Akşener, fonlanmış sol medya ile kurtulacağını mı sanıyor?

Akşener, fonlanmış sol medya ile kurtulacağını mı sanıyor?


Rize, Çankırı ve Bartın dedik..

 

Tınlamadılar..

 

“Gittiğiniz her yerde, aynı protestolarla karşılaşacaksınız, bu millet aptal değil” dedik..

 

Oralı bile olmadılar..

 

Son olarak Sivas’ta..

 

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bir protestoya daha muhatap oldu..

 

Sivaslı bir vatandaş, kendisine tepki gösterdi..

 

Vatandaşın itirazı şöyle:

 

“Meral Hanım sizi CHP Meclis’e sokmadı mı 15 milletvekiliyle? Oyla girmediniz siz oraya, çok haktan söz ediyorsanız istifa edin”

 

Bir hakaret yok..

 

Bir saygısız ifade yok..

 

Bir tahrik edici, gerçek dışı niteleme yok..

 

Hatta “Meral Hanım” şeklinde, taltif edici bir yaklaşım da var..

 

Buna rağmen, İyi Parti’nin, PKK’lı teröristlere sempati ile yaklaşan, HDP’ye hoşgörüde tavan yapan açıklamaları ile tanınan yönetim kadrosundan birkaç kişi, vatandaşa saldırıyor..

 

Ne diyordu Meral Hanım, “Selahattin Demirtaş’a kahvaltı hazırlayacak mısınız” sorusuna?

 

“Buyursun” diyordu..

 

Güneydoğu’daki örflere de gönderme yapıyordu..

 

“Eve gelen ağırlanır, kapıdan dışarı çıkana kadar misafirperverlik yapılır.. Kapıdan dışarı çıkınca, düşmanlığınız devam eder.”

 

Ben böyle bir örf bilmiyorum ama..

 

Eve gelen kişinin, canının size emanet olduğu şeklinde bir örf olduğunu bilirim ama..

 

Düşmanınızı, katillerle işbirliği yapanı evinize alma, kahvaltı verme şeklinde bir örf bilmem ama..

 

Haydi köşeye sıkışmış Meral Hanım’a, bir de bu noktadan vurmayalım..

 

Ama..

 

Şunu da hatırlatalım..

 

Teröristbaşı Apo’nun heykelini dikme sözü veren Selahattin Demirtaş’a, örf gereği misafirpeverlikten bahsedebiliyorsunuz da..

 

Mitinginize gelmiş, sizi dinlemek isteyen vatandaşa..

 

Adeta, evinize gelmiş bir seçmene..

 

Niye tahammül edemiyorsunuz?

 

“Benim mitingime gelmiş.. O benim misafirimdir.. Bu alanı terkedene kadar, bizim ona dokunmamız, üzerine yürümemiz, saldırmamız kabul edilemez” niye demiyorsunuz?

 

Neresinden bakarsanız bakınız, siyasetçiye de yakışmayan kaba bir tavırla karşı karşıyayız.

 

Ama her olay sonrasında, biz hatırlatmalarımızı yapıyoruz.

 

Yanlış yolda olduğunu belirtip, Meral Hanım’ı uyarıyoruz.

 

Gittiği hemen her ilde, her ilçede benzer tepkilerle karşılayan Meral Akşener ise, CHP ile resmi, HDP ile de gayr-ı resmi ittifakından taviz vermeden, bu gezileri ısrarla sürdürüyor..

 

Biz de, kendisine uyarılarımızı yapmaya devam edelim.

 

Bu yolun sonu yok, Meral Hanım.

 

Rize’de sizi protesto eden vatandaşlara adamlarınız saldırdı..

 

Çankırı’da HDP ile ittifakınızı hatırlatan esnafa, ne hakkınız var ise, “helal etmeyeceği”nizi söylerken, ekibinizdekiler de, bir yandan “esnafa yönelik tehditler savurmaktan geri durmadı...

 

Bartın’da yine benzer tablo..

 

Son olarak da Sivas’ta, sizin açıklamanıza, bir cümle ile vatandaş itiraz ediyor..

 

Partinizin saldırı ekibindekiler, hemen vatandaşın üzerine yürüyor..

 

Ama bu isyan, sektirmeden sürecek gibi görünüyor.

 

Rize’deki vatandaşı susturmaya kalktınız, Çankırı’da protesto gelişti..

 

Çankırı’dakini susturmak istediniz, Bartın’da itiraz yükseldi..

 

Bartın’ı geçtik, şimdi Sivas’ta haykırışlara muhatap oldunuz..

 

HDP ile işbirliğinizi, hatta CHP ile yakın temasınızı halkın kabullenemediğini, protesto ettiğini görmüyor musunuz?

 

Anlamıyor musunuz? Anlayamıyor musunuz?

