Bedava elektrik!

Bedava elektrik!


Muhalefette olmak güzel iş..

 

At atabildiğin kadar..

 

“İktidara gelirsem, bırakın zam yapmayı, tüm hizmetleri ucuzlatacağım” de..

 

“Türkiye’nin zenginliği, sadece tasarruf ile, boşverin vergileri artırmayı, insanlarımıza fazladan para dağıtmaya bile imkan verir” diye, işkembeden salla..

 

“İsrafı önledik mi, EYT’lilerin tamamının taleplerini karşılar hale geliriz” de..

 

Salla sallayabildiğin kadar.

 

Ama neyse ki..

 

Ülke yönetimi tek bir seçimle değil.

 

Merkezi yönetim ayrı..

 

Mahalli belediyeler ayrı seçimle belirleniyor.

 

Böylece..

 

Mahalli seçimde oy kullanırken, merkezi yönetimde seçtiklerimizin yerine düşündüğümüz rakipleri..

 

Merkezi yönetimde de, mahalli seçimlerde oy verilenlerin yerine düşünülen rakipleri test edebiliyoruz..

 

İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Adana’da CHP, belediye başkanlıklarını kazanmasaydı..

 

Milletin nerede ise yarısı, AK Parti iktidarı ile gözünü açıp, AK Parti iktidarı ile hep yaşadığı için..

 

Bir arayış içinde olacak..

 

 

Ve..

 

“Acaba CHP ülkeyi daha iyi mi yönetir” diyebilecekti.

 

Hatta, “Köprüyü geçene kadar, ayıya ‘Dayı’ deme” kıssasındaki gibi..

 

CHP yönetiminin, halka şirinlik için sarfettiği sözlere aldanıp..

 

“Acaba merkezi yönetimde de, bir denesek mi” diyeceklerdi.

 

Gerçekten de..

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, şu sözlerini dinledikten sonra..

 

Saf değilseniz..

 

Sadece bu hafta yıldönümlerini gazetemizin “Tarihte Bugün” köşesinde okuduğumuzu için hatırladığımız CHP şirretliklerini unutmadı isek..

 

Kanabiliriz..

 

Evet, üzerinde yeterince duramadık..

 

Önceki gün, Refah  Partisi’nin kapatılmasının yıldönümü idi..

 

Türkiye’de seçimlerde birinci olmuş siyasi parti..

 

Bir avuç CHP kafalının ayak oyunları ile kapatıldı.

 

Başbakanlık yapmış Necmettin Erbakan, siyasetten 5 yıl yasaklandı.

 

Şimdi kalkmışlar, “Helalleşme” diyorlar.

 

Refah Partisi’nin kapatılma sürecindeki zalimlikleri de unutmadık..

 

Biz daha doğmadan, 1946’da, dün yıldönümü olan Senirkentlilerin yaşadıkları zulmü de unutmadık.

 

Dünkü Tarihte Bugün köşemizde vardı..

 

Demokrat Parti, taşrada ilk şubesini Senirkent’te açmış..

 

Senirkent’in CHP’li idarecisi, Senirkentlilere, “Siz misiniz CHP’ye rakip olacak partinin şubesini buraya açan” diye..

 

İşkence mi dersiniz..

 

Vicdansızlıklar gırla..

 

Bugün Kemal Kılıçdaroğlu “Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz” diyorsa, yerden göğe kadar haklı..

 

Ama diyorsa ki, “Biz değiştik, helalleşelim..”

 

Ben de kendisine derim ki, “Değişti iseniz, yeni bir parti kurun.. CHP’yi bize aklamaya çalışmayın.”

 

Tarihten gelen hatıralardaki acılar bir kenara..

 

Daha dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yine eski CHP olduğunu gösteren, yalan olduğu kesin vaadlerle halkı kandırmaya çalıştı..

 

Ne dedi?

 

“Büyükşehir belediye başkanlığını (Şanlıurfa) bize verdiğinizde, yatırım tutarı 1 milyar 524 milyon dolar güneş tarlaları olacak. Güneşten elektrik elde edeceğiz ve çiftçiye bedava vereceğiz. 3 yılda yapacağız” dedi.

 

Evet, CHP hiçbir yerde yönetimde olmasa..

 

Bu söze ben bile inanırım.

 

“Bir ihtimal, yapamazlar mı, denemek gerekir” derim.

 

Ama..

 

“Güneş tarlaları oluşturup, elektrik üretip, çiftçiye bedava elektrik vereceği” taahhüdünde bulunan CHP’li isimler..

 

İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Adana’da, Hatay’da, Antalya’da..

 

Hatta ittifak yaptıkları HDP’lilerin elinde olan Güneydoğu’daki birçok ilde belediyeyi yönetiyorlarsa..

 

Şanlıurfa’daki seçimi kazanmalarına ne gerek var ki?

 

Şimdiden..

 

2019’da seçimi kazandıkları illerde, “güneş tarlaları”nı kursunlar..

 

Elektriği üretsinler..

 

Çiftçi ise çiftçi, dar gelirli ise dar gelirlilere..

 

Bedava elektriği versinler..

 

Hani ben bedava elektrik yerine, “Zamsız elektriğe” bile razıyım..

 

Ama İstanbul’da yaptıkları gibi..

 

“Sadece israfı önleyerek, suya kendi dönemimizde hiç zam yapmayacağız” deyip.

 

Koltuğa oturmanızın senesinde % 50 zam yapmaya kalkarsanız..

 

Şanrlıurfa’daki seçmen de sorar size: “Bizde, size inanacak kadar aptal bir tip var mı?”

 

İstanbullular “Ne yani, biz aptal mıyız” demesinler..

 

Kimi koysa, % 35 oy alacak bir potansiyeli var CHP’nin, İstanbul’da..

 

Ama Şanlıurfa’da?

 

Son mahalli seçimlerde, aday bile gösteremediler..

 

İl meclisinde ise, % 4 oy , ancak alabildiler.

 

Kemal Bey de, “Nasıl olsa Şanlıurfa’da seçim kazanmamız mümkün değil. Atayım vaatleri işkembeden.. Kazanmadığımız için de, kimse hesabını sormaz” diye düşünmüş olmalı ki..

 

Elektriğin belediye ile ilgisi olmadığını da düşünmeden, geçtiğimiz ay, “Çiftçiye bedava elektrik” sözü vermişti.

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan, “Sen daha elektriğin belediye ile ilgisi olmadığını bile bilmiyorsun” uyarısını alınca..

 

Şimdi, “güneş tarlaları” hikayesini uydurmuş..

 

İyi, var ise böyle bir planınız..

 

Haydi bakalım, Şanlıurfa’dan önce..

 

Adana’dan başlayın işe..

 

Kurun “Güneş tarlaları”nı..

 

Millet de versin size oylarını..

 

Ama uyanık Kemal, vaadini öyle güzel kurgulamış ki..

 

Bizim böyle bir “Hodri meydan” çekeceğimizi tahmin etmiş olmalı ki..

 

“3 yılda yapacağız. Amorti süresi 5 yıl” diye de ekleme yapmış..

 

Yani, bugün başlasalar..

 

Cumhurbaşkanlığı seçimine yetişmez..

 

Hatta sonraki mahalli seçime bile yetişmez..

 

Vay uyanık Kemal vay..

 

Sen, bizim “Sülün Osman” diye tanımladığımız Ekrem’i bile geçtin, bu keşfinle..

 

Ama siz ne kadar uyanık iseniz..

 

CHP’nin 90 yıllık tarihini iyi bilen bu millet de, en az sizin kadar uyanık; bilin de, ona göre  konuşun!

Google+ WhatsApp