*2023’ün manifestosu ve “Türkiye’nin Yolu” *Erdoğan nasıl bir konuşma yapacak?

*2023’ün manifestosu ve “Türkiye’nin Yolu” *Erdoğan nasıl bir konuşma yapacak?


Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çarşamba günü yapacağım konuşma 2023’ün manifestosu olacaktır” dedi. Öyleyse çarşamba günkü AK Parti Büyük Kongresi’nde yapılacak bu konuşma, Türkiye için 21. yüzyılın yol haritası olacak, “Türkiye’nin Yolu” bütün boyutlarıyla dünyaya ilân edilecektir.

Erdoğan’ın son yıllardaki konuşmalarının tamamı aslında birer manifesto. Konuşma metinlerinden seçtiğim, tek tek not aldığım; Türkiye’nin büyük hesaplarını yansıtan, coğrafyanın bütün ağırlığını hissettiren, yeni bir dünyanın kuruluşuna dair çok güçlü iddialar içeren cümleler, bugüne kadar hiçbir siyasi liderden duyulmadı.

O konuşmalar son bin yılın özeti: Bazen Alparslan bazen Selahaddin. Bazen Kanuni bazen Abdülhamit…

Bugünün dünyasında hiçbir ülke, hiçbir lider bu kadar güçlü sözler söylemiyor, bu kadar kararlı ve ısrarlı cümlelerle ülkesini geleceğe taşımıyor. Böyle bir örnek yok.

Parti politikalarının, gündelik siyasetin çok ötesinde, yüzyılların derinliğinden gelip uzun geleceğe dönük büyük hedefler içeren bu cümleler, milletimizin son bin yılının özeti gibi.

Trajedilere, zaferlere, iddialara, sorgulamalara, çöküşlere, yükselişlere, tarih kırılmalarına, yeniden kuruluşlara, hüzünlere ve coşkulara ama en önemlisi de güçlü iddialara, güçlü mücadele ruhuna tanık oluyoruz.

Bazen Yavuz oluyor, bazen Kanuni, bazen Kılıçarslan oluyor bazen Alparslan, bazen İkinci Abdülhamit oluyor, bazen Atatürk, bazen Yunus oluyor bazen Köroğlu, bazen Ömer bin Abdülaziz oluyor, bazen Selahaddin..

Her cümleyi vuruşa vuruşa inşa ediyor.

Ama hep bir dava, hep bir millet aşkı, hep bir tarih yürüyüşü, hep bir ülkesini ve coğrafyayı dünyanın merkezine dönüştürme azmi görüyoruz.

İçerideki ihanetlerden dışarıdaki cephelere, her gün ve her cümle, vuruşa vuruşa inşa ediliyor. Sabrın, yutkunmanın, içerlemenin, hüznün izlerini de görüyoruz, coşkunun, gücün, hesaplaşmanın, merhametin, Türkiye ve coğrafya aşkının izlerini de.

Ama Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarına sinen iki ana tema hiç değişmiyor: Son yüzyılın çöküşünün, Osmanlı’nın bütün coğrafyadan tasfiye edilişinin, yaşanan trajedilerin acısı ve bütün bu tarihi tersine çevirmeye, yeniden yükselişe dönüştürmeye, onurlu ve güçlü bir gelecek inşa etmeye dönük bitmez tükenmez mücadele.

Türkiye ve dünyaya neyi ilân edecek?

Peki, 2023 manifestosu ne demek? Türkiye 2023’e, yüz yıl sonraki yeni “kuruluş’a ya da “yükseliş”e nasıl hazırlanıyor? Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti devletler sürekliliğinin bir adım sonrasında, tam da dünya yeniden şekillenirken, nasıl bir Türkiye inşa ediliyor?

Bu kritik eşikte içeride ve dışarıda kurulan, “Türkiye’yi durdurma” amacı artık gizlenemeyen hesaplarla nasıl mücadele edilecek? Bunun için atılan adımlar, bundan sonra yapılacaklar neler olacak? Cumhurbaşkanı, çarşamba günü Türkiye’ye ve dünyaya neler söyleyecek?

Siyasi, ekonomik, toplumsal, zihinsel vesayetle savaşmak.

2023 projesinin siyasi, felsefi altyapısı ve devlet aklı net:

Siyasi vesayete nokta konulacak. Artık Batı aklı ile Türkiye formatlanması dönemi kapanacak. İçerideki sistemik dönüşüm tamamen Türkiye’nin önceliklerine göre şekillenecek. Batı başkentlerinden “kontrol”, yedek güçleri üzerinden “etki” dönemi son bulacak.

