Bir Fatiha dileğiyle

Bir Fatiha dileğiyle


Yola çıkarken, güvendiğiniz insanlarınız olmalı..

 

Büyükleriniz olmalı..

 

Sıkıştığınızda size ferahlık verecek akrabalarınız, dostlarınız olmalı.

 

Sizinle ölümüne hareket edebilecek yakınlarınız olmalı..

 

Akit gazetesi yayın hayatına başlarken, hiçbir holdinge sırtını dayamamıştı..

 

Bir avuç insan, birbirine güvenerek, dayanışarak, kimi teşebbüs ruhu ile kimi gazetecilik mesleğindeki kıdemi ile, kimi fikri ile, kimi teknik bilgisi ile..

 

“Biz burdayız ve başımızı bu yola koyuyoruz” diyerek yola çıkmışlardı.. 

 

İşte onlardan birisi de; tüm imkansızlıklara rağmen, gazetenin sizlere en güzel baskı ile ulaşması için, gece gündüz demeden çalışan teknik adamı, matbaaların birinci sorumlusu Mustafa Kışlacık idi.

 

Aynı zamanda, eniştemdi..

 

Mustafa Kışlacık, dün Rahmet-i Rahman’a kavuştu..

 

Akit yola çıkmış ise..

 

28 Şubat’ın egemenlerine posta koymuş ise..

 

Mustafa Karahasanoğlu’nun cesareti ile posta koymuştu, koymaya devam ediyor.

 

Rahmetli Hasan Karakaya’nın kıvrak kalemi ile karşı koymuştu. Onun izinden gidenlerin sayesinde karşı koyuyor.

 

Abdurrahman Dilipak’ın ufku ile, akit egemenlere direnmişti, direnmeye devam ediyor.

 

Nuri Karahasanoğlu’nun teşebbüs ruhu sayesinde oligarklarla mücadele gücü buluyordu. Bulmaya devam ediyor..

 

Ve akit..

 

Genelkurmay’a bir dönem hakim olan darbeci zihniyetin hazırladığı belgelerde aşikar şekilde yer alan, “matbaa tesislerine sabotaj”lara karşı hazırlıklı olan Mustafa Kışlacık’larla var oluyordu..

 

Akit bir ekip ruhu ile çalıştığı için, hemen hepsi bir holdingin öne çıkardığı gazetelere karşı, hakikatin sözcüsü oldu.

 

Bu gazeteyi var etmek için çalışan herkese şükranlarımızı dillendirirken..

 

Vefat etmişlere de, bir Fatiha dileğinde bulunurken.

 

Son olarak da, dün toprağa verdiğimiz. Mustafa eniştemiz için, Mustafa Kışlacık için dua temennisinde bulunuyorum..

 

Daha üç ay önce, korona testim pozitif çıktığında, sabah-akşam arayıp, sağlığımı soruyor, “Aman dikkat” diyordu..

 

Ben sağlığıma kavuştum.. Kavuştuğumu sanıyorum..

 

Ama eniştemize, güzel insan, vefakar yüreğe; Cenab-ı Hakk’ın tanıdığı vade buraya kadarmış..

 

Dün Mustafa Kışlacık eniştemiz,  Hakk’ın rahmetine kavuştu..

 

Akit’in zor günlerinde, fedakarca çalışan birkaç kişisinden birisi idi.

 

Akit’i tabulaştırmıyorum ama..

 

Akit’in bu ülkeye bir hizmeti olmuşsa. Ki ben büyük hizmetleri olduğu kanaatindeyim..

 

O hizmette; vazgeçilmezlerden birisi de, hazırlanan bu gazetenin teknik tüm aşamalarını, mürekkebinden makinesine kadar her şeyini, binbir imkansızlığa rağmen olabilecek en güzel şekilde baskısını yapıp sizlere ulaşması için gayret sarf eden Mustafa Kışlacık eniştemiz idi.

 

Bir anekdot aktarayım, o imkansızlıkların nasıl alt edildiğini siz tahmin edin.

 

Matbaamızda aktif olan baskı makinesinin üreticisi firmanın temsilcileri ziyarete geldiğinde, yıllar öncesinin makinesinden çıkan baskıları gördüklerinde, makineye sonradan eklenen aparatları gördüklerinde hayretlerini ifade etmişlerdi.

 

Akit’in arkasında, hiçbir tarihte holdingler, büyük işadamları olmadı.

 

Bir avuç inanmış insan..

 

Bir avuç birbirine ölümüne destek olan insan..

 

Bu gazetenin, 28 Şubat süreçlerine karşı, dimdik ayakta durmasını sağladı..

 

Sonraki süreçlerde de çizgisinden hiç ayrılmadan, inananların yanında saf tutmasını sağladı.

 

Allah bütün ölmüşlerimize rahmet eylesin..

 

Allah Mustafa eniştemizin mekanını cennet etsin..

 

Sizlerden de bir Fatiha dileğiyle..

Google+ WhatsApp