Zamanın ruhunda insan

Zamanın ruhunda insan


Zaman soyut ve kutlu. Zaman değerli. Zamanın içinde insan akıp gidiyor. Akıp giderken iz bırakıyor.

Dönemden döneme insanlar farklılık arz ediyor. Dönemlere renklerini veren insanlar. İnsanların tutumları, yaşayışları ve durumları belirleyici oluyor.
Zaman akıyor.

Yeni bir zaman akışındayız. İnsanlığın giderek yabancılaştığı ve kendinden uzaklaştığı, kaçtığı bir dönem. Sorumluluklardan kaçıyor. Başıboşluk mu desek buna.

Yeni bir zaman sürecindeyiz. İnsanın kendisiyle baş başa kaldığı kendisini yaşadığı bir dönem. Eve kapanan, kendisinden başka bir sorunla ilgilenmeyen bir zaman.

Korona ve oruç zamanı. Orucun son günlerindeyiz. Müslümanlar için kutlu olan günlerin son demi. Kadir gününün sabahındayız. Bu yazı o ruh hâli içinde yazılıyor.

Acılarımız ve hüzünlerimiz önce insanlık adına. İnsanlığın içinde bulunduğu durumla ilgili. İnsanlığın karanlığı gene insanlık. İnsanlığı uçuruma sürükleyen yabancılıklar. İnsanı her yönüyle sömüren ve tüketen bir dönem. Materyalizmin, kapitalizmin, dış ruhlu oluşların kuşatmasındaki insan. Maneviliklerinden uzaklaşan ve tükenen insan. Sekülerleşen, maneviliklerinden uzaklaşan, tüketim çılgınlığına kapılan, bankalara, kredi kartlarına mahkûm olan insanlık, dahası Müslümanlar. Şimdilik öncelikle derdimiz ve sorumluluğumuz Müslümanlar.

Evimizden hayata bakıyoruz. Önceliğimiz kendimiz, evimiz ve yakınlarımız, sonra çevremiz. Bu daireyi genişletiyoruz.

Elimiz kalem tutuyor, dilimizde söz taşıyor. İyi ve güzeli, doğruyu, haklıyı, adil olanı anlatmak ve yaşamakla yükümlüyüz. Kalemin de bir sorumluluğu var. Dilin ve sözün olduğu gibi.

İnsanı yaşatma ve diriltme bilinci sorumluluğumuz. İnsanı tüketme, yok etme ve öldürme değil, yaşatma. Orucun maneviliğinde insanın iç dünyasının arınması, bilinçlenmesi, duyargalarının açılması gerekir. İyi ve güzel olana, hayırlı ve doğru olana.

Şeytanların bağlı bulunduğu bir zamanda. İnsanlara musallat olan ve olumsuzluğa sürükleyen dil belâsından korunma, yaşama ve bilinçlenmenin son günleri. Bundan böyle aynı bilinçle hayata devam etme sorumluluğu giderek artıyor.

İnsanlığın başının belâsı olan her adımdan, davranıştan uzaklaşma günlerinin bayramına gidiyoruz. Yaşadıklarımızın sevinicini yaşama bayramına.

Ruhumuzu karartan her söz, her taşkınlık, her aşırılıktan uzak olan bir döneme ve ruha. Yeniden karanlıklara bulanmama, boğulmama günlerin özlemine.

İnsanları yok etme yerine onların elinden tutma çabası olan bir bilince yönelme zamanı. Yenilenmenin yeni dönemi.

İnsanlık şu sıralar baharı yeterince yaşamasa da ruhunun baharını içinde yaşama bilincinde olunca ne çok şey değişir. Ne çok şey yaşanır.

Yeni bir güne başlama zamanı. Yeniden bilinçle ve yola koyulma zamanı.

Zorlukları olacak elbette bu hayatın. Elbette bu bulanık zamanlar aydınlanacak.

Her şey insanın elinde. Her şey insanın kendisinin farkına varma bilincine bağlı.

Gönül ve aşk ehli insanlara gereksinim var. Aşk ve gönül ehli insanların aydınlık ruhlu bakışları zamanı yeniden ışıtır, kendi öz ruhuna dönüştürür.

Her şey insanın elinde, her şey gönül ehli insanlara bağlı.

Zaman gene kendi duruluğunda akıp gidecek ve yenilenecek. Bu dönemin insanları geçip gidecek, geçmiş zamanların insanları nasıl gelip geçtiyse öyle geçip gidecek.

Yeryüzünde kutlu insanlar geldi geçti, peygamberler geldi geçti. İnsanlığın yol aydınlığı oldular. Yeniden onların ışığında ve yol aydınlığında var olma zamanı. İnsanlığın kurtuluşu için gerekli bu.

Google+ WhatsApp