Büyük cihad ve huzurlu aile

Büyük cihad ve huzurlu aile


SORU

 

18 yaşındayım. Samsun … imam-hatipten mezun oldum, hafızlığımı okul devam ederken 10. sınıfın sonunda başlayıp 15 ay sonunda Allah’ın lütfuyla -Kur’ân kursuna gitmeksizin camideki hafız hocama ezberlediğim sayfaları vererek ve dinlemeyi Kur’ân uygulamasıyla- tamamladım. Hayatınızı dinledim, okudum. Sizin gibi âlim olmak, İslâm’a hizmet edip ilim adamı yetiştirmek istiyorum. Üniversite sınavında 437 aldım, Marmara İlahiyat’a (son ihtimal İstanbul İlahiyat) yerleşmek istiyorum. Size bir sırrımı vereyim. Nihayetinde beni tanımıyorsunuz ama buna Allah şahit. Gece 9.30, 10.00 gibi yatıp 04.00’te kalkıp camiye gidip teheccüdde hüngür hüngür ağladım hafızlık yaparken, ama artık teheccüd namazına hadi o bir kenara, sabah namazına kalkarken sorunlar yaşıyorum, günahlarım var... Ama bir taraftan “Kul inne salâtî...” diyorum, “…hattâ ye’tiyeke’l-yakîn”, diyorum, ne yapayım ne edeyim de gece gündüz talibe’l-ilm olan, İslâm için çalışan, hem de teheccüde kalkan bir kul olayım. O hani “ve’l-musteğfirîne bi’l-eshar” âyetine; o, “Onlar geceleyin pek az uyurlardı” âyetine; o, “tetecâfâ cunûbuhum” âyetine, secde suresi 2. sayfadaki (bu arada riya olmasın sayfa numarası söylediğiniz zaman sureyi, âyeti, mealini okuyorum, genel ölçüde tabii, lütfu ilâhî) bu âyetlere mutabık nasıl bir ömür yaşayayım hocam? Birinci isteğim bana yol-yöntem göstermeniz, ikincisi de size dün nasıl “…(Allah rahmet eylesin) teheccüd vaktinde isminizi anıp dua edeceğim” dediyse bugün de siz bana, “Teheccüd vaktinde sana özel dua edeceğim” der misiniz?

 

CEVAP

 

Önce şunu ifade edeyim: Evet, sana o vakitte dua ettim, Allah kabul eylesin…

 

Senin durumun manevi (büyük) cihada bir örnektir.

 

“Bizim uğrumuzda elinden gelen çabayı sarf edenlere gelince, onları bize ulaşan yollara mutlaka yöneltiriz. Kuşkusuz Allah iyilik yapanların yanındadır” (Ankebût:69/29) mealindeki âyette müjdelenen ilâhî vaad sizi de kapsayacaktır.

 

Bir hadis var:

 

“Len yuşâdde’d-dîne ahadun illa ğâlebehu: Din ile güç yarıştırana din elbette galip gelecektir.”

 

Günah işlememek için elinden gelen gayreti sarf et, “Kıvılcımı söndürmeyen ateşi durduramaz”. İnsanı günaha sevk eden sözler, haller, durumlar, telkinler, görüntüler, beraberlikler… vardır; onlardan kaçınan günahtan da kaçınmış olur.

 

Her okuduğunu, her kâmil insanın yaptığını yapmaya çalışırsan buna gücün yetmez ve yenilirsin. Farzları ve vâcipleri kaçırmaksızın ibadetlerine devam edersin, nevafile gelince zorlanmadan yapabildiklerini yaparsın.

 

İlmi Allah rızası için talep et. İslâm’ı hakkıyla öğrenmek için taklit değil, tahkik usulüyle oku. Allah Resulü’nden (s.a.) başka yanılmaz ve günah işlemez bir kul bulunduğuna inanma. Her kâmilin ilimde ve amelde eksikleri olabileceğini unutma. Yine de izafi olarak daha kâmil kulların hayatlarını oku, ama sen, kendi gücünün yettiği, gönlünün sevdiği kadarını örnek al. Senden daha âlim ve güzel ahlak sahibi insanlarla olabildiğinde sık bir araya gel, beraber ol, danışma ve müzakere yap, ilim, irfan ve edebi paylaşmaya gayret et.

