Batı Savaşsız Yapar mı?

Batı Savaşsız Yapar mı?


Modern dünyanın savaşsız günü yoktur. Mutlaka bir yerde bir çıban patlar ya da patlatır. Ya da çıban olması için nedenler oluşturulur.

 

Batı dedikçe, günümüz insanları için bir ürküntü veya buna bağlı bir tepki oluşur. Modern dünyanın çekicilikleri vahşiliklerini bastırıyor.

 

Çok değil bundan yirmi otuz yıl önce ideolojilerin keskinlikleri vardı. Bunlar çatışmalar ve gerilimler için yeter nedenlerdi. Batı’nın kendi ürünleri ya da versiyonları olan ideolojileri, zıtlarını oluşturarak yapay bir dünya gündemi oluşturuyordu. Komünizm ve kapitalizm zıtlığı. Müslümanlar için de çatışmaların nedenlerini oluşturabilecek gerekçeler vardı. Komünizmin ateizmi, inkârı veya onlar üzerinde oluşturulan aile kurumu, kadın erkek ilişkileri gibi. Uygulamaları da bu gerekçeleri kısmen haklı kılıyordu.

 

Kapitalizmin ise insanı iliklerine kadar sömüren, aile kurumu bakımından diğerinden hiç de farklı olmayan yaşama biçimi, paranın tanrıları oluşu da onların gerçek yüzü. Kapitalist blok veya Batı’nın batısı görünürde kiliseyle barışık gibi. Aslında hiç de öyle değil. Kilise orada sembolik olarak duruyor. Komünist blokta da kilise oradadır belki biraz daha işlevsiz. Oysa hiç de öyle değil. Fakat Müslümanların dünyasında “dinsizlik” vurgusu çok daha etkili. Bu etki ile Müslümanlar kapitalizmin acımasız şemsiyesine sığınma gibi bir tuhaflık yaşadılar. Komünizm öcüsü önemli bir gerekçeydi. Savaşlara neden olan bir ideoloji.

 

Bugün için bunların artık bir gerekçesi yok. Doğusu da batısı da aynı konumda.

 

Batı’nın iki çatışma alanı var gibi. O da Katolik ve Ortodoks Hıristiyan mezhepleri. Buradan da bakılınca dinin, yani Hıristiyanlığın çok etkili ve belirleyici bir özelliği yok. Artık kiliselerin öyle sanıldığı gibi bir gücü yok. Sembolik olarak orada duruyorlar. Bu, belki de daha çok Müslümanlar için kullanılabilir.

 

Sorun, güçler çatışması ve dünyanın parsellenmesi. Batı’nın başını çektiği ve sermayenin asıl gücünü oluşturan Abede ve onun uyduları. AB kendi başına tam anlamıyla konumunu korusa da Abede’nin etkisi ve gücü onları bir yerde tutuyor ve sınırlıyor. İngiltere’yi Amerika’dan ayrı düşünemeyiz. Amerika sermayesini elinde tutan asıl güç. Onlar da dünyayı çıkarları için çekip çevirmekle meşgul. Asıl gelir kaynağının neler olduğu biliniyor. Bu, önemli bir sektör olan silah sanayisi.

 

Rusya ile Çin iki farklı güç. Onların da rekabet alanları var. Özellikle Türklerin yaşadığı coğrafyayı parselleme ve çıkar devşirme çabaları bulunuyor. Türklerin yaşadığı coğrafya yetiyor mu? Ortadoğu ve Afrika gibi önemli bölgeler bulunuyor.

 

Batı’nın aile kültürü ve yaşayışı Hıristiyan Doğu’dan farksız mı?

 

Kapitalizmin acımasızlığının üstü nasıl örtülecek?

 

Müslümanların artık kimi kaygıları yok gibi. Kapitalizm öcü değil artık. Rusya da, Çin de, AB ülkeleri de, Amerika da ürettiklerini pazarlamak ve satmakla meşguller. Bu önemli bir rekabet alanı.

 

Müslümanların birlik olmaları yaşadığımız şu zamanda güç görünüyor. Lime lime olmuş ve dağılmışlar. Her biri bir yere tutunarak kendini korumaya aldığını düşünüyor. Bu da onları tutsak yapmaktan başka bir işe yaramıyor.

 

Kendini lider konumunda gören Müslümanlar da ille bir yere tutunacaklar. Birliktelik oluşturabilecek hiçbir çabaları olmuyor. Olsa bile tutmuyor. Çünkü yapay çatışmalar ile uçurumlar alabildiğine derinleşmiş. Bir araya gelmenin yolları kapalı.

 

Kimi zaman kimi belirtiler olsa bile etkisi olmuyor. Sanki göstermelik gibi görünüyor.

Günümüz ideolojisi ırkçılık, mezhepçilik. Bu hemen hemen bütün dünya için geçerli. Ari ırkı ile Sami ırkları zaten çatışıyor. Sarı tenliler ile karşıtları gibi. Ukrayna savaşında bu bile kendini belli etti.

 

Kapitalizm sarışın mıdır, mavi güzlü müdür? Sevimli bir mahlûk mu? Merak ediyorum.

Google+ WhatsApp