ABD’de neler oluyor!

ABD’de neler oluyor!


Beyaz adam yeniden demokrasi maskesini takıp, aleme nizam vermeye kalkınca, ne olacağını merak etmiştik! Ama kuzey cephesinde yeni bir durum yok. Zirvenin son günü zirve bildirisi açıklanacak derken “hortum” haberi geldi! Biden en az 5 eyaleti vuran hortumların ABD tarihinin en büyük hortum felaketi olduğunu söyledi. Bölgeden 30’un üzerinde hortum rapor edildi. 

 

Batılılar için demokrasi her zaman maske, makyaj malzemesi olarak hem iç politikada, hem de dış politikada iyi bir araç oldu. Hem maske, hem de kendi ezdiği halkları aşağılama, azarlama, hatta cezalandırma aracı. Kendi halkları için ise onur vesilesi. Bildik “Beyaz efendi ve Tom Amca hikayesi”. Gerçekte birçok savaşın, terör örgütünün arkasında onlar vardı. Ve hemen her darbenin arkasında o vardı. Adına “kontrollü bunalım stratejisi” dedikleri, aynı ülkenin çocuklarını birbirine kırdırıp, onların kanları ve gözyaşları üzerinde kendilerine iktidar ve servet ürettikleri bir savaş! Dini, mezhebi, etnik, ideolojik, politik, felsefi ve vijdani kanaat farklılıkları üzerinden “Tavşana kaç, tazıya tut” dedikleri kanlı bir oyun!

 

“Demokrasi” batının emperyal hevesleri ile bulanık suda balık avlamak için oltasına taktığı yemden başka bir şey değildir. ABD şimdi, meydan okumaya ara verip, global hayallerini gerçekleştirmek için yeniden demir yumruğuna kadife bir eldiven giymeye çalışıyor. Dünyaya nizam verecek ya, bunu “demokrasi adına” yapacak! Yoksa “kendi için bir şey istiyorsa namerttir”!?. Demokrasi onlar için amaç değil araç. Gayeye ulaşmak için kullandığı bir araç. Modern zamane putu. Mekke müşrikleri gibi helvadan yaptıkları, acıkınca yedikleri bir put! Seküler bir kutsal! 

 

Önce ABD’nin demokrasi filan istediği yok. Bakmayın ülkelere demokrasi notu verdiklerine, o sözkonusu ülkelerin kendilerine ne kadar bağlı olduklarına göre şekillenen bir not. O sadakat istiyor. Soğuk savaş döneminde onun insan hakları, hukuk devleti, demokrasi ilkeleri(!)ne sadık olduğunu gördük, yaşadık, biliyoruz!

 

Demokrasi patenti ABD’ye mi aid, AB’ye mi, İngiltere’ye mi? Kendi Norm’larına göre, kimin ne kadar demokrat olup olmadığına onlar karar veriyorlar. Irak’ta, Afganistan’da, Latin Amerika’da, Afrika’da kendilerinin ne kadar demokrat olduklarını biliyoruz. Tarihleri ve gelecek tasavvurları da onların ne kadar demokrat olduklarını görmek isteyenler için yakında baktıklarında görecekleri bir gerçek. Kendi anlatımları ile kendileri elbette birer demokrasi kahramanıdırlar.

 

