Bu yangınları kökten bitireceği için, imam hatiplere düşmanlar!

Bu yangınları kökten bitireceği için, imam hatiplere düşmanlar!


İmam Hatiplere, sol medyadaki düşmanlık, bir türlü bitmiyor.

 

Sol çevrelerin desteklediği CHP dahi, “İktidara gelmemiz mümkün değil, dindarları da kafakola almamız lazım” düşüncesi ile görüntüde imam hatip düşmanlığına son verse bile..

 

Sol tandanslı medya organlarında... 

 

Cumhuriyet’inde, Sözcü’sünde, Birgün’ünde... 

 

Tam gaz imam hatip düşmanlığını sürdürüyorlar.

 

“İmam hatipliler bile imam hatip lisesini seçmedi” diyordu, iki gün önce Sözcü gazetesi..

 

Düşmanlığını böyle dile getiriyordu..

 

İmam hatip ortaokullarından mezun olup, liseye geçiş sınavına giren öğrenciler üzerinden “İmam hatipler istenmiyor, zaten başarısızlar” algısı üretiyorlardı.

 

Bu solcular, niye imam hatiplere düşmanlar ve niye imam hatipleri başarısız gibi gösteriyorlar?

 

Şurdan başlayalım..

 

Gerçekten de, imam hatipler başarısız mı?

 

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, istatistiklerle, imam hatip lisesi mezunlarının, üniversiteye girişteki başarılarını açıklamış..

 

“Anadolu imam hatip liseleri YKS’de 387 dereceyle ilk 1000’e girdi” diyor, Sayın Yılmaz..

 

Tek başına bir şey ifade etmeyebilir, bazıları için..

 

Rakamların devamını verelim.

 

Özellikle, “İki günü birbirine müsavi olan (eşit olan) ziyandadır” hadisi şerifini hatırlatarak, rakamları verelim.

 

2020’de İHL mezunları ilk binde 279 derece elde ederken, bu yıl 387 derece elde etmiş. 

 

İlk 5 binde 2020 yılında 1271 derece var iken bu yıl sayı 1658’e çıkmış. 

 

İlk 10 binde 2020 yılında 2 bin 392 derece var iken bu yıl 3 bin 138 olmuş.

 

İlk 100 binde ise 2020 yılındaki 26 bin 169 derece, bu yıl 31 bin 90’e çıkmış.

 

Grafikteki başarı yükselişi çok açık olarak görülüyor.

 

Ama..

 

Sol kafa, ateist kafa, yerinde durur mu?

 

Kötüleceyecek.. Hedef gösterecek.. Yetersiz gibi algı üretecek.. 

 

Ki..

 

Kamuoyuna yalanları savurdukları zaman, kimse karşı çıkamasın..

 

İmam hatipli avukatlar, o yalanları yüzlerine vuracak davaları açamasın..

 

İmam Hatipli doktorlar, sahtekarlıklarını suratlarına yapıştırmasın.

 

İmam hatipli mühendisler, gerçekdışı hesaplarını, alınlarına mühürlemesin..

 

 Son günlerin aktüel konusu, hepimizin içini dağlayan orman yangınlarından örnek verelim..

 

Ne diyorlar?..

 

“Halk bakana böyle tepki gösterdi: Türkiye Cumhuriyeti’nin 3 uçağı mı var?”

 

Ahlaksız olursanız.. Ahiret inancınız olmazsa.. Kıyısından köşesinden de olsa, azıcık dini bilginiz olmaz ve yalan söylemenin vebalini düşünmezseniz..

 

Fransa’da yaşayan patronun emri ile, böyle yalanları savurursunuz..

 

Altına devam etmişler, sahtekarlığı..

 

“Orman Bakanı’nın ağzından söyletmişler: Yangın söndürme uçağımız yok.”

 

Sanki para olmadığı için, yangın söndürme uçağı yokmuş gibi, rezil söylemlerine tüy dikecek üçüncü başlığı da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ağzından çıkmış olarak göstermişler:

 

“Milletimiz cömerttir, destek verir.”

 

Attıkları bu başlıklarda, minnacık bir doğruluk payı var mı?

 

Yok..

