ZAMANI İMANIMIZA ŞAHİT KILABİLMEK

ZAMANI İMANIMIZA ŞAHİT KILABİLMEK

İman etmek ile Müslüman ismiyle İslam cemaatine dahil olmak aynı şeyler değildir. Bu gerçeklik bizlere hucurat süresinin şu ayetlerinde bildirilmektedir: Bedeviler ‘’iman ettik’’ dediler. De ki: ‘’henüz iman etmiş sayılmazsınız, lakin ‘teslim olduk’ diyebilirsiniz, zira iman

ZAMANI İMANIMIZA ŞAHİT KILABİLMEK

 

İman etmek ile Müslüman ismiyle İslam cemaatine dahil olmak aynı şeyler değildir. Bu gerçeklik bizlere hucurat süresinin şu ayetlerinde bildirilmektedir:

Bedeviler ‘’iman ettik’’ dediler. De ki: ‘’henüz iman etmiş sayılmazsınız, lakin ‘teslim olduk’ diyebilirsiniz, zira iman kalplerinize girmiş değil. Ama Allah ve Rasulü’ne uyarsanız, Allah amellerinizin zerresini eksiltmez: çünkü Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Gerçek müminler sadece Allah’a ve Rasulü’ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir. Hucurat/49:14-15

Ayetlerden de anlaşılacağı üzere Allah’ın iman edenlerde tanımladığı özelliklerden birisi Allah’ın ilahlığı ve peygamberimizin elçiliği konusunda şüpheye düşenlerden olmamaktır. Şüphenin panzehiri  doğru bilgidir. İman edenlerdeki bir diğer özellik ise elindeki tüm imkanları kullanarak Allah yolunda mücadele edebilmektir. Mümin kişinin bu iki vasfının tek mihenk taşı ise Kur’an’dır. Yani inanan insan, Kur’an’ın hakikatleri ile hayatını inşa eden doğru bilgilere ulaşır ve vahyin ilkelerini savunduğu ölçüde iman mücadelesi verir.

Sevgili peygamberimize vahyin inmeye başladığı zaman Ramazan ayıdır.

(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlığa rehber olan apaçık belgeleri taşıyan ve hakkı batıldan ayıran Kur’an işte bu ayda indirilmiştir: sizden biri bu aya eriştiğinde oruç tutsun. Bakara/2:185

 İndiği dönemi bir ömürden daha hayırlı kılan Kur’an’ın doğum ayı, İslamiyet’te her yıl oruç gibi bir ibadetle taçlandırılır. Ramazan ayında bedenin ihtiyaçları geri plana çekilerek, maneviyatın vahyin hakikatleriyle yoğun beslenmeye ve bakıma tabi tutulduğu özel bir dönem yaşanır. Böyle özel dönemler kıymeti bilinerek değerlendirildiğinde ise sonu müjdeyle, bayramla kutlanır.

Kur’an’a baktığımızda birçok ayette zaman üzerine Allah’ın yeminlerde bulunduğu görülür.

Sabahın berrak aydınlığını temsil eden kuşluk vakti şahit olsun

Karanlığın dibini bulup sakinleşen gece şahit olsun. Duha/93:1-2

Asr şahit olsun. Asr/103:1

(Gecenin kuşatmasını) yarıp ortaya çıkan gündüz şahit olsun! Leyl/92:1-2

(karanlığı) yarıp çıkan sabah vakti şahit olsun!

O tarifsiz on gece şahit olsun!

Çift ve tek şahit olsun!

Sabaha yürüyen gece şahit olsun!

Ne yani, şunların hepsinde sahibini koruyan oturaklı bir aklı olanlar için, sağlam bir şahitlik yok mudur? Fecr/89:1-2-3-4

Allah’ın üzerine yemin ettiği şeylerde insana o şeyin hayati önemi bildirilir. Fizikte hareketin olmadığı yerde zamandan bahsedilemez. Evrenin big bang ile başlangıcından itibaren zaman; üç boyutlu mekan (en, boy, derinlik) ile birlikte var olmuştur. Bu nedenle evrendeki olaylar zaman ve mekan boyutlarıyla tanımlanır ve zaman üç boyutlu mekana eklemlenen dördüncü boyut olarak kabul edilir.

Kur’an’da zamanın bütün dilimlerine yemin edilmesi geçen her zamanın hareketlerimize şahit olmasından dolayıdır. Bu yeminlerle bizlere davranışlarımızın zaman boyutuna ilmek ilmek dokunduğu gerçekliği hatırlatılır.

Evrende her şey hareket halindedir. Güneş sistemimiz, galaksimiz uzayda farklı koordinatlarda yol alarak hareket halindedirler. Yani ne bir saniye önce ne de bir saniye sonra dünyada aynı yerde duruyor olsak da, kainat içinde farklı mekanlarda seyahat halindeyizdir aslında.

İnsanın en önemli meselesi ise, değişen zamanı ve mekanı imanımıza şahit kılabilecek eylemler sergileyebilmek,  zamandan aşkın olana bağlanarak hayatı anlamlı kılabilmektir. Kur’an’da insanın dünya hayatı, zaman sermayesiyle kaybedilen ya da kazanılan bir ticaret olarak tanımlanır. Ömür sermayesini sonsuz ahiret kazancına dönüştürebilenler, orada gerçek bayram sevinci yaşayacaktır.

Siz ey iman edenler! Sizi can yakıcı bir azaptan kurtaracak bir alışverişe yönlendireyim mi?

Allah’a ve Elçi’sine güvenirseniz, Allah davası uğrunda mallarınızla ve canlarınızla cihad ederseniz: böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır; tabi eğer bilgiyle (hareket) ederseniz. Saff/61:10-11

 

sevtap mendi

hilal haber

Google+ WhatsApp