28 Şubat’ın Vural Savaş’ı, Karamollaoğlu ve Davutoğlu olarak karşımızda!

28 Şubat’ın Vural Savaş’ı, Karamollaoğlu ve Davutoğlu olarak karşımızda!


Yazıya başlamadan önce Cumhuriyet gazetesinin haberini test sürecimi anlatayım..

 

Cumhuriyet gazetesi de, aslında haberi BBC Türkçe’den almış.. Bunlar benim için referans medya organları mı?

 

Tabii ki değil..

 

O zaman daha hassas olmam lazım..

 

Bu kapsamda, BBC Türkçe’nin haberi ilk orjinal veriş şeklini de görmeliyim..

 

Onu açtım, saatine kadar notumu aldım.

 

BBC haberi, 17 Eylül saat 14.19’da girmiş..

 

Cumhuriyet gazetesine baktım..

 

Onun da saat dilimi benzer.

 

Yazımı kaleme almaya başladığım saat 19.30.

 

“Ahmet Davutoğlu’nun bir yalanlaması var mı” diye araştırdım..

 

Sosyal medya hesabını açtım..

 

22 dakika önce, bir televizyondaki röportajının duyurusunu yapmış. 

 

3 saat önce (16.30’e denk gelir) “Demokrasi şehitlerimiz merhum Başbakan Adnan Menderes, merhum bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı şehadet yıl dönümlerinde rahmetle anıyorum” paylaşımında bulunmuş.

 

15.30 gibi, yani hakkındaki BBC Türkçe’nin haberinin yayınlanmasından bir saat sonra, “Uşakta’yım” paylaşımı yapmış.

 

BBC Türkçe’ye bir tekzip yok..

 

Gelecek Partisi’nin hesabına baktım.

 

Onlar da benzer dakikalarda, genel başkanlarının bir yerel kanaldaki röportajının duyurusunu yapmışlar..

 

Ondan önceki paylaşımları ise 5 saat kadar önce.

 

Yani, hem Ahmet Davutoğlu’nun, hem de Gelecek Partisi’nin, BBC Türkçe’de başlayıp, ardından hemen tüm CHP destekçisi medya organlarında yayınlanan haberle ilgili bir yalanlaması yok.

 

Ben “CHP destekçisi” diyorum ama.

 

Biraz daha ayrıntıya gireyim.

 

Bunlar, 24 saat süresince, hiç durmaksızın, din dersi karşıtı haberler yapan medya organları.

 

Bunlar ayın 30 günü, Kur’an Kursu karşıtı haber yapan medya organları.

 

Başörtünün yasaklanması, en azından her yerde serbest olmaması için sabah-akşam haber yapan yayın organları.

 

Bu notu da düşüp, devam ediyorum..

 

BBC Türkçe’de haberleştirilen görüşmenin diğer tarafı olan “Saadet Partisi ve Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun bir yalanlaması var mı” diye araştırıyorum.

 

Temel Karamollaoğlu’nun sosyal medya hesabına baktım.

 

Güncel mi?

 

Güncel.. En son 5 saat öncesini gösteren “Ekonomiye katkı sağlamayan, üretimi artırmayan, fiyatları aşağıya çekmeyen her yatırım israftır!” paylaşımı yapılmış.

 

Ama BBC’nin haberine bir yalanlama yok.

 

Başörtü düşmanlarının “Kulis bilgisi” diye, Gelecek Partisi kaynaklarına dayandırarak yaptığı habere bir yalanlama yok..

 

“Ulan ahlaksızlar, biz CHP’nin koltuk değneği miyiz? Biz, daha bir hafta önce çarşafa zincir vuran zihniyetin avukatı mıyız” diye bir açıklama yok..

 

Yetinmedim, Saadet Partisi’nin sosyal medya hesabına baktım. Güncel ama, onların son paylaşımı biraz daha eski, 7 saat önce..

 

Ve bu araştırmadan sonra..

 

Onlar yalanlamıyorlarsa..

 

Tıpkı..

 

28 Şubat sürecinde, “Bir üst düzey generalin bildirdiğine göre” şeklindeki derin güçlerin..

 

Medya ve darbeciler arasındaki gizli ittifakın dindar halka çektikleri bir operasyon ile karşı karşıya olduğumuz kanaatine varıp..

 

28 Şubat sürecindeki, Genelkurmay’dan bir generale atfedilerek, “Gerekirse silah bile kullanırız” manşetinin benzerini yaşadığımız kanaatine vararak..

 

28 Şubat’taki Yekta Güngör Özden’lerin..

 

Vural Savaş’ların..

 

Çevik Bir’lerin..

