BM, AB çözemedi, ilk adım Türkiye’de atıldı!

BM, AB çözemedi, ilk adım Türkiye’de atıldı!


“3. Dünya Savaşının eşiğindeyiz” deniliyor..

 

Bir çırpıda, petrolün varili 80 dolardan 135 dolara çıkıyor..

 

Tüm dünyanın ekonomisi altüst oluyor.. Avrupa’da doğal gaza % 200’ler oranında zam geliyor.. Elektrik hakeza..

 

Bunların ekonomik yönleri..

 

Ama çok daha önemli bir yanı var..

 

İnsanlar ölüyor.

 

Çocuklar, kadınlar ölüyor.. Siviller ölüyor.. 

 

Sonuçta onlar da insan, askerler ölüyor..

 

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sebebi ile yaşanılan tüm bu olayların zararlarını asgariye indirmek, bir an önce savaşı durdurmak için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir çözüm üretemiyor.

 

Güvenlik Konseyi’nde karar alınıyor.

 

İki dakika sonra Rusya veto ediyor.

 

Güvenlik Konseyi kararı çöpe gidiyor..

 

Ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu benzer karar alıyor..

 

Ama BM kararının yaptırım gücü yokmuş, o da boşa çıkıyor..

 

Avrupa Konseyi toplanıyor..

 

Osman Kavala hakkındaki AİHM kararını uygulamadı iddiası ile, Türkiye’yi üyelikten ihraç etmeye kalkışan Avrupa Konseyi toplanıyor, ala ala “Rusya’nın üyeliğini askıya alma” kararını alabiliyor..

 

Avrupa Birliği, birçok üyesi bu savaştan zarar gördüğü halde, inisiyatif alıp, çözüm noktasında bir şey üretemiyor..

 

Rusya ve Ukrayna’nın alt düzey yetkilileri, Belarus’ta biraraya geliyorlar..

 

Ama sadece alt düzey yetkililerinin görüşmeleri ile, bu irtibat sınırlı kalıyor.

 

ABD ilk günden, “Rusya’nın 1.2 trilyon dolarını bloke ettim” açıklaması ile tehditlerini savurmaya başlıyor..

 

Ama Rusya’dan bir geri adım gelmiyor..

 

Rusya’nın şu işadamının, bu işadamının malvarlıklarının dondurulduğu açıklanıyor.. 

 

Sonuçta o kararlardan da yine çözüme bir katkı çıkmıyor…

 

“Sanki Antalya’daki buluşmadan çözüm mü çıktı ki?” diye itiraz edecekleri tahmin ediyorum..

 

Ama söyler misiniz..

 

ABD’sinden Çin’ine, Almanya’sından Fransa’sına, İngiltere’sine.. BM’sinden AB’ına.. Dünyanın hemen tamamını ilgilendiren ve etkileyen bir savaşta, taraf iki ülkenin dışişleri bakanlarını biraraya getirmek de, büyük bir başarı değil midir?

 

Oturup konuşmalarını sağlamak, Türkiye için bir güç ispatı değil midir?

 

Doğalgaz tüketiminin büyük çoğunluğunu Rusya’dan sağlayan Almanya bunu başaramamış..

 

Üye ülkelerinin ekonomilerini büyük sekteye uğratabilecek enerji girdisinin önemli kısmını Rusya’dan sağlayan Avrupa Birliği başaramamış. 

 

Ama Türkiye, Rusya ve Ukrayna’nın Dışişleri Bakanlarını, Antalya’da buluşturmuş..

 

Görüşmüşler..

 

İlk buluşmada çözüm çıkmamış olabilir..

 

Ama biraraya gelip, tezlerini Türkiye’de birbirlerine aktarmışlar..

 

Tam bu noktada, muhalefeti, iktidarı, herkes Türkiye için birlik olup, “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a helal olsun. Bu liderliği gösterdi” demesi gerekmez mi?

 

“Hah ha ha.. Almanya bizi kıskanıyor mu? Almanya bizim neyimizi kıskansın ayol” diye trip atanlar..

 

“Gerçekten bunu beklemiyorduk. Sadece Türkiye’nin teklifi olarak gündeme gelir, ama ya Rusya, ya da Ukrayna kabul etmez.. Hatta onlar kabul etse bile, onların işbirliği yaptıkları diğer devletlerden birileri devreye girerse, bu buluşma Türkiye’de mümkün değil, gerçekleşmez diye bekliyorduk. Ama.. Bu buluşma gerçekleşti. Helal olsun Erdoğan’a” demeleri gerekmez mi?

