Bu mu Tayyip Erdoğan’ın yargısı?

Bu mu Tayyip Erdoğan’ın yargısı?


“Türkiye’de yargı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki dudağının arasından çıkacak söze bakıyor” ya..

 

Biz de, sözümona, “Tayyip Erdoğan’ın, körü körüne yanında olduğumuz için, onun gücünden haksız yere yararlanıyoruz” ya..

 

Sonuçta da..

 

Tayyip Erdoğan her dediğini yaptıran bir diktatör..

 

Biz de o diktatörden nemalanan bir gazeteyiz ya..

 

Buyrun somut örnek..

 

Bir tane versem..

 

“Canım, bir çiçek ile bahar gelmez” diyecektiniz..

 

İki tane birden somut örnek veriyorum..

 

İki temyiz dilekçesi birden yazmak zorunda kaldık..

 

Hem nasıl temyiz dilekçesi..

 

Birisinde Akit gazetesinin internet sitesi için hükmedilen tazminat miktarı 60 bin TL.. 

 

Diğerinde de 30 bin TL..

 

Şaka yapmıyorum..

 

Davacıları yazınca.. Hepten uçacaksınız..

 

Davacıları yazdıktan sonra, bir de tazminata gerekçe olan konuları yazdığımda..

 

Uçmak ne..

 

Bir üstü ne ise, ondan olacaksınız..

 

Hikayeyi kesip, sadede gelelim.

 

Gazetede bile değil..

 

İnternet sitemizde..

 

Yani hemen her gün, 400 haber girdiğimiz.

 

100 kadarının ise Akit’in bakış açısı ile yorumlanarak okura aktarıldığı haberler olmak üzere..

 

Nereden baksanız, ana manşette bir haberin, iki üç saatten fazla kalamadığı internet sitemizdeki iki ayrı haber sebebi ile..

 

Haydi bakalım, sıkı durun..

 

Aydın Doğan, iki dava açmış..

 

Birisinde, torunu Aydın Doğan Yalçındağ’ı da yanına almış..

 

Birisi Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde..

 

Hakimimiz, Bahri Rodoplu..

 

Sicil numarasına bakarsanız..

 

AK Parti iktidarı döneminde hakimliğe alınmış bir hukukçu..

 

Aydın Doğan’ın açtığı davada, 30 bin TL tazminata hükmetmiş.

 

Birilerinin “Sizi gidi sizi.. Kim bilir Aydın Doğan amcamıza ne demişsinizdir” mırıldanmasını duyuyor gibiyim..

 

Gazetede değil.. İnternet sitemizde..

 

2 saatliğine manşette kalan haberde..

 

Şöyle bir haber yayınlanmış:

 

Kusura bakmayın..

 

İki nokta üstüste koydum ama..

 

Haberdeki konu o kadar iğrenç ki..

 

O kadar çirkin ki..

 

Ben biraz üslubu düzelterek size aktarayım..

 

İnternet sitesinde yayınlanır ama..

 

Aile içine giren, yazılı medyada konunun olduğu gibi aktarılması..

 

Çoluk çocuğun olduğu evlere giren Akit gazetesi sayfalarına yakışmaz.

 

Kısaca özet vereyim.

 

Yabancı ülkelerden birisinde, ahlaksız bir internet sitesinde..

 

İsmini de vermek istemiyorum..

 

Evli kadınların, eşleri dışında ilişki yaşamalarını öneren bir ahlaksızlığın organizasyonu anlatılmış..

 

Zina normal, sıradan bir fiilmiş gibi gösterilmiş. Önerilmiş..

 

“Bu işin Aydın Doğan ile ilgisi ne” diyeceksiniz.. Onu da aktarayım..

 

O sitenin yıllar öncesinden bu yana, o ahlaksızlığı yayınladığı, değişik tarihlerde orgnazisyonlar düzenlediği verisini not düşüp..Aydın Doğan’ın sahipliğindeki internet sitelerinde, o ahlaksızlıkların hiçbir eleştiri cümlesi kurulmadan haberleştirildiğini söylemiş olayım..

 

Evet, Aydın Doğan, medya organlarını satalı yıllar oluyor..

 

Ama, sahip olduğu dönemde, bu yapılmış..

 

Eeee.. 