 

Orman Bakanı uzun uzun açıklama yapıyor:

 

“3 uçak, 9 İHA, 1 insansız helikopter, 1 yangın söndürme tankı, 38 helikopter, 680 arazöz, 55 iş makinesi ve 4 bin personelle yangınla mücadele ediyoruz.”

 

Daha önce uçak sayısı 10 imiş, 12 imiş..

 

Önce genel toplama bakalım.. 

 

Sonra uçak sayısında niye azalma olmuş, onu izah edelim..

 

Eski yıllarda, Türkiye’nin askerinde İHA yoktu ki, Orman Bakanlığı’nda da İHA olsun..

 

Önceki yıllarda, hiçbir kurumun insansız helikopteri yoktu ki, yangınla mücadelede de, insansız helikopteri olsun..

 

Diğer klasik türden helikopterlere gelince..

 

Bakan, bire bir rakamları veriyor:

 

“Teşkilatta 27 olan helikopter sayısını biz 39’a çıkardık..”

 

Şimdi, vicdansızlıkları açısından, ormanı yakanları aratmayan, medyadaki o ahlaksızlara sormamız lazım değil mi: “Yangın söndürme araçlarımız düne göre azalmış mı, çoğalmış mı?”

 

Bunlarda utanma yoktur.

 

“Biz ‘Helikopter’ demedik ki, ‘uçak’ dedik” diyecekler..

 

Onu da izah ediyor Sayın Bakan:

 

“THK’nin elindeki uçaklar saatte 12 ton su atıyor en fazla. Elimizdekiler 84 ton, 7 misli su atıyor. Havada neyi uçurduğumuzun değil, yere ne kadar su attığımızın önemli olması lazım.”

 

Orman yangınlarını, uçak ile mi söndürmek daha pratiktir, yoksa helikopter ile mi?

 

Hangisinde başarı oranı daha yüksektir?

 

Bunun tartışması ayrı bir konu..

 

Nihayetinde THK uçaklarını önerenler de, bakanın söylediklerine itiraz edemiyor.

Bir bilim adamını konuşturup, “Hayır, helikopterler daha fazla su atabilme kapasitesine sahip olsa bile, deniz harici kaynaklardan su alma konusunda daha esnek hareket kabiliyeti olsa da, orman yangının söndürmede mutlaka uçak kullanılmalıdır” diyen birisi yok.

 

Diyen de yok..

 

Diyebilme ihtimali de yok..

 

Bakanın maddi tespitleri ortada..

 

THK uçaklarının kapasitesinin bir katı, iki katı değil, “7 katı su atabilme potansiyelimiz var” diyor..

 

İmam hatip düşmanı, yalanla, sahtekarlıkla, üçkağıtçılıkla, vatan hainliği ile iş kotarmaya çalışan Sözcü ne diyor:

 

“Kendine 13 uçak alacağına, 12 yangın uçağı alsaydın!”

 

Ahlaksızlar, bir de şu algıyı yapıyorlar:

 

“İktidarın, ‘Türkiye’yi kıskanıyorlar’ dediği Avrupa’da; Fransa’da 26, Yunanistan’da 20, İtalya’da 19, İspanya’da ise 17 uçaklık filo var.”

 

Bre vicdansızlar, bre sahtekarlar.. 

 

Daha üç yıl önce, Yunanistan’daki orman yangınında 100’den fazla insan ölmedi mi?

 

Kaynağını da vereyim, baksınlar: Avrupa ülkelerinde 10 yıllık (2007-2016) ortalama yangın başına yanan alan miktarı: “Yunanistan’da 41,98 hektar, İtalya’da 12,72 hektar, İspanya’da 6,83 hektar, Portekiz’de 4,6 hektar, Türkiye’de 3,73 hektar” değil midir?

 

Yunanistan’ın 20 uçağı varmış..

 

Eee, varmış da ne olmuş? 

 

Bizdekinin nerede ise 10 katı orman yangını ile karşılaşmış..

 

İtalya’nın 19 uçağı varmış.

 

Eee? Varmış da ne yapmışlar?

 

Türkiye’ye, orman yangını konusunda 4 tur bindirmişler..

 

İspanya en iyileri, 2 tur bindirmiş..

 

İşte, bu doğruları yazacak, söyleyecek, bunların gerekirse yüzlerine yalanlarını vuracak imam hatiplileri, onun için istemiyorlar.

Google+ WhatsApp