 

Meral Hanım belki de..

 

Her gittiği yerleşim biriminde kendisine yönelik gelişen protestoların malum medyada haber yapılış tarzına bakıp, kendine cesaret aşılıyordur..

 

Hani fonlanmış medya var ya..

 

Batı kaynaklı, yüz binlerce dolarlık fonlarla desteklenen medya organları var ya..

 

Her gittiği ilde gördüğü protestolar üzerine, gazetelere bakan, internet sitelerine giren, televizyon ekranlarının karşısına geçip izleyen Meral Hanım, çizilen pembe tabloya kanarak, yanlışta ısrar ediyor..

 

Sivas’ta vatandaş “Meral Hanım” diye söze başlayarak bir hatırlatmada bulunuyor..

 

Daha düne kadar Meral Akşener’i “Faili meçhulcü” sıfatı ile haberleştiren Cumhuriyet gazetesi, bakın başlığı nasıl atıyor:

 

“Meral Akşener’e Sivas’ta saldırı girişimi”

 

Yanlış okumuyorsunuz.

 

Cumhuriyet gazetesinin başlığı bu..

 

Meral Akşener’e, Refahyol hükümeti döneminde “Faşist İçişleri Bakanı” diye sabahtan akşama kadar küfreden..

 

Güneydoğudaki 1990’lı yılların faili meçhul cinayetlerinin büyük çoğunluğundan Meral Akşener’i sorumlu tutan..

 

Cumhuriyet atıyor, bu başlığı..

 

Meral Akşener’in yanındakiler, vatandaşa saldırmış..

 

Ama Cumhuriyet, sanki Meral Akşener’e saldırılmış gibi başlık atıyor..

 

Neyse ki, başlığın hemen altında, gerçeği; o da net olarak değil, kısmen aktarıyorlar:

 

“İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e, Sivas’ta esnaf ziyareti sırasında sözlü saldırı düzenlendi.”

 

Başlıktaki “saldırı girişimi” ifadesi.. Hemen bir satır aşağıda, “sözlü saldırı”ya dönüşüveriyor..

 

Cumhuriyet olayı böyle gösteriyor..

 

Ya Sözcü?

 

O, Sivas’taki protesto konusuna hiç girmiyor. 

 

Sözde habercilik yapıyor ama..

 

“Ah ah. Bize TV lisansı vermiyorlardı. Daha yeni verdiler.. Oysa biz habercilik yapıyoruz. Biz gazeteciyiz. Biz kamu görevi görüyoruz” diyorlar ama..

 

 Son cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmuş bir isme, vatandaşın tepkisini, haber olarak görmeyen bir medya organı ile karşı karşıyayız.

 

Ama, aynı Akşener’in Sivas’taki gezisini, şöyle haberleştirebiliyorlar:

 

“Vatandaş Akşener’e isyan etti: Suriyeliler, Afganlar kadar değerimiz yok”

 

Asıl Meral Hanım’a itiraz eden vatandaşın, Sözcü nezdinde hiçbir değeri yok ki, o itirazı haberleştirmemiş, Suriyelilere yönelik hakarete sıra gelince.. İçi boş ifadelerle, hemen haber yapılıvermiş..

 

Ve son olarak, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğu’nun tavrını belirtelim..

 

Demiş ki Temel Bey:

 

“Dün kendi memleketim Sivas’ta Sayın Meral Akşener’e provokatif bir müdahalenin yapılmasını üzüntü ile karşıladım. Aslında bizim kardeşlerimiz hakikaten misafirperverdir.”

 

Temel Bey, hemşehrisine yönelik İP’li holiganların saldırısını kınayacağına..

 

Sivaslı vatandaşı kınıyor..

 

Devam ediyor:

 

“Dışarıdan gelen kim olursa olsun, nazik davranırlar. Ben sayın Akşener’i biraz önce aradım, bizzat geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Bazen özellikle bu hadiseleri medya provokatif bir şekilde aktarmayı görev biliyor, bunu da doğru bulmuyorum.”

 

Alkış Temel Bey, alkış..

 

Medya, senin hemşehrini, bir cümlesi üzerinden, “saldırgan” olarak tanıtıyor.. Sen hemşehrine sahip çıkıp, kendisini arayıp, “Geçmiş olsun” diyeceğine, saldırganların yanındaki Meral Hanım’ı arayıp, “Geçmiş olsun” diyorsun..

 

Vah ki, ne vah..

 

Ve sonuçta da.. Meral Hanım, fonlanmış medyanın, kökünden kopmuş siyasilerin bu desteklerine kanıp “Doğru yoldayım” diyerek, uçuruma doğru, nefes bile almaksızın koşmaya devam ediyor.. 

Google+ WhatsApp