütçe giderini, işlerine geliyorsa bütçe gelirini tek başına vererek, toplumu yanıltıyorlar..

 

Çakallara fırsat vermemek için, her türlü çarpıtmaya karşı, yalana, dolana, aldatmaya karşı, kanunlar çıkarılmalı, dürüstlük temel ilke olmalıdır..

Google+ WhatsApp