Demokrasi zirvesi, Biden’ın, müttefikleri için bir sadakat testi idi. Ama sonuç beklenen gibi olmadı ve bir fiyasko ile neticelendi. VOA bile demokrasi zirvesini Reuter’den bir haberle duyurdu ve zirvenin sonucunu haberleştirme gereği duymadı. Biden Amerikası kendisi himmete muhtaç bir dede, nerde ki gayrıya himmet ede! Savaş hazırlığı perdelemek için barış konferansı düzenlemek gibi bir şeydi yaptıkları. Grip19 komplosunun arkasında, Amerikan Mediası ve sermayesinin nasıl Pentagon ve CIA’nın emir komutasında bir biyolojik savaş verdiklerinin deşifre edildiği bir zaman bu süreç. ABD’nin, demokrasi zirvesi ile perdelemeye çalıştığı başka bir gerçek var: ABD bir yandan Rusya’yı bahane ederek, Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’e çıkış yolları ararken, bir yandan fiilen Yunanistan’ı işgal etti. Japon denizinde ve Hind Okyanusundaki askeri hareketlilik devam ederken, Körfez ve Kızıldeniz’de de benzer hareketler gözleniyor. Ve tabii, ABD bir yandan Çin’le, öte yandan Rusya ile restleşmeye devam ediyor. Farkında mısınız, ABD; Ege, Yunanistan, Ukrayna bağlantılı, Çanakkale ve İstanbul boğazı üzerinden, tüm Trakya’ya karşı “fiili bir kuşatma” gerçekleştiriyor. Bu arada Rusya’nın bir Amerikan uydusunu vurarak düşürmesini de bir kenara not edin. İlk kez, yerde 5G, biyolojik, kimyasal, siber sistemlerin kullanıldığı, sanal askerlerin, yapay zeka ve Avatar’ların devrede olacağı, RF, Laser’lerle desteklenmiş bir Uzay savaşları söz konusu, yeni, muhtemel bir savaşta. Böyle bir savaşta nükleer silah belki sadece Japonya’da olduğu gibi caydırıcı bir güç ve kararlılık için veya Çin ve Hindistan’a yönelik büyük bir kitlesel kıyım için.

 

Uzay Star Linkler’le kuşatıldıktan sonra, artık hiç kimse kişi, topluluk ve ülke olarak güvende değildir. Ve bugün bu insanlık için topyekûn, tarihin en büyük hayatta kalma sorunlarından biridir, insanlığa bir umut olarak vaad ettikleri, tıpkı Şeytan’ın Hz. Havva’ya va’dinde olduğu gibi!

 

J. Biden demokrasi zirvesine LGBT’yi podyuma çıkaramadı, Lady Gaga’yı da! Şimdi Cumhuriyetçilerde, Trump da sıra. Bu arada Bill Gates panikte, Elon Musk kaçacak yer arıyor sanki.

 

Demokrasi zirvesinde Biden nedense iklim konusunu geçiştirdi. Glasgow’dan sonra bu konuda zaten işler yolunda gitmediği belliydi. Biden, sanal konferans 2022 zirvesine işaret etti. Belki o zaman bu zirve yüz yüze yapılabilecekmiş. Zirveye katılanlar da zaten genel olarak suskun kalmayı tercih ettiler. Zaten katılanların çoğu birer figürandı.

 

J. Biden, zirvedeki konuşmasında, bir itirafta bulunarak, “demokratik örgütlerin küresel düzeyde bir erozyona uğradığını” söyledi ve güç birliği çağrısı yaptı. Bir de müjde verdi(!): Kongre ile birlikte dünya demokrasilerini desteklemek ve bağımsız medyaya destek vermek için 424 milyon dolar ayrılması için çalıştıklarını belirtti! Tabii para konuşulunca herkes susar. Hani 424’ün esoterik bir anlamı yoksa çok da ciddi bir para değil bu para! Biraz da rüşvet gibi sanki.

 

Demokrasinin dönemin en belirleyici mücadelesi olduğunu söyleyen Biden, demokrasiyi korumak için işbirliği gerektiğine dikkat çekti ve “Adalet, yasaların üstünlüğü, ifade ve toplanma özgürlüğü, basın özgürlüğü ve din özgürlüğü gibi temel özgürlüklerin arkasında durmalıyız” dedi.

 

Biden ve ekibi, insan ve halkın olmadığı, iktidarın Şeytan’a ve onun işbirlikçilerine ait olduğu artırılmış gerçeklik ile dijital köleliliğin “demokrasi” diye pazarlandığı bir dünyaya davet ediyor bizleri. Hayvandan insana, Homo sapiens, insandan Tanrılığa evrilirken, öte yandan; yeni uluslararası düzen, cumhuriyetten demokrasiye, demokrasiden dijital diktatörlüğe evriltilmeye(!) çalışılıyor!?  Demokrasi de bu işin kandırmacası. Oltaya takılan yem yani! Oltayı yutan balık yem istemez. Selâm ve dua ile.

Google+ WhatsApp