Zümrüdü Anka Kuşu değil o, Tuğrul Kuşu!

Zümrüdü Anka Kuşu değil o, Tuğrul Kuşu!


Zümrüdü Anka Kuşu değil o, Tuğrul Kuşu!

 

 

ABD’nin yeni Türkiye Büyükelçisi olarak Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu İşleri’nden sorumlu David Satterfield’i atadığı duyulduğunda, CHP’nin o mahut ve sözde gazeteci tayfası ekranlarda, ‘manidar zamanlama’ yorumları yapıyordu...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Doğrusu başlarda bu tipleri eğlenceli buluyordum. Hatta ibret olsun için ‘tarihi eser’ statüsünden gelecek kuşaklara gösterilsin diye korunmalarını düşündüğüm oldu.

Ama acıklı bir hal almaya başladı bu durum; çok acı çekiyorlar; vücut insan kafa kuş yaşamak zor...

Yeni ABD elçisini ‘manidar zamanlama’yla yorumlamak, 24 Haziran için hâlâ kimlerden medet umulduğunun acınası bir göstergesi...

‘Müttefiklerinin’, 24 Haziran’ın müstakbel sonuçlarında muhalefet adaylarının zaferini gördüğü için büyükelçi atadığını sanmak gerçek bir sanrı...

Oysa aynı saatlerde Türk Silahlı Kuvvetleri Münbiç’e giriyordu. Bu ortak harekât bir siyasi uzlaşı, yani Türk-ABD diplomasisinin sonucu.

Aynı kafalara Münbiç’teki gelişmeleri sorduğunuzda ise size “önemsiz bir yer” der ve eklerler; “Washington karışık. Sahada Beyaz Saray’ın sözü değil askerin sözü geçiyor. Pentagon’a bakın siz”...

Aylardır yazılmış, çizilmiş, üstüne sayısız konuşulmuş ‘bize’ ait tespitin üzerine çıktıkları oda kireçtendir ama Beyaz Saray öyle değil...

Bakalım... Manidar zamanlamada Pentagon nasıl bir açıklama yapmış ya da ‘yaptırılmış’; “Ortak devriye faaliyetleri, Münbiç’in uzun vadeli istikrar ve güvenliği ile ABD’nin NATO müttefiki Türkiye’ye olan bağlılığının önemli parçasıdır. Amerikan ve Türk askerleri koordine halde devriye nöbetlerine başlamıştır”...

Hepsi manidardır. Hatta, hem TSK hem Pentagon tarafından zikredilen, ‘bağımsız devriye faaliyetleri’ ifadesi de manidardır. Zamanlaması da manidardır. Kandil operasyonuna denk düşmesi de manidardır. Zamanlama ve manidarlık kalitesi tutmayan, 24 Haziran’la kurmaya çalıştıkları adi toplama-çıkarma işlemidir...

BOĞMA TELİ...

Bu gibiler, PKK’nın da yaşadığını sanıyorlar. Daha doğrusu temenni ediyorlar. Ancak bu şekilde HDP’yi 24 Haziran sandığına kendi hesaplarının istatistik cüzü olarak ekleyebiliyorlar.

Yani, onlar için yeni ABD Büyükelçisi, Suriye ve Irak’taki YPG/PYD hamileri, HDP-Demirtaş ve sandık aynı çizgiye oturuyor. Bundan medet ummak nedir, Türkçeye tercüme edildiğinde ne denli utandırıcı bir anlama gelir, umursamıyorlar...

Şöyle yazmışız...

... “Sadece bir tek ülke, Türkiye, birbirleriyle zıt çıkarları bulunan iki süper güçle, aynı anda, aynı coğrafyada, ortak askeri operasyon yapıyor. Görülmüş şey değil. Ankara aklı boğma teli gibidir”...

Yeni Büyükelçi 24 Haziran’dan sonra ‘Güven Mektubu’nu Türkiye Cumhuriyeti Başkanı’na sunarken de, manidar zamanlamalar kurabilecekler mi bakalım?..

Uzatmayalım... Ağababaları Almanya’nın Der Spiegel Dergisi, Çin Devlet Başkanı Jinping, Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD Başkanı Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aynı kapakta görüp, altına ‘Otokratlar Çağı’ manşeti atıyor. Bu bizim için sevinilecek ya da kabul edilecek bir şey değil. Hâlâ bizi istemiyorlar ama anlattıkları o değil; teslim oluyorlar. Eşit ve aynı masada bir ilişkiyi kabul ediyorlar. Trump’ın bu yeni düzene ABD’nin cevabı/ortağı olduğunu anlamamız gerekiyor. Yoksa, küresel hegemonyanın otomotiv markası Volkswagen/Audi’nin CEO’sunun nasıl gözaltına alındığını anlayamayız.

‘Manidar Zamanlama’lar saatinin bir klası vardır. Her gelişme o kadranın ucuna asılamaz...

Dışişleri Bakanı’nın, “Türkiye, Suriye konusunda Cenevre-Astana-Soçi-Münbiç dahil tüm süreçlerde kilit ülkedir” açıklamasını anlayabilecekler mi?

Adı geçen süreçlerin ortak/ilintili ülkelerini alt-alta yazın, bakın nasıl bir liste çıkıyor karşınıza!

Ya da; “FBI’ın Amerika’nın 20’ye yakın eyaletinde FETÖ’ye yönelik soruşturma başlattığı” açıklamasını?..

BOŞ ALANLARA OPERASYON ZIRVALIĞI...

Türk dış politikasını eleştirenler yeni bir gelenek oluşturdu...

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin diplomasi aracı olarak kullanıldığı her araziyi “boş” sayıyorlar...

Temmuz 2015’de başlayan ve günümüze kadar evrilerek hem ülke içinde hem dışında terörle mücadele, Güneydoğu’da benzeri görülmemiş başarıya ulaştı...

O zamanlar nereden beslendikleri muamma bir seri “uzman”, bölgede zaten PKK’lı kalmadığını, hepsinin Suriye’ye geçtiğini, Türk güvenlik güçlerinin boşa dolaştıkları havasını basmaya başladılar...

Oysa aynı günlerde TSK ve Emniyet güçleri yağmur gibi yığılan, etkisiz hale getirilmiş terörist listelerini kamuoyuna yetiştirmeye çalışıyordu...

Ardından Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları geldi. Her gün sabah-akşam yenilenen ve sayıları binlerle ifade edilen “etkisizler” dökümleri de bu kesimi ikna etmedi.

Şimdi Kandil hazırlıkları yapılıyor. Malum tayfanın itirazları yine aynı; ‘Kandil’de kimse yok ki’. Eş zamanlı Münbiç için de, ‘önemsiz yer’ etiketi yapıştırıyorlar.

Kandil de Münbiç de dolu. Birkaç yüz etkisizden bahsetmiyoruz. Ortadoğu’da bir yerde Türk bayrağı açıldığında, rüzgârı herkesi savurur...

Ya kucağımıza ya oyun dışına ya yanımıza!

2014 Haziran’ında şöyle yazmışız size; “Türkiye’nin stratejik değeri, Batı’nın şaşkın bakışları altında ‘Tuğrul Kuşu’ gibi her gün yeniden doğuyor. Türk iç siyaseti de buna göre şekilleniyor”...

Manidar budur!

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp