Avrupa bile, buradaki uşakları kadar cesur değil!

Avrupa bile, buradaki uşakları kadar cesur değil!


1,5 yıldır kendi içimizdeki batı uşaklarının “müjde”lediği(!) Avrupa Konseyi’nden ihraç prosedürü hâlâ başlatılamadı..

 

Bakmayın siz malum medyanın, “İhraç kararı” çıkmış gibi algı oluşturan haberlerine..

 

Normalde, AİHM’de Türkiye’yi sözümona temsil eden, sonrasında da CHP milletvekilliği yapan Rıza Türmen’e göre, 2021 Mart ayında, Türkiye Avrupa Konseyi’nden ihraç edilmiş olacaktı..

 

Mart Temmuz oldu... 

 

Temmuz Eylül oldu.

 

Eylül Kasım, Kasım Ocak, Ocak ise şimdi Şubat oldu..

 

Sözümona, her birinde ihraç gerçekleşecek gibi bekliyorlardı ama..

 

Sürekli o ihraç kararı erteleniyordu..

 

Yani, Batılılar bile, bizdeki uşakları kadar cesaretli değillerdi..

 

Dün alınan karar ne idi?

 

“İhraç kararı çıkacak” diyenlere bakarsanız, “çıkmış gibi” gösteriyorlar..

 

Oysa kararı okuduğunuzda, Avrupa Konseyi de işin içinden çıkamamış olmalı ki..

 

Türkiye’nin gönderdiği cevapta yer alan, “Osman Kavala hakkındaki AİHM kararına aykırılık söz konusu değil. Şu an Kavala, AİHM kararında bahsedilen sebeple değil, farklı bir dosyadan tutuklu” açıklamasının hangi anlama geldiğini tespit için, dosya AİHM’e yollanmış..

 

Bizdeki Batı uşaklarının hevesleri de kursaklarında kalmış..

 

Ama işin ilginci.

 

“Yargı bağımsızlığı.. Yargı bağımsızlığı” diyenler..

 

Şimdi geçmişler karşımıza, nanik yaparak, siyasi mahkeme olduğunu kabul ettikleri AİHM’in kararı için, “Yargıtay kararı gibi algılamanız ve uygulamanız lazım” diyorlar..

 

Kendi kitaplarından, kendi düzenlemelerinden gösteriyoruz: 

 

“AİHM bir üst mahkeme değildir. Siyasi bir mahkemedir.. Yerel mahkemelerin kararlarını bozma niteliğinde bir işlevleri yoktur. Verdikleri karar uygulanmazsa, ancak tazminat tehdidi ile karşılaşabilirsiniz.”

 

Ama adamlarda utanma yok..

 

Kendi yandaşları söz konusu ise..

 

Tüm putlarını yıkıyorlar..

 

Helvadan put yapıp, acıkınca yiyorlar..

 

Hatta, “Haydi diyelim AİHM kararını uygulamak gerekiyor. Nitekim uyguladık da.. Şu an AİHM kararındaki dosyadan tahliye kararı zaten çıktı. Şu an farklı bir dosyadan tutuklu. AİHM o dosyadan da tahliye kararı versin. O zaman bakarız” denilmesine rağmen..

 

Ülkemizdeki batı uşakları aylardır tekrar tekrar “Yandık, mahvolduk, bittik, iflas ettik. Bu ay tahliye kararı çıkmazsa, naneyi yedik” diye algı oluşturdular..

 

Tekrarlaya tekrarlaya sarhoş oldukları ihraç prosedürü için, dün Avrupa Konseyi’nde yine karar çıkmayınca..

 

Kafayı duvarlara vurmaya başladılar..

 

Ama kuyruğu da dik tutmak için..

 

Avrupa Konseyi ihraç kararı verirse, bunun anlamının ne olacağı konusunda doktora tezleri yazmaya başladılar..

 

Diyorlar ki:

 

“Türkiye’nin önünde Kavala’yı önce tahliye etmek, sonrasında ise beraatine karar vermek dışında yol kalmadı.”

 

Affedersiniz hokkabazlar..

 

Bunu siz 2 yıldır söylüyorsunuz..

 

2 yıldır, zaten demiyor musunuz, “Tek yol tahliye kararı vermek. Beraat kararı vermek!”

