Bir papaz Papa’ya kâfir dedi

Bir papaz Papa’ya kâfir dedi


Yunanistan’ı ziyaret eden Papa Francis’e bir papaz, sert bir tepki veriyor. Kâfir diye hitap ediyor. Papaz tutuklanırken, Yunanca kâfir diye hitap etmeye devam ediyor. Hıristiyan toplumu için önemli bir durum.

 

Katolikler ile Hıristiyanlar arasında öteden beri dini farklılık önemli bir çekişme alanı. Katoliklerin Vatikan’ı tam bir imparatorluk ve güçlü bir sermaye gücünü elinde bulunduruyor. Batı toplumu için önemli bir kurum. Bir üst kurum. Her ne kadar kilise devre dışı kalmış görünüyorsa bile gene de etkisi ve gücü devam ediyor. Bu çatışmaların birçok nedeni var. Katolik dünyada Haçlı seferleri başladığı zaman bu, büyük bir örgütlenmeye ve kurumlaşmaya neden oluyor. İslâm ile yüzleşen Hıristiyanlar iki durum ile karşı karşıya kaldılar. İslâm’ın hızla yayılması karşısında bir tercihte bulunmak zorunda kaldılar. İslâm’ı tercih etmediler. Edemezdiler. Dünyaları ve kültürleri buna engeldi. Diğer yandan İslâm’ın ruhbanlık kurumunun olmayışı Hıristiyan din adamları için bir açmazdı. Değişen hayat koşulları, insanların algıları, adalet ve hakikat bilincinin etkisi Hıristiyan dünyayı ve aydınları tedirgin etti. Kilise onların dünyasına yeterince cevap veremiyordu. O zaman kilisenin devre dışı kalması gerekiyordu. Laiklik kurumunun doğuşunun nedeni budur. Kilise ile Batılı aydınları arasındaki ayrışma.

 

Doğu Hıristiyanlarında Papalık gibi böylesine bir kurum var. Kiliseleri var ama bütüncül anlamda yeterince etkili değil. Rusya’nın başını çektiği, İstanbul’da bulunan ekümenlik onlar için önemli bir kurum ve merkez. Rus aydınlarının başta Tolstoy olmak üzere büyük yazarlarının kiliseye karşı tutumu kilisenin de kurumsallaşmaya ve bir saltanat kurmasına dönüktür. Tolstoy’un Hazreti İsa dönemi Hıristiyanlık arayışı ve çabası Ortodoks kilise tarafından kabullenilmediği ve hatta tepki gösterdiği için aforoz edilmiştir.

 

Ortodokslar için Katolikler kâfirdir. Dostoyevski’nin Batı üzerine olan yazılarındaki tepkiler oldukça belirgindir.

 

Dostoyevski’nin başını çektiği Rus milliyetçiliği ve Ortodoks Hıristiyanlık duygusunun öne çıkması Katolikleri tedirgin etmiştir. Çarlık dönemi bu yüksek sesli çıkış ve oluş karşı hamlelere neden olmuştur. Kimi değerlendirmelerde Rus komünist devriminin arkasında Katoliklerin veya Yahudilerin olduğu dile getirilmektedir.

 

Yunanistan’da Ortodoks Hristiyan inancı %90’lık oran ile en yaygın olan inanç türüdür. Diğer inanç türleri ise Katolizm (%3), deizm ve ateizm (%4), İslamiyet (%2) ve diğer dinler (%1) şeklindedir. Buradan bakılınca Papa’nın ziyaretinin tepki görmesi doğal. Öteden beri Katolik dünyanın kuşatması Yunanlıları rahatsız etmiştir. Özellikle de İtalya ile büyük bir çekişme içindedirler.

 

Siyasal anlamda Rusya’nın başını çektiği Ortodoks dünyasının Katolik dünya, Avrupa ve Amerika ile çekişmesinin temelinde yatan neden inanış ve inanç biçimidir.

 

Papalık kurum olarak yan etki olarak gücünü korumaktadır. İslâm dünyasına veya başka kültürlere karşı Katoliklik bir sığınma alanı. Müslüman coğrafyaya saldırılar düzenlendiğinde anında haçlılık ruhu öne çıkarılır ve bu manevi güçten destek beklenir. Aynı zamanda Batı ve Avrupa bütünlüğü de bununla sağlanır.

 

İslâm dünyasının kendi içinde kimi ayrılıkları olsa da inanç ve inanışta bir bütündürler. Batı’nın daha çok körüklediği mezhepler üzerine olan çatışmalar dindışılık olarak algılanmaz. Gerilmeleri olsa bile bunlar asıl temeli oluşturmaz.

 

İnsanlığı genel anlamda çatışmalara sürükleyen konuların başında ırkı ve milliyetçi ayrışmalardır. Bunun üzerinden İslâm milleti birbiriyle çatıştırılıyor, dindarlık ile dinsizlik ayrışmaları yapılabiliyor. Egemen ırkın ve ırkçılığın taraftarları kendilerini daha dindar ve Müslüman görürler, onun dışında kalanları hem ırklarında dahil görmezler hem de kendi dinlerine dahil olmalarını istemezler. Müslümanların asıl sorunu da budur.

Google+ WhatsApp