 

Demiyorlar..

 

Üç kuruşluk makamlar uğuruna..

 

Hatta.

 

O makamlar için kapasiteleri, becerileri, yetenekleri ve halktan destekleri olmadığı halde..

 

“Şoklarla.. Şişinmelerle.. Hormonlarla..”

 

“O makamlara biz de gelebiliriz” diye rüya görenler..

 

Dünya çapında bu başarıyı görmezden gelip, iç siyasi tartışmalarla vakitlerini öldürüyorlar..

 

Dünyanın tamamında enerji fiyatları artarken..

 

Sanki sadece Türkiye’de akaryakıt fiyatları artıyormuş gibi algı üretmeye devam ediyorlar..

 

“Bu zamların müsebbibi, siyasi iktidardır” diyerek, aklımızla alay eden iddialarda bulunuyorlar..

 

Türkiye’deki akaryakıt zamlarının müsebbibi AK Parti iktidarı ise, Almanya’daki zamların sebebi ne? Orda da mı, AK Parti var?

 

Fransa’daki, İngiltere’deki zamların sebebi ne?

 

Onlarda da mı, Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı?

 

Hırs, gözlerini bürümüş.

 

Akıllarını kontrol edemiyorlar..

 

Sanıyorlar ki.. 

 

Zamlardan etkilenen insanlar, onların söylemi ile mevcut iktidarı suçlu bulacak ve kendilerini iktidara getirecek.

 

CHP iktidara gelse, petrolün varili 80 dolardan 135 dolara çıktığı bir dönemde, ne yapabilir?

 

“Biz aldığımız akaryakıta zam yapmıyoruz” nasıl diyecek?

 

Bunun yolunu biliyorlarsa, telif haklarını öderiz..

 

Söylesinler..

 

Ama lütfen, bir ara bazı emekli generallerin uydurduğu türden “kendiliğinden enerji üreten yeni keşfimiz” diye, aklımızla alay eden, hiçbir pratiği olmayan yeni buluşlarla karşımıza çıkmasınlar..

 

Kendilerini kolay bir teste de tabi tutabiliriz..

 

Dünya genelindeki enerji fiyatlarının artışı, akaryakıtın bizde de fiyatlanmasına yol açıyor.

 

Diyorlarsa ki, “Hayır, bizim iktidarımızda, dünyadaki petrolün varilinin fiyatlanması, Türkiye’yi etkilemez”..

 

Buyursunlar, bize ispatlasınlar..

 

Türkiye içindeki enflasyon, belediyelerin ürettiği hizmetlere zam getiriyor mu, getirmiyor mu?

 

Halk Ekmek’e, İstanbul ve Ankara, hem de normal enflasyonun bile üzerinde zam yaptı mı, yapmadı mı?

 

Şimdi tekrar, toplu ulaşıma zam yapmak için, CHP’li belediyeler sıraya girdiler mi, girmediler mi?

 

İzmir yaptı, İstanbul da ellerini ovuşturuyor..

 

Dış piyasa bizi etkilemez ise.

 

Belediyeyi de, merkezi yönetimin yaptığı zamlar etkilemez.

 

Haydi buyursunlar, toplu ulaşıma zam yapmasınlar.

 

Halk Ekmek için yaptıkları zammı, geri alsınlar..

 

Yapamıyorlarsa..

 

Efelenmesinler.

 

Hakkı teslim etsinler..

 

“Almanya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın yapamadığını, Türkiye yaptı, başardı. İki devletin dışişleri bakanlarını buluşturdu”  desinler..

 

Kendi ülkeleri ile alay etmesinler: “Nee.. Almanya bizi mi kıskanıyor” demesinler..

 

Almanya şu an ne yapacağını şaşırmış durumda..

 

Rusya’ya laf söylese, doğal gaz kesilir. Ukrayna’ya laf söylese.. AB’den zılgıtı yer..

 

Ama Türkiye, Rusya için de “işgal ettin” dedi.

 

Ukrayna için de, “NATO’nun dolduruşuna geliyorsun” dedi..

 

 Ve iki dışişleri bakanını buluşturmayı başardı.. 

Google+ WhatsApp