 

O zaman ben de bu soytarılara hatırlatıyorum:

 

“Tahliye ve beraat kararlarını siz verecekseniz, 18 bin hakim-savcıya niye maaş ödüyoruz ki? Size soralım, kimler tahliye edilecek, kimler beraat ettirilecek, söyleyin, hakim-savcılara maaş ödemekten de kurtulalım..”

 

İşin bu yönü bir yana..

 

İçimizdeki batı uşakları devam ediyorlar, efendilerinin bile yapamadıkları tehditleri savurmaya:

 

“Konsey, daha önce sadece Azerbaycan için yaptırım sürecini başlatmıştı. Azerbaycan, dosyası AİHM aşamasındayken hak ihlali kararını yerine getirerek yaptırımdan kurtulmuştu. Azerbaycan’dan sonra Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin dosyasını AİHM’ye sevk ettiği ilk ülke Türkiye oldu.”

 

Olsun, bizim için sorun yok, beyler..

 

Avrupa’daki ilk ülke, Türkiye olsun..

 

Çünkü Türkiye, öyle konularda ilk ve tek ülke ki..

 

Saya saya bitiremeyiz..

 

Mesela?

 

Mesela, son 40 yıl içinde 40 bin insanını kaybeden başka Avrupa ülkesi gösterebilir misiniz?

 

Gösteremezsiniz..

 

Peki son 42 yılda, 2 tane sokaklara çıkan tanklar eşliğinde darbe, bir tane de postmodern darbe gören başka Avrupa ülkesi var mı?

 

O da yok..

 

Durun, daha bitmedi..

 

Peki, ülkesinde darbe yapmaya kalkışan alçakların başka Avrupa ülkelerine kaçıp oralarda beslendikleri, korunup kollandıkları ikinci bir Avrupa ülkesi var mı?

 

Yok..

 

Kendisinden çok sonra müracaat edenler bile üye alındığı halde, yıllarca AB’nin kapısında bekletilen, “Siz üye olmadan, Kıbrıs Rum kesimini almayız” diye söz verildiği halde.. Türkiye üyeliğe alınmadan, Kıbrıs Rum kesiminin üyeliğe alındığı gerçeğinin bir benzerini yaşayan Avrupa ülkesi var mı?

 

O da yok..

 

Yapılan darbeleri geçtik.

 

Terörist saldırıları geçtik..

 

Darbecilerin başka Avrupa ülkelerinde korunup kollandıklarını da geçtik.

 

Gözümüzün içine baka baka, sahtekarca ve ahlaksızca ayrımcı uygulamalara maruz kalmayı da geçtik..

 

Peki, başka ülkelerdeki halkı katleden darbeci generallere karşı posta koyan, onlarla ilişkisini kesen bir başka Avrupa ülkesi var mı?

 

O da yok..

 

Mısır’ın darbeci generali Sisi’yi, Almanya kırmızı halılarla karşılamadı mı?

 

Almanların en yetkili isimleri, darbeci Sisi’yi, Mısır’da ziyaret edip, üç kuruşluk silah satmak için, onlara şirinlik üzerine şirinlik yapmadılar mı?

 

“Türkiye, Osman Kavala’yı tahliye etmez ise, Avrupa Konseyi’nden ihraç edilerek, tarihteki ilk devlet olacak”mış..

 

Bu bir aşağılanma sebebi değil ki..

 

Bu bir gurur kaynağı..

 

“Türk yargısı Avrupa konseyinin emri altında değildir, egemenlik hakkımızı sonuna kadar savunuruz” başkaldırışının ispatı sadedinde, Avrupa Konseyi’nden ihraç etseler ne yazar, etmeseler ne yazar..

 

Bizim.. 

 

İnsan haklarından yana devletler sayılmaya başlanınca..

 

Utanç duyacağımız tek bir konu var mı?

 

Avrupa’dan veya başka bir dünya ülkesinden herhangi bir darbeciye, Trükiye’den bir yetkilinin kırmızı halı serdiğini gösterebilir misiniz?

 

O utancı yaşayanlar, silah satmak için eli kanlı darbecileri kapılarda karşılayanlar, bizi Avrupa Konseyi’nde tutmasınlar, zaten..

 

Anladınız mı, içimizdeki batı uşakları?

 

Öğrendiniz mi, Avrupa’nın emireri hainler?

Google+ WhatsApp