 

Allah Teâlâ, “Allah’ı sevenlerin Allah’ın da kendilerini sevmelerini istiyorlarsa Allah Resûlü’nün (s.a.) izinden gitmelerini” yol ve çare olarak açıklıyor.

 

Bunun için Peygamberimiz’i tanımamız gerekiyor, onun için farklı kaynaklardan devamlı sîretini ve hadislerini okumamız gerekiyor. Onu tanıdıkça daha çok severiz, sevdikçe onun kulluğunu -gücümüz ölçüsünde- örnek almamız kolaylaşır, sonunda Allah da bizi sever ve sevdiklerine sevdirir.

 

Bu büyük cihadda hepimize Rabbim’den tevfik ve inâyet diliyorum.

 

SORU

 

Nasılsınız iyisiniz inşallah. Size kendimle ilgili bir şey soracaktım. Hocam, ben dini yaşantıma dikkat eden biriyim, bu yaşıma kadar da Allah’a şükür karşı cinsle uygun olmayan bir ilişki, arkadaşlık vs olmadı. Dikkat ederek yaşamaya çalıştım. Üniversite okuyorum ve okulumun son senesi bir kızı görüp beğendim. Kendisi ile evlenme niyetimi kendisine söyledim, o da beni tanımak isteyeceğini söyledi. Farklı bir şehirde ve sadece telefon ile konuşuyoruz. Bu konuşma da birbirimizi tanımak maksatlı. Benim bu süreçle ilgili size danışmak istediklerim var. Lütfen cevaplarsanız beni aydınlatırsanız çok mutlu olurum.

 

1) Hocam bizim bu şekilde evlenmek maksatlı telefonla konuşmamız günah mıdır? Söz ya da nişan oluncaya kadar bizim konuşmamız günah mı olmuş oluyor? Bu da flört gibi mi oluyor?

 

-Bu flört olmuyor; tanıma ve tanışma oluyor. Evlenmek maksadıyla karşılıklı olarak görüşmek, başka zaman bakılmaması gereken (yüz, diz altı, bilekler gibi) yerlere bakmak ve aday ile konuşmak caizdir. Bunu Peygamberimiz (s.a.) tavsiye etmiştir.

 

2) Bu telefon konuşmalarında ya da mesajlaşmalarda iltifat etmek ya da sevgi sözcükleri kullanmanın bir sakıncası var mı?

 

-Kişi, evleneceği, beğendiği, sevdiği birine bunları söyleyebilir, bunda sakınca yoktur.

 

3)Ben küçük bir şey de olsa kendisine hediye almayı düşünüyorum, içimden gelerek bir mahzuru var mıdır?

 

-Mahzuru yoktur. Hediyeleşmek sünnettir. Evleneceğin kimseye hediye almak ise daha uygun bir davranıştır, sevgiyi arttırır.

 

4)İleride Allah nasip eder de nişanlanırsak yalnız, baş başa kalmadan herhangi temas olmadan dışarıda görüşmek yemek yemek ve konuşmanın bir sakıncası var mıdır?

 

-Sakınca olmadığını yukarıda ifade etmiş olduk.

 

5) Bana evlilik öncesi bu zamanlarla ilgili bir abi, büyük olarak nasıl bir öğüt verirsiniz?

 

-Sen dindar bir kişisin; evleneceğin kız da dindar olmalıdır. Hiçbir kimse kusursuz değildir, genel olarak uygun olan bir eşin bu genel iyiliğini/uygunluğunu geçersiz kılmayan kusurları olduğunda onu büyütmek olmaz. Herkes kusuru önce kendinde aramalı, sonra karşı tarafa bakmalı, düzelmek ve düzeltmek için en uygun yöntemi seçmeli, sabırla zamanını beklemelidir. Meşru olmak şartıyla farklı görüşler, tercihler ve istekler olabilir; birliğin ve huzurun devamı karşılıklı anlayış ve fedâkârlığa bağlıdır. Küslük olduğunda uzatmamalı, ilk selâm veren (barışan) olmaya gayret etmelidir…

Google+ WhatsApp