 

Çetin Doğan’ların..

 

2021 versiyonu olan..

 

Erbakan Hoca’ya “din istismarcısı” suçlaması yapanların, bugünkü temsilcileri olarak, Tayyip Erdoğan’ı “din istismarcısı” gibi göstermeye kalkanların kirli oyunlarını sizinle paylaşmaya karar verdim.

 

Erdoğan’ı “din istismarcısı” gösterme, ama CHP’yi de, dini haklar konusundaki tüm günahlarını örtbas edip, aklayıp-paklama operasyonunun sizler tarafından da bilinmesini arzu ettim..

 

BBC Türkçe ile başlayıp, görüşmenin taraflarınca yalanlanmayan ve dini haklar konusunda sürekli kısıtlanmasını öneren haber üreten medya organlarının büyük bir iştahla haber yaptıkları metni, size aktarıyorum:

 

“Muhalefet partileri arasında yaz aylarında ara verilen yüz yüze görüşmeler, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun dün Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyareti ile yeniden başladı” diye haber başlıyor..

 

“İktidar partisinin kutsal değerler üzerinden siyaset yapmasının önüne geçilmesi için ortak tutum belirlenmesi” ile devam ediyor.

 

AK Parti, kutsal değerler üzerinden siyaset yapıyormuş..

 

Erbakan’a yapılan 28 Şubat’taki vicdansız suçlamanın, 2021 versiyonunu tekrarlıyorlar.

 

Ama..

 

28 Şubat’ta, başörtü yasakçısı Yekta Güngör Özden, Vural Savaş, Necdet Sezer vesair bu söylemi dillendiriyordu.

 

Şimdi Erdoğan’a karşı bu suçlamayı yapanların eşleri başörtülü..

 

Bu handikapı not edip..

 

Söyleyelim:

 

Yekta Güngör Özden gitmiş. Temel Karamollaoğlu gelmiş. 

 

Vural Savaş gitmiş. Ahmet Davutoğlu gelmiş.

 

Dünya hırsı yüzünden.

 

“Ben, ben. Ben! Küçük dağları ben (haşa) yarattım” egosu yüzünden..

 

28 Şubat'ın laikçilerinin görevini, şimdi Karamollaoğlu ile Davutoğlu üstlenmiş.

 

Tayyip Erdoğan’a yapılan bu suçlamayı bir kenara bırakın..

 

Şu rezalete bakar mısınız..

 

“Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun iki parti heyetlerinin de katılımıyla yaptığı görüşmenin ayrıntılarına BBC Türkçe ulaştı.” girizgahı ile, yazılanlar şöyle:

 

“Geçmişte birileri başörtüsü ile milleti korkutuyordu. Şimdi ise AKP, milleti yine başörtüsü ile bu sefer tersten korkutuyor. Aslında iki partinin üzerinde hemfikir olduğu konu şu: Kutsal değerleri kullanarak kendi haramlarını meşrulaştırmaya çalışanlara ‘Hayır’ diyoruz. ‘O değerleri demokrasi, hukuk devleti ve özgürlükler çerçevesinde biz koruyacağız’ diyoruz.”

 

16 gündür, Yargıtay binasının taşınmasındaki 2 dakikalık dua üzerinden, sabahtan akşama kadar salyalarını akıtan din karşıtlarını görmezden gelip..

 

Hatta onları savunup, o “dua”yı mahkum etme girişimine bakın..

 

Dua ile “Kutsal değerler kullanılıyor”muş..

 

Sıkı durun!

 

Daha da rezilleşen bir söylem geliyor..

 

“CHP ayrıştırılmak isteniyor” deniliyor..

 

“İktidar partisinin, muhalefeti bölme taktiği izleyeceği, bu çerçevede de ‘CHP’nin yalnızlaştırılmasına’ dönük hamleler yapılabileceği değerlendirildi” deniliyor..

 

Dünüşebiliyor musunuz?

 

İki bakanın CHP’nin tahrikleri ile yapılan 1960 darbesi sonrasında asıldığı günün yıldönümünde..

 

Adnan Menderes’in idamının yıldönümünün bir gün öncesindeki görüşmede..

 

“CHP’yi ayrıştırmak istiyorlar” diye, başörtü yasakçısı CHP, eşleri başörtülü olan iki siyasetçi tarafından melekleştirilmeye çalışılıyor..

 

Yazım bitti.. Saat 20.05..

 

Tekrar, “Bir yalanlama var mı” diye bakıyorum.

 

Yok.

 

“Yazıklar olsun” diyorum..

 

Başka da bir şey diyemiyorum..

Google+ WhatsApp