Ekonomik vesayete, müdahalelere, ABD ve Avrupa’nın çıkarları öncelikli bakışa son verilecek. Küresel sermayenin Türkiye’nin zenginliklerini, birikimlerini belli aralıklarla ülkede çıkarmasına, bunu on yıllardır bir kazanç, yatırım yöntemi olarak kullanmasına izin verilmeyecek.

Toplumsal vesayete, ülkenin sinir uçlarıyla oynanmasına, kitlesel mobilizasyon için açık ve örtülü örgütlenmelere, dışarıdan müdahalelere izin verilmeyecek. Türkiye’nin dinamikleri belirleyici olacak. AB ile anlaşmaların, ABD ile ilişkilerin, sivil örgütlenme adı altında yürütülen istihbarat örgütlenmelerine kamuflaj yapılmasının önü alınacak.

Selçuklu, Osmanlı içeriden çökertildi. Türkiye de aynı kaderi yaşamayacak.

Zihinsel vesayete, Türkiye algısının ve ülkemizin büyük başarılarının gölgelenmesine, Türkiye’ye inancının zayıflatılmasına karşı önlem alınacak. Yerli direnç, bakış, kimlik güçlendirilecek.

20. yüzyıl boyunca devam eden Batı tipi kimlikleşmenin iktidar alanını ve toplumsal bilinci yönetmesinin önü alınacak. En önemlisi de, Türkiye’nin büyük yükselişine toplumsal desteğin, ortaklığın bütün alanları güçlendirilecek.

İçeriden vesayet cepheleri ile mücadele edilecek. Bu yönde siyasi örgütlenmelerin, terör örgütlenmelerinin bir iç tehdit olarak öne çıkmasına izin verilmeyecek.

Selçuklu’nun, Osmanlı’nın içeriden çökertildiği gibi, Türkiye’nin de içeriden çökertilmesi girişimlerine karşı büyük mücadele verilecek. Bu amaçla Türkiye Ekseni güçlendirilecek. Hangi partiden olursa olsun, siyasi parti kimliklerinin üstünde Türkiye eksenli bir ortak siyasi katılım alanı oluşturulacak.

2023; Türkiye Cumhuriyeti’nin 20. yüzyıldan kalma bütün bağımlılıklarından, angaryalarından, ayağına vurulmuş prangalardan kurtulup dünyanın merkez ülkesi olarak ortaya çıkacağı tarih olacak. Varılmak istenen hedef budur. Verilen mücadele, yapılan meydan okuma budur.

Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu gibi, yeni bir milat, yeni bir başlangıçtır. Anadolu sınırlarına hapsolma dönemini bitirme, artık bir coğrafya gücü olan Türkiye’yi küresel oyunculardan biri yapma hedefidir. Bu yönüyle 2023, bir tür yeni “kuruluş”tur.

Erdoğan Türkiye Ekseni’nin kendisidir. Peki ya “Emaneten” yanında olanlar?

Erdoğan’a yönelik içeride beslenen, dışarıda güçlendirilen öfkenin tek sebebi budur. Bu hedef, atılan adımlar, siyasi akıl sıçraması, dün Türkiye üzerinde vesayet kuranları bugün korkutmasıdır. Erdoğan’a yönelik saldırılar işte bu korkudandır.

Nefret dili sadece bu korkunun pazarlanmasıdır. İçeriden karşı çıkanların bütün bunların üstünde ürettiği, Türkiye’ye vadettiği tek cümle yoktur.

Çünkü Erdoğan, Türkiye’nin yeni yükselişinin mimarıdır. Türkiye Ekseni’nin kendisidir. Dikkat ederseniz, bu eksen şekillendikten sonra “emaneten” yanında duranların, vesayetten beslenenlerin tamamı yanından ayrılmıştır.

“Türkiye’nin Yolu” çizildi.

2023 mucizesi, özeti “Türkiye’nin Yolu”nun netleşmesidir. Kim nerede, hangi safta, hangi cephede? Artık tek siyasi kimlik budur.

Bulunduğunuz siyasi mevzilerden çıkın, Türkiye’yi dünyadaki eğilimlerle birlikte tartın, aynı şeyi göreceksiniz.

Çarşamba günkü manifesto üzerinden devam edeceğiz…

Google+ WhatsApp