 

“Siz de kalkıp, yıllar sonra, o eski olayı mı haber yaptınız” diyeceksiniz..

 

Hayır..

 

Yeni patron döneminde, yine o ahlaksızlık haber yapılmış.

 

Yeniakit.com. tr de, yeni haberi eleştirmiş..

 

Haberin içine de, Aydın Doğan sahipliğinde iken de, aynı ahlaksız sitenin, eleştirilmeksizin haberleştirildiği, adeta o ahlaksızlığın övüldüğü notu düşülmüş..

 

Bir de..

 

Bakırköy 2. Asliye Czea Mahkemesi’nde, Tempo dergisi Aydın Doğan sahipliğinde yayın yaparken..

 

Çok iğrenç fotoğrafların yayınlanması sebebi ile, bu medya patronuna verilen eski TCK 426. maddeden mahkumiyet kararı, haberimizde hatırlatlmış..

 

Aydın Doğan’ın avukatı, “Müvekkilimin mahkumiyeti yok” demiş..

 

Biz mahkumiyet kararını, mahkeme dosyasına koymuşuz..

 

Mahkemenin de, bu veriler ışığında davayı reddetmesi gerekir iken..

 

Şok bir karar ile..

 

30 bin TL tazminata mahkum olmuşuz.

 

Şimdi söyler misiniz..

 

Bırakınız, “Tayyip Erdoğan’ın yargısı” olmayı..

 

“Aydın Doğan’ın yargısı” olmaktan bile kurtulamayan bir yargı sistemi ile karşı karşıya değil miyiz? 

 

Adamın mahkumiyet kararı, kesinleşmiş.. Dosyanın içinde.. 

 

Hakim diyor ki, “Akit, Aydın Doğan’a, 30 bin TL ödesin..”

 

Hani bir dosyadan bir aleyhe karar çıkmış olsa.. Yazı konusu edecek değildim.. “Daha bir de bunun İstinaf’ı var, sonra bakarız” diyecektim..

 

Ama ikinci dosyada da, Dede Aydın Doğan’a 40 bin, torun Aydın Doğan Yalçındağ’a ise, 20 bin TL tazminat kazandırdı, Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül 2021 tarihinde..

 

Önceki de, 5 Ekim tarihli idi.

 

Bu hakimi mi merak ediyorsunuz?

 

Ertuğrul Caniklioğlu.. 

 

O da, son yıllarda hakimliğe başlamış bir hukukçu.

 

“Bu dosyada ne var?” diyeceksiniz..

 

Efendim, torun Aydın Doğan Yalçındağ’ın, Blu TV diye internet üzerinden yayın yapan bir mecrası varmış..

 

İnternetten yayın yapan mecraların henüz RTÜK yetkisi altına alınmadığı dönemde, müstehcen görüntüler içeren filmler yayınlıyormuş.

 

yeniakit.com.tr’de, yine önceki habere benzer şekilde, “Dede ve torun” ilişkisi de belirtilerek..

 

Bir haber yapılmış..

 

Eleştirilen husus, müstehcen film yayınlanması..

 

Ki, torun da, sonraki aylarda, bazı filmlere yönelik yoğun eleştiriler sonrasında, onları yayından kaldırmış..

 

Yani, Akit’in haklılığını kendisi de kabul etmiş..

 

Dede ve torunu, bu haber için de mahkemeye koşmuşlar..

 

Ve dede 40 bin, torun 20 bin TL tazminat kazanmış..

 

Durduk yerde kimseye, “Bana niye yan baktın” deyip, haber yapmamışız.

 

Kimseye “Menfaatimizi ihlal ettin, al sana bir yalan haberle cevap” dememişiz..

 

Birinde toplumun ahlakını bozacak bir internet sitesinin eleştirilmeksizin haberleştirilmesine..

 

Diğerinde de, müstehcen film yayınlanmasına itiraz etmişiz..

 

Karşılığı da..

 

Tazminata mahkumiyet olmuş..

 

Haydi bakalım, bir daha söyleyin.

 

“Bu ülkede yargı, Erdoğan’ın iki dudağı arasında” mı?

 

Akit de Erdoğan’ı haklı-haksız her zaman savunan ve bu yüzden de iktidarın nimetlerinden haksız yere yararlanan bir medya organı mı?

Google